`divanhane` ile İlgili Madde Sonuçları

Osmanlı Yargısına Bir Bakış

Osmanlı Yargısına Bir Bakış

(454 sözcük)
13 Ekim 2025

Tarih boyunca hukuk sistemleri, medeniyetlerin gelişmişlik seviyesinin önemli bir göstergesi olmuştur. Osmanlı Devleti’nin asırlar boyunca geniş toprakları istikrarlı biçimde yönetebilmesinin ardındaki temel unsurlardan biri de hiç şüphesiz adalet sisteminin işleyişidir. Bu sistemin merkezinde yer alan kadılar, yalnızca yargı görevi gören kişiler değil; aynı zamanda yerel idarede önemli roller üstlenmiş devlet görevlileriydi. Kadılar Kimdir, Ne İş Yaparlar? Kadı, Osmanlı’da yargı görevini yerine

TR
Mustafa Cem İnci

Mustafa Cem İnci

Arzuhalcilik

Arzuhalcilik

(1058 sözcük)
5 Eylül 2025

Arzuhalcilik, özellikle Osmanlı döneminde halkın istek, şikâyet ve taleplerini yetkili makamlara iletmek için yazılan belgeler olan arzuhalleri hazırlayan bir meslek olarak ortaya çıkmıştır. Farsça kökenli "arz-ı hâl" (durumun beyanı) ifadesinden türeyen bu terim, zamanla Osmanlı Türkçesinde "arzuhal" şeklinde yaygınlaşmış ve günümüzde "dilekçe" kavramıyla paralellik gösteren bir anlam kazanmıştır. Temsili Arzuhalci Görseli (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur) " image-element-format="right" image-so

TR
Elif Laçin

Elif Laçin

KÖŞK

KÖŞK

(1530 sözcük)
20 Kasım 2024

Aslen Farsça olan köşk kelimesi kır ve açıklık yerlerde ya da bahçe içinde bulunan bağımsız evleri, yazlık binaları ifade eder. Ayrıca bir saray veya konak bahçesinde müstakil olarak yapılan süslü küçük binalara da bu ad verilir. Köşk, bir sultan sarayı kısmı olduğu gibi herhangi bir kişiye ait evin ilâvesi de olabilir. Özel kişinin avlu ya da bahçesinde ise köşk ismini muhafaza eder. Aslında kullanılma şekilleri arasında bir ayırım yapılmamış olsa da köşk kelimesi daha ufak ve mütevazi, kasır i

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi

ÂMEDCİ

ÂMEDCİ

(322 sözcük)
20 Kasım 2024

Âmedî veya Âmedî-i Dîvân-ı Hümâyun da denilen bu âmir, Tanzimat’tan önce divan kâtiplerinin şefi olan reîsülküttâbın özel kalem müdürü durumundaydı. Gerek sadrazamın padişaha yazacağı telhis ve takrirler, gerekse yabancı devletlere yazılan her çeşit yazılar Âmedî Kalemi’nde yazılır ve burada saklanırdı. Âmedci, reîsülküttâbın sadrazama, sadrazamın da doğrudan doğruya padişaha yazacağı yazıların önemli olanlarını temize çeker, daha az önemli olanları ise bizzat sadrazam adına kaleme alırdı. Başla

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi