
İlkokul yıllarında derslerde yeni öğrendiğimiz bilgileri, sanki dünyada hiç kimse bilmiyormuş gibi ailemize koşarak anlatmak isterdik. Saniyeleri, tahta ile kapı arasında asılı duran saatte sayar, zil çalar çalmaz eve doğru heyecanla koşmaya başlardık. Çantayı bir kenara atar atmaz, “Bugün ben…” diye başlayan cümleler kurar; ardından “Bir dakika, bunu daha önce biliyor muydun anne?” ya da “Sen de biliyor muydun baba?” diye merakla sorardık. Hafif bir hayal kırıklığıyla öğrendiklerimizi anlatmaya
TRElyesa Köseoğlu

Kahve henüz sıcakken bitirildi. Bardaktan yükselen buhar hâlâ havadaydı ama masadaki kişi çoktan kalkmıştı. Gideceği yere geç kalmıyordu aslında. Ortada gerçek bir telaş da yoktu. Yine de her şey biraz hızlı olmuştu. Kahvenin tadı tam hatırlanmıyordu. Pencerenin dışındaki yağmur fark edilmemişti. Masanın yanından geçen insanların yüzleri seçilmemişti. Kahve içilmişti ama sanki yaşanmamıştı. Günün geri kalanında bu durumun üzerinde durulmadı elbette. Çünkü hayatın içinde buna benzeyen yüzlerce kü
TR
Ebrar Sıla Peri
TeKöken Tenezzüh, Arapça tanazzuh (تنزّه) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Arapça nuzh kökünden türemiş olup “arınmak, temizlenmek, uzaklaşmak ve ferahlamak” anlamlarıyla ilişkilidir. Zamanla “dinlenme ve eğlenme amacıyla gezip dolaşma” anlamını kazanarak Türkçede bu kullanımıyla yerleşmiştir. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: İnsanların dinlenmek, eğlenmek ve vakit geçirmek amacıyla yaptıkları gezileri ifade etmek için kullanılır. Edebiyat: Metinlerde huzur, ferahlık ve günlük hayatın yor
TR
Fatmanur Mavibaş

Sabah on saat uyumuşsunuz, fiziksel olarak bir iş yapmamışsınız ama sanki sırtınızda dünyayı taşımış gibi bir ağırlıkla uyanıyorsunuz. Tanıdık geldi mi? Çünkü yorulmak sadece bedenin değil, en çok da zihnin bir eylemidir. Bazen en ağır yükler, ellerimizde değil düşüncelerimizde birikir. Modern Zamanın Laneti: "Verimli Olma" Baskısı Günümüz dünyasında durmak, neredeyse bir "suç" ya da "ayıp" olarak algılanıyor. Dinlenirken bile bir şeyler öğrenmeye, bir podcast dinlemeye veya bir hobi geliştirmey
TR
Sena Nur Dündar

"Nasılsın?" sorusunu kaç kez sorduğunuzu düşünün. Kaç kez gerçek bir yanıt aldınız? Muhtemelen çoğu zaman "iyiyim, teşekkürler" ya da "fena değil" gibi bir otomatik tepkiyle karşılaştınız. Bu yanıtlar yanlış değil; sadece yüzeysel. Ve bu yüzeysellik, gündelik hayatımızın büyük bir bölümünü kaplıyor. Çoğu konuşma yüzeyde kalır. Hava durumu, iş, trafik. Birbirinin yanında saatlerce oturup aslında hiç tanışmadan ayrılırız. Oysa bir sohbet bazen öyle bir noktaya ulaşır ki, odadan çıktığınızda kendin
TR
Ömer Said Aydın