
1926 Bakü Türkoloji Kongresi (Birinci Türkoloji Kurultayı), 26 Şubat - 6 Mart 1926 tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen, Türk dünyasının dil, tarih, edebiyat ve kültürel meselelerinin bilimsel bir platformda ele alındığı uluslararası bir toplantıdır. Sovyetler Birliği sınırları içinde yaşayan Türk halklarının kültürel entegrasyonu ve modernizasyonu iddiasıyla toplanan kongre, özellikle Türk halklarının alfabe birliği ve ortak yazı dili oluşturma çabalarıyla öne çıkmıştır.
TR
Neriman Sena Külünk
Eğedit Köken Eski Türkçedeki igid- “beslemek, yetiştirmek” fiilinden türemiştir. Bu kök, başlangıçta hayvan veya kölelerin bakımını ve yetiştirilmesini ifade ederken, zamanla anlam genişlemesine uğrayarak zihinsel, fiziksel ve ahlaki gelişimi sağlama anlamını kazanmıştır. Ses değişimleri sonucunda Orhun Yazıtları’nda görülen igittim biçimi, Türkçenin tarihsel evrimi içinde eğitmek biçimine dönüşmüştür. Türkiye Türkçesinde ise sözcük, Dil Devrimi döneminde yeniden yapılandırılarak yaygın kullanıma
TRAyşe İkbal Özsakın
DiDiliçi çeviri (intralingual translation), aynı dilde üretilmiş bir metnin yine aynı dilin farklı göstergeleriyle aktarılmasıdır. Roman Jakobson’un 1959 tarihli sınıflandırmasına göre bu tür çeviri, “sözel göstergelerin aynı dilin başka göstergeleriyle yorumlanması” ya da “yeniden sözcükleme” (rewording) olarak tanımlanır. Yani bir göstergenin eşanlamlıları, açıklamaları veya daha anlaşılır ifadelerle dönüştürülmesidir. Tarih Diliçi çeviri uygulamaları, insanlık tarihi boyunca metinlerin gelecek
TR
Meryem Şentürk Çoban

Türk Dil Bayramı, 26 Eylül 1932’de Dolmabahçe Sarayı’nda toplanan I. Türk Dili (Dil) Kurultayı’nın açılış günü anısına kabul edilen ve o tarihten itibaren kutlanan bayramdır. Kurultayın açılışının 26 Eylül’de yapılması ve dil çalışmalarını toplumsal düzleme taşıması, günün “Dil Bayramı” olarak benimsenmesini sağlamıştır. Türk Dil Kurultayı'ndan Bir Fotoğraf (AA) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/09/25/DKwCghnkEubauiJtBESvelNpL8SOjjos.jpg">
TR
Duygu Şahinler

Eliezer Ben Yehuda, 7 Ocak 1858 tarihinde Eliezer Yitzhak Perlman adıyla, o dönemde Rus İmparatorluğu'na bağlı bulunan Glubokoye şehrinde Yahudi bir ailede dünyaya gelmiştir. Günümüzde bu şehir Beyaz Rusya’nın Vitebsk vilayetine bağlıdır. Ben Yehuda, çocukluğunda Tevrat ve Talmud eğitimi almış; 14 yaşındayken ailesi tarafından Yahudi çocukların dinî eğitim gördüğü yeşivada eğitim görmek üzere Polotsk şehrine gönderilmiştir. Akabinde Sorbonne Üniversitesinde tıp öğrenimi görmek üzere 1877 yılında
TR
Neriman Sena Külünk
AfKöken Afişe kelimesi, Türkçeye Fransızca afficher fiilinden geçmiştir. Bu fiil, başlangıçta “duvara ilan yapıştırmak” anlamında kullanılmış, zamanla “herkesin göreceği şekilde açıklamak, ilan etmek” anlamını kazanmıştır. Kökeni, Geç Latince affixare (“iliştirmek, yapıştırmak”) fiiline dayanır. Bu da Latince figere (“sabitlemek, tutturmak”) fiilinin geçmiş zaman biçimi fixus ile ad- ön ekinin birleşmesinden türetilmiştir. Türkçede ise genellikle “gizli bir durumu açığa vurmak, ifşa etmek” anlamın
TR
Salih Gölcük
BaKöken Türkçe kökenli olan basınç, Eski Türkçede “baskı, zulüm” anlamında kullanılmaktaydı. Bu kelime, “ezmek, kahretmek” manasındaki basın- fiilinden türetilmiştir. Uzun bir süre dildeki kullanımını yitiren kelime, Dil Devrimi sırasında, fizikteki “tazyik” kavramını karşılamak üzere yeni ve bilimsel bir anlamla yeniden canlandırılmıştır. Kullanım Alanları Fizik ve Mühendislik: Katı, sıvı ve gazların davranışlarını inicelendirmede kullanılır. Meteoroloji: Hava durumu tahminlerinde, atmosferdeki a
TR
Tuğba Aygün

Vagon-Li Olayı, 23 Şubat 1933 tarihinde İstanbul Beyoğlu'nda, Fransız sermayeli Uluslararası Vagon-Li (Compagnie Internationale des Wagons-Lits et des Grands Express Européens) şirketinin yerel şubesinde meydana gelmiş bir hadisedir. Bu olay, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal dilin kullanımı ve egemenlik konularındaki hassasiyetin bir tezahürü olarak kayıtlara geçmiştir. Olayın Gelişimi Olay, 21 Şubat 1933'te Vagon-Li şirketinde görevli Türk memur Naci Bey ile İtalyan Müdür Gaetan Jannoui arasında
TR
Elif Laçin

Güneş-Dil Teorisi, 1930’lu yıllarda Türk dilinin dünya dilleri arasındaki konumunu ve kökenini açıklamak amacıyla ortaya atılan, tüm dillerin kökeninin Türkçeye dayandığını savunan dilsel bir varsayımdır. Bu teori, Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından 1935 yılından itibaren kurumsallaştırılmış ve Türk Tarih Tezi ile paralel bir doğrultuda, Türk milletinin dünya medeniyetindeki öncü rolünü vurgulama amacı taşımıştır . Teoriye göre, ilk insanın doğadaki en baskın varlık olan güneşe karşı duyduğu hayra
TRTalha Yıldırım