Soİnsanlar tarih boyunca toplum içerisinde görünür olma ve kabul görme isteği taşımıştır. Ancak dijital çağ ile birlikte bu ihtiyaç farklı bir boyut kazanmıştır. Özellikle sosyal medya platformları, bireylerin yalnızca günlük yaşamlarını değil; kimliklerini, düşüncelerini ve görünüşlerini de sürekli olarak sergilediği alanlara dönüşmüştür. Geçmiş toplumlarda bireyin görünürlüğü daha çok yaşadığı çevreyle sınırlıyken, günümüzde dijital ortam sayesinde insanlar çok daha geniş kitlelere ulaşabilmekte
TRSudenaz Inesi
SiSiber Totem, çevrim içi kültürlerde bireylerin kimliklerini, aidiyetlerini ve sembolik statülerini dijital göstergeler aracılığıyla ifade etme biçimlerini tanımlayan bir antropolojik kavramdır. Dijital çağda “totem” kavramı, eski toplulukların sembolik temsillerinden esinlenerek yeniden biçimlenir. Geleneksel antropolojide totem, Türk Dil Kurumuna göre "İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne; ongun(II)""Totem." Türk
TR
Ahmet Burak Taner

Yeni medya okuryazarlığı (YMO), bireylere dijital yetkinlik ve beceriler kazandırmasının yanı sıra, sağladığı çevrimiçi olanaklar ve taşıdığı riskler sebebiyle 21. yüzyıl toplumunun temel alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki (BİT) yapısal değişim ve dönüşümlerin bir sonucu olarak geleneksel medya okuryazarlığı kavramından evrilen YMO, herhangi bir vatandaşın günümüz toplumuna tam, aktif ve bilinçli katılım sağlaması için bir rol üstlenmektedir. Bu oku
TR
Nursena Şahin

Veri çağında özgürlük kavramı, insanlık tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar karmaşık bir anlam kazanmıştır. Artık özgürlük yalnızca bireyin iradesine veya politik sistemlerin sınırlarına indirgenemez; çünkü dijital dünyada insanın davranışlarını, tercihlerini ve düşüncelerini şekillendiren görünmez bir güç vardır: veri. Her tıklama, her kaydırma, her çevrim içi eylem; büyük veri ağlarının bir parçası hâline gelir. Bu veriler sadece istatistiksel bilgi değildir; bireyin kimliğini, alışkanlı
TR
İlker Kutlu

Yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, insanlık tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri olarak değerlendirilmektedir. Bu dönüşüm yalnızca teknik ilerlemelerle sınırlı kalmamakta; aynı zamanda insanın doğası, bilinci ve toplumsal varoluş biçimi hakkında felsefi tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Post hümanizm kavramı, bu tartışmaların merkezinde yer alarak insanı evrenin ayrıcalıklı konumundan çıkarıp onu teknolojik, biyolojik ve dijital ağlarla iç içe geçmiş bir varlık olarak yen
TR
İlker Kutlu

Hepimiz günlük hayatımızda birçok kodla karşılaşırız: ATM şifreleri, telefon numaraları, posta kodları… Peki ya ülkelerin de kendi “gizli anahtarları” olduğunu biliyor muydunuz? Evet, doğru duydunuz! Her ülke, uluslararası ve resmi işlemlerde kullanılan kendine özel kodlarla tanımlanır ve bu kodlar aslında küresel iletişimin, ticaretin ve teknolojinin sessiz kahramanlarıdır. ISO Kodları: Ülkelerin Uluslararası Kimliği Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) her ülkeye benzersiz bir ISO 3166 kodu a
TR
Oksana Gülünay

eTwinning, Avrupa’daki öğretmen ve öğrenciler arasında iş birliğini teşvik eden, bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı bir çevrimiçi eğitim topluluğudur. Avrupa Komisyonu’nun Erasmus+ programı kapsamında yürütülen bu girişim, okullar arası dijital tabanlı projeler aracılığıyla yenilikçi öğretim yöntemlerinin gelişimini destekler. eTwinning, katılımcıların çevrim içi platformlar üzerinden ortak projeler yürütmesine, mesleki gelişim etkinliklerine katılmasına ve Avrupa çapında eğitimde kalite standa
TR
Buket Yavuz

Netlessfobi, İngilizce “being netless phobia” ifadesinden türetilmiş olup “internetsiz kalma korkusu” anlamına gelir. Bu kavram, internete erişimin olmadığı bir ortamda bulunma durumunda bireyde kaygı, huzursuzluk ya da kontrol kaybı hissi doğması hâlini betimler. Bu korku, internetin aşırı kullanımından ziyade kişinin internet bağlantısı olmayan bir ortamda kalamaması ve internetsizlik endişesi yaşaması şeklinde tanımlanır. Netlessfobi kavramı, internetsiz olma hâlinden doğan kaygı tipi olarak
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu

Dijital antropoloji; dijital teknolojilerin sosyal yapılar, kültürel etkileşimler ve bireysel kimlik süreçleri üzerindeki etkilerini antropolojik kuram ve yöntemlerle inceleyen bir çalışma alanıdır. Bu alan, teknolojiyi fiziksel bir araç olmanın ötesinde, sosyal ilişkilerin ve kültürel üretimin gerçekleştiği bir ortam olarak ele alır. 1990’lı yıllardan itibaren internet kullanımının yaygınlaşmasına paralel olarak şekillenen süreçte; verinin kültürel inşası, siber uzamdaki sosyal organizasyonlar
TRArda Songur

Ülke kodları, uluslararası veya ulusal düzeyde ülkeleri ve bölgeleri tanımlamak, sınıflandırmak ve iletişimde kolaylık sağlamak amacıyla kullanılan harf veya sayı dizileridir. Kodlar, farklı alanlarda standardizasyon ve karşılaştırılabilirlik sağlamak için geliştirilmiştir. Tarihçe Ülke kodlarının ortaya çıkışı, uluslararası ticaretin, diplomatik ilişkilerin ve iletişim teknolojilerinin gelişimiyle doğrudan ilişkilidir. 19. yüzyılın sonlarına doğru posta ve telgraf ağlarının yaygınlaşması, ülkel
TR
Oksana Gülünay