
Artık teknoloji yalnızca hayatımızı kolaylaştırmıyor; doğrudan bedenimize ve varoluşumuza müdahale ediyor. Yapay zekâ, gen düzenleme teknikleri (CRISPR), kök hücre çalışmaları, klonlama, yapay rahim projeleri ve insanı biyolojik olarak "geliştirme" iddiası taşıyan transhümanist yaklaşımlar… Tüm bu gelişmeler bize tek bir soruyu yeniden sorduruyor: İnsan bu kadar müdahale edebiliyorken, sınır nerede başlamalı? Bu soru yalnızca bilimsel bir mesele değildir. Aynı zamanda ahlaki, felsefi ve metafizi
TR
Veysel Eliş

Kendini gerçekleştiren kehanet, bireylerin ya da toplumların belirli bir olayın gerçekleşeceğine dair beklentilerinin, bu beklentilere uygun davranışlar sergilemeleri sonucunda, söz konusu olayın gerçekten meydana gelmesine neden olan psikososyal bir olgudur. Kavram, ilk olarak 20. yüzyılın ortalarında Amerikalı sosyolog Robert K. Merton tarafından ortaya atılmıştır. Merton, bir kişinin ya da grubun beklentilerinin, davranışlarını farkında olmadan nasıl değiştirdiğini ve sonuçta bu beklentilerin
TR
Şule Bozkurt
DeKöken Latince determinare “belirlemek, sınırlamak” kelimesinden türetilmiştir. Felsefi bir terim olarak 18. yüzyılda özellikle bilim ve metafizik tartışmalarında öne çıkmıştır. Kullanım Alanları Felsefe: Özgür irade ve nedensellik üzerine tartışmalarda temel bir kavramdır. Bilim: Fizik, biyoloji ve psikoloji gibi alanlarda olayların belirli yasalar çerçevesinde geliştiği fikrini destekler. Psikoloji: İnsan davranışlarının çevresel ve genetik faktörler tarafından belirlendiğini savunan yaklaşımla
TR
İsmail Aykurt

Benjamin Lee Whorf (1897–1941), dilin düşünce süreçlerini ve gerçeklik algısını biçimlendirdiğini ileri süren görüşleriyle tanınan Amerikalı dilbilimci ve antropologdur. Kimya mühendisliği eğitiminin ardından Yale Üniversitesinde Edward Sapir’in öğrencisi olarak dilbilim alanına yönelmiş; özellikle Hopi, Maya ve Aztek dilleri üzerine yaptığı incelemelerle dil, kültür ve düşünce arasındaki ilişkiyi irdelemiştir. Her dilin kendi konuşurlarına özgü bir dünya görüşü sunduğu yönündeki varsayımı, daha
TR
Tuğçe Kabakcı

Pierre-Simon Laplace, Güneş sisteminin kararlılığını kanıtlayan, olasılık kuramını modern matematiksel temellere oturtan ve potansiyel fonksiyonu ile Laplace dönüşümü gibi temel kavramları geliştiren Fransız bir bilim insanıdır. Akademik başarılarının yanı sıra, metrik sistemin oluşturulmasında rol oynamış ve Napolyon döneminden Restorasyon'a kadar uzanan süreçte çeşitli üst düzey siyasi görevlerde bulunmuştur. Kökenleri, Erken Dönem Eğitimi ve Paris’e Geçiş Pierre-Simon Laplace, 23 Mart 1749 ta
TRGülbahar Yetiş

Yapay zeka hakkında sağlıklı bir tartışma yürütebilmek için, öncelikle onun ne olmadığını bilmek gerekir. Ne var ki, bu alandaki birçok söylem, yapay zekayı otomasyon sistemleriyle eşitleyen benzerliklere dayanıyor. Kodlanmış biçimde kendi kendine çalışan bir sistem gördüğümüzde onun zeki olduğunu varsaymak ya da yapay zeka ile çalışan bir sistemi yalnızca otomatik işleyen bir yapı olarak düşünmek bu ikisinin aynı şey olduğuna bir çoklarımızı ikna etmiş durumda. Oysa bu iki yapı, temel işleyiş m
TR
KÜME Vakfı

Dune Messiah is the second book in Frank Herbert’s Dune series, published in 1969. The novel focuses on Paul Atreides as he struggles to maintain his rule over Arrakis and the wider empire as emperor. Plot Deified by the Fremen as “Lisan al-Gaib” and “Muad’Dib,” Paul is forced to confront the devastation caused by the jihads waged across the universe in his name. Despite his ability to foresee the future, he cannot escape the weight of destiny; each move he makes only accelerates the disasters h
EN
Nazlı Kemerkaya

Dune Mesihi, Frank Herbert’in 1969’da yayımlanan Dune serisinin ikinci kitabıdır. Roman, Paul Atreides’in Arrakis’in hükümdarı ve imparator olarak iktidarını sürdürmeye çalıştığı dönemi konu alır. Konu Fremenler tarafından “Lisan al-Gaib” ve “Muad’Dib” unvanlarıyla kutsal bir figüre dönüştürülen Paul, evrenin dört bir yanında onun adına yürütülen cihatların getirdiği yıkımla yüzleşir. Paul, geleceği görme yeteneğine rağmen kaderin ağırlığından kurtulamaz; her hamlesi engellemeye çalıştığı felake
TR
Nazlı Kemerkaya

George'un Annesi (Orijinal adı: George's Mother), Amerikalı yazar Stephen Crane tarafından yazılmış ve ilk kez 1896 yılında Edward Arnold Yayınevi tarafından yayımlanmış bir romandır. Eser, Crane'in Sokak Kızı Maggie (1893) ile birlikte New York'un yoksul Bowery mahallesindeki yaşamı konu edindiği ve Amerikan Natüralizmi akımının örneklerinden sayılan bir metindir. Roman, dindar bir annenin, çevresinin yozlaştırıcı etkilerine kapılan oğlunu kurtarma çabasını ve aralarındaki psikolojik çatışmayı
TR
Muhammed Samed Acar

Sapir–Whorf Hipotezi; dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda düşünce süreçlerini ve gerçeklik algısını biçimlendiren temel bir unsur olduğunu öne süren kuramdır. Bu varsayıma göre bireyler, dünyayı kendi dillerinin sunduğu kavramsal çerçeve içinde algılarlar; dolayısıyla her dil, kendine özgü bir dünya görüşü yaratır. Hipotez, temelde iki ilkeye dayanır: Dilsel determinizm ve dilsel görelilik. Dilsel determinizm, dilin düşünceyi belirlediğini savunurken; dilsel görelilik, farklı d
TR
Tuğçe Kabakcı