
Kökin Erkey Destanı, Altay Türklerine ait destan geleneği içerisinde yer alan ve bir kahramanın doğaüstü olaylar, çeşitli sınavlar ve mücadeleler aracılığıyla olgunlaşmasını konu edinen sözlü anlatılardan biridir. Destan, Altay destan geleneğinde yaygın olarak görülen mitik evren tasavvurunu, kahramanlık anlayışını ve inanç unsurlarını bünyesinde barındırmaktadır. Anlatı, Kökin Erkey adlı kahramanın başından geçen olaylar etrafında şekillenmekte; bu olaylar aracılığıyla bireysel mücadele, toplum
TRsudenur kocaoglu

Joseph Campbell tarafından kavramsallaştırılan monomit veya "Kahramanın Sonsuz Yolculuğu", dünya genelindeki mitolojik anlatıların, destanların ve halk hikâyelerinin yapısal çekirdeğini oluşturan evrensel bir şablonu ifade eder. Bu kuramsal çerçeve, farklı coğrafya ve dönemlere ait anlatıların temelde tek bir arketiptsel döngüyü takip ettiğini ileri sürer. Kahraman, statükonun hakim olduğu sıradan dünyadan ayrılarak doğaüstü güçlerin ve bilinmezliklerin hüküm sürdüğü bir alana geçer; burada çeşi
TR
Barış Yıldız

Geyik, eski çağlardan bu yana Türk kültüründe kutsal, rehber, koruyucu ve simgesel anlamlar taşıyan bir hayvan olarak öne çıkmıştır. Av hayvanı olmasının ötesinde, mitolojik anlatılarda, ritüellerde, sanatta ve halk edebiyatında sembolik bir figürdür. Eski Türk inanç sistemlerinde ve özellikle şamanist gelenekte doğayla kurulan bağın bir tezahürü olarak görülen geyik, kimi zaman insanı başka âlemlere götüren bir rehber, kimi zaman da kutsal bir varlığın yeryüzündeki yansıması olarak karşımıza
TR
Hümeyra Yılmaz

One of the cultural heritage elements of the common world is the Köroğlu Epic, a heroic epic that has spread across a vast geographical area and remained alive through generations in oral tradition important. This epic has been embraced by Turkic peoples stretching from epic to Central Asia; it has been narrated in many countries including Türkiye, Azerbaijan, Turkmenistan, Uzbekistan and Kazakhstan like. Even its spread into the narrative circles of non-Turkic-speaking communities such as the G
EN
Duygu Şahinler

Tarih, toplumların başından geçen olayları, kazandıkları zaferleri, uğradıkları haksızlıkları ve hayatta kalma mücadelelerini kaydeden büyük bir hafıza gibidir. Ancak bazı olaylar sadece tarih kitaplarında kalmaz; dilden dile, kulaktan kulağa aktarılarak "destan" adını verdiğimiz büyüleyici hikayelere dönüşür. Destanlar, bir milletin karakterini, hayallerini ve zorluklar karşısındaki duruşunu anlatan uzun ve köklü anlatılardır. Bugün inceleyeceğimiz konu, Türklerin tarih sahnesinde var olma müca
TR
Kasım Emre Anıl

Er Töştük Destanı, Kırgız Türklerinin sözlü edebiyat geleneğinin bir parçası olan destan döngüsünün merkezî bir destanıdır. Er Töştük, Kırgız, Kazak, Altay Tıvaları ve Batı Sibirya Tatarları gibi çeşitli Türk halklarının anlatılarında yer alan bir destan kahramanıdır. Bu anlatı, kahramanın olağanüstü güçlere sahip olduğu bir çerçevede, yer altı dünyasına yaptığı maceralı yolculuğu konu alır.Destanın Türsel SınıflandırmasıEr Töştük Destanı, Kırgız destan geleneği içerisinde Manas Destanı'nın hacm
TR
Yahya B. Keskin
İlİlyada Destanı, Batı edebiyatının en eski ve en çok referans verilen edebî metinlerinden biri olarak kabul edilir. Yaklaşık MÖ. 8. yüzyılın ortalarında yazıya geçirilmiş olan bu destan, konusunu MÖ. 1200’lü yıllarda yaşandığı kabul edilen Troya Savaşı’ndan alır. Destanın adı, Troya kentinin iç kalesine verilen “Ilion” isminden türetilmiştir ve bu isim “Ilion kenti hakkında” anlamına gelir. Ancak bu anlatı, insanlık tarihinin erken dönemlerindeki kader anlayışının, tanrı-insan ilişkilerini
TR
Yahya B. Keskin

Destan, bir halkın geçmişte yaşadığı önemli olayları, kahramanlıkları ve bazen de olağanüstü maceraları anlatan uzun hikâyelerdir. Bu hikâyeler, halkın hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılır. Önceleri sözlü olarak anlatılan destanlar, zamanla yazıya geçirilmiştir.Destanlar, sadece bir hikâye değildir; aynı zamanda bir milletin tarihini, inançlarını, hayallerini ve değerlerini içinde taşır.Destanların ÖzellikleriKahramanlık ve büyük olaylar anlatılır.Çoğu sözlü geleneğe dayanır. Yani ilk önce anla
TR
Sevgi Kıraç

Göçebe kültürler, insanların sürekli aynı yerde yaşamayıp hayvanlarıyla birlikte mevsimlere, iklim koşullarına veya yiyecek kaynaklarına göre yer değiştirdiği yaşam biçimidir. Bu insanlar “göçebe” olarak adlandırılır. Göçebeler evlerini, eşyalarını ve hayvanlarını yanlarında taşır. Yerleşik hayata geçmeden önce pek çok insan bu şekilde yaşıyordu.Göçebe Yaşam Nasıl Olurdu?Göçebe yaşam, doğayla iç içe bir hayat demektir. Hayatlarını sürdürebilmek için doğadan ve hayvanlardan faydalanırlardı.Barınm
TR
Mustafa Cem İnci
BaBattal Gazi, 8. yüzyılda yaşamış, Emevîler döneminde Bizans'a karşı savaşlarda yer aldığı düşünülen Müslüman bir savaşçıdır. Tam adı Abdullah el-Battal olarak geçer. Özellikle Anadolu’da yaptığı seferlerle tanınır. Hem tarihî kaynaklarda hem de halk hikâyelerinde adı geçen Battal Gazi, zamanla hem askerî hem de kültürel bir kahramana dönüşmüştür.Tarihî BilgilerBattal Gazi'nin gerçek yaşamına dair bilgiler, İslam ordularının 8. yüzyılda Anadolu’ya düzenlediği akınlara dayanır. Rivayetlere göre Ba
TR
Zozan Demirci