
Helva sohbetleri, Osmanlı döneminde ortaya çıkan ve özellikle kış aylarında yapılan sosyal toplantılar arasında yer alır. Bu toplantılarda helvanın pişirilmesi ve ikram edilmesi merkezdedir. Bunun yanında musiki icrası, oyunlar, sözlü anlatılar ve edebî sohbetler de yer almıştır. Helva sohbetleri, hem saray çevresinde hem de halk arasında farklı biçimlerde uygulanmıştır. Helva ve Tarihsel Arka Planı Helva, Arapça “hulv” kelimesinden türemiştir ve Osmanlı mutfak kaynaklarında unlu, nişastalı, yağ
TR
Metin Terzioğlu

Ferfene, Anadolu’nun çeşitli yörelerinde kökleri Orta Asya Türk kültürüne kadar uzanan, kış aylarında sosyal dayanışmayı, eğlenceyi ve kültürel aktarımı sağlamak amacıyla düzenlenen geleneksel toplu sohbet toplantılarıdır. Kelime kökeni itibarıyla "herkesin bir araya gelmesi" veya "ortaklaşa katkı" anlamlarını taşıyan bu gelenek; katılımcıların bir araya gelerek ortak bir sofra kurması, yöresel müzikler icra etmesi ve köy seyirlik oyunları sergilemesi esasına dayanır. Özellikle kırsal kesimde so
TRSıla Şimşek

Sıra gecesi, özellikle Şanlıurfa şehri ile tanınan, insanların bir araya gelerek müzik, sohbet ve ikramlarla zenginleşen geleneksel bir toplanma biçimidir. Bu buluşmalar, adını bir düzen içinde, sırayla her hafta farklı bir grup üyesinin evinde yapılmasından alır. Arkadaş gruplarının bir araya geldiği bu geceler, aslında bir eğlenceden çok daha fazlasıdır. Sıra geceleri, insanların birbirini daha iyi tanıdığı, dostlukların pekiştiği ve toplumsal kuralların öğrenildiği bir okul gibidir. Bu gelene
TR
Kasım Emre Anıl

Kalk git kahvesi, yâran sohbetlerinde misafirlerin meclisten ayrılma zamanının geldiğini bildiren, sembolik anlam taşıyan bir kahve ikramıdır. Yâran meclisinde yemek ve oyun faslından sonra misafirlere sunulan bu kahve, sohbetin misafire açık bölümünün sona erdiğini ifade eder. Bu yönüyle doğrudan sözlü bir uyarı yerine, geleneksel ve ritüel nitelikli bir işaret mekanizması olarak işlev görür. Yâran Sohbetlerindeki Yeri Yâran sohbetleri belirli bir adap ve erkân çerçevesinde yürütülen, disiplinl
TR
Meryem Şentürk Çoban

"Nasılsın?" sorusunu kaç kez sorduğunuzu düşünün. Kaç kez gerçek bir yanıt aldınız? Muhtemelen çoğu zaman "iyiyim, teşekkürler" ya da "fena değil" gibi bir otomatik tepkiyle karşılaştınız. Bu yanıtlar yanlış değil; sadece yüzeysel. Ve bu yüzeysellik, gündelik hayatımızın büyük bir bölümünü kaplıyor. Çoğu konuşma yüzeyde kalır. Hava durumu, iş, trafik. Birbirinin yanında saatlerce oturup aslında hiç tanışmadan ayrılırız. Oysa bir sohbet bazen öyle bir noktaya ulaşır ki, odadan çıktığınızda kendin
TR
Ömer Said Aydın