KıKöken Kırılma kelimesi, Türkçede parçalanma ve kopma anlamlarıyla kullanılan “kırılmak” fiilinden türetilmiştir. Zamanla hem fiziksel hem de soyut süreçlerdeki ani değişimleri ifade eden bir kavram hâline gelmiştir. Kullanım Alanları Fizik: Işığın yön değiştirmesi olayını ifade eder. Günlük : Nesnelerin parçalanma durumunu anlatır. Sosyal ve düşünsel Ani değişim ve kopuşları betimlemek için kullanılır.
TR
Gökhan Güller

Bir yolculuğa hazırlanırken yatağın üzerine serdiğimiz o boş valize saatlerce bakarız. Kıyafetler özenle katlanır, en sevilen ayakkabılar alt alta yerleştirilir, şarj kabloları düğüm olmasın diye sarılır. Her şeyi yerleştirip fermuarı zorla da olsa çektiğimiz an, içimizde tatlı bir başarmışlık hissi uyanır. Fiziksel olarak hazırızdır artık. Peki ya yanımıza aldığımızı fark etmediğimiz, hiçbir listeye yazılmayan o görünmez yükler? Ya dönüş yolunda o valize bir türlü sığdıramadığımız hisler? Asıl
TR
Nida Üstün

Hayat bazen öylesine akıp gidiyor ki, farkında olmadan yıllar geçiyor ve değişim hep erteleniyor. Peki ya durup düşünseydin, tek bir yılını tüm yaşamını dönüştürmek için kullanabileceğini hayal etseydin? Düşün: sadece 365 gün, ama doğru adımlar ve bilinçli bir çabayla, geçmişin yükünü bırakabilir, kendi potansiyelini keşfedebilir ve hayatını tamamen farklı bir yönde şekillendirebilirdin. İşte tam da bu yüzden, bu yazı senin için: hayatını değiştirecek o yılın farkına varman ve onu yaşaman için b
TR
Zeynepnur Karagülle

“Bir şeylerin değişmesi için, sen değişmelisin.” Bu cümle ilk duyulduğunda kulağa basit, hatta biraz klişe gelebilir. Ama insan durup gerçekten düşününce, hayatın en ağır gerçeklerinden birini taşıdığını fark eder. Çünkü çoğumuz, değişimi dışarıda aramaya alışmışızdır. İnsanların davranışlarında, şartlarda, şansımızda… Oysa en zor kabul edilen gerçek şudur: Hayatımızın yönünü belirleyen en büyük güç, kendi içimizde saklıdır. İnsan doğası gereği konfor alanına tutunur. Aynı düşünceler, aynı alışk
TR
Zeynepnur Karagülle

Yakın Doğu Köy Modeli, Neolitik Çağ’da Yakın Doğu coğrafyasında ortaya çıkan ilk kalıcı köy yerleşmelerini, bu yerleşmelerin mekânsal örgütlenmesini ve mimari dönüşümünü açıklamak üzere kullanılan bir kavramsallaştırmadır. Mehmet Özdoğan tarafından tanımlanan bu model, yerleşik yaşamın başlamasıyla birlikte konut alanlarının, işliklerin, depolama birimlerinin, kült için ayrılmış mekânların ve kamusal yapıların aynı yerleşme düzeni içinde belirginleşmesini esas alır.【1】 Modelin coğrafi çerçevesi
TR
Ayşegül DEMİRCİ

Henry Mintzberg, yöneticilerin günlük pratikte ne yaptıklarını gözlemleyerek “yönetim rolleri” kavramını geliştirmiştir. Mintzberg’in ilk çalışması The Nature of Managerial Work (1973) adlı eserinde, yöneticilerin faaliyetlerini üç ana kategoriye (insanlararası, bilgi ve karar rolleri) ayırmış ve toplam 10 yönetim rolü tanımlamıştır. Bu model, yöneticilik fonksiyonlarını yalnızca planlama, örgütleme, yöneltme ve kontrol gibi klasik işlevlerle sınırlandırmak yerine, yöneticinin günlük etkileşim,
TR
Hüseyin Caner Özkan

Danimarka ulusal posta hizmetinde mektup dağıtımının sona ermesi, Danimarka’da 1624 yılından bu yana sürdürülen devlet destekli ulusal mektup dağıtım faaliyetinin, PostNord tarafından alınan karar doğrultusunda 30 Aralık 2025 itibarıyla tamamen durdurulmasıdır. Bu düzenleme ile birlikte PostNord, Danimarka genelinde ulusal mektup teslimatını sona erdirmiştir. Danimarka, ulusal ölçekte mektup dağıtımını tamamen sona erdiren ilk ülke olmuştur. Tarihsel Arka Plan ve PostNord’un Kurulması Danimarka’
TR
Edanur Karakoç

Etki varsa tepki kaçınılmazdır. Etkisi olmayan hiçbir şeyin varlığı ise söz konusu olamaz. Öyleyse her şey etki etmektedir. Fark ise; etkinin kuvveti, tepkinin sonucu kadar da tesirin tezahürüdür. Etki edenin etkisinden de tesirinden de tam manasıyla tecrit edebilmek mümkün gözükmemektedir. Lakin etkinin etki etmesinden ve tepki neticesi tezahür eden tesirinden etkilenme miktarı kişiyle de ilişkili olduğundan dolayı bazı durumlara müdahale etmek mümkündür. Etki konusu, konudan konuya göre farklı
TR
Hilmi Onur Kaya

Anılar bazen bir fotoğraf karesi gibi belirir. Önce en güzel sahneyi getirir zihnine; gülümseyen bir yüz, huzurlu bir an… Ardından en acı kareyi fısıldar; içini burkan, kalbine ağırlık bırakan... İşte o an, kalmakla gitmek arasında sessiz bir eşikte bulursun kendini. Kalmak mı doğrudur, gitmek mi? Kalmak, çoğu zaman gönlün arzusudur. Çünkü iyi olanın, güzel olanın hatırası insanı bağlar. Fakat bazen kalmak, kendi varlığını unutmaktır; başkasının gölgesinde silik bir iz olmaktır, içindeki sesi su
TR
Yeşim Can

Arama konferansı (İngilizce: Search Conference), örgütlerin ve toplulukların geleceğini demokratik ve katılımcı bir süreçle tasarlamasını sağlayan bir stratejik planlama ve değişim yönetimi yöntemidir. Katılımcıların hiyerarşik sınırlamalardan arındırılarak eşit koşullarda bir araya geldiği, geçmişin değerlendirildiği, bugünün analiz edildiği ve geleceğin ortaklaşa inşa edildiği yoğun bir grup çalışması biçimidir. Köken ve Tarihçe Yöntem, 1950’li yılların sonunda İngiltere’de Tavistock İnsan İli
TR
Elif Laçin