
Her şeyin pankartlara yazıldığı, bağırılarak konuşulduğu, gürültüye uyandığımız şu dünyada, hâl diliyle konuşabilmek mümkün müdür? Bu soru günlerdir aklımda, hal diliyle konuşmak kişinin kendi sessiz küçük dünyasında yaşaması, etliye ve sütlüye karışmaması, gürültüsüz, cılız ve içe çekilmiş olmasını mı mümkün kılar? Bu işinde bir doğrusu, itidali yok mudur? İnsanın tüm işlerinde ve eylemlerinde muhakkak bir itidal olacağı gibi hal diliyle konuşan, sinik bir karakter olarak değil Müslüman duruşuy
TR
Zeyneb KILIÇ

Kabul ve Kararlılık Terapisi (Acceptance and Commitment Therapy / ACT), davranışçı terapilerin üçüncü dalga yaklaşımlarındandır. Üçüncü dalga yaklaşımları, temel olarak içsel deneyimlere yönelik farkındalık ve bu farkındalıkla birlikte gelişen kabul sürecine odaklanmaktadır. Bu yaklaşımlar, bireyin içsel yaşantılarından kaynaklanan bilişsel içeriği değiştirmek yerine bu yaşantıları kabul etmeyi vurgular. Psikolojik bir problem yaşandığında davranışı patolojik bir etiketle sınıflandırmak yerine b
TRSeher Gökalp