BeFinans literatüründe bireylerin karar alma süreçlerinin modellenmesi uzun yıllar boyunca rasyonellik varsayımı çerçevesinde ele alınmıştır. Neoklasik yaklaşım, yatırımcıların tüm mevcut bilgileri eksiksiz değerlendirdiğini, fayda maksimizasyonunu hedeflediğini ve kararlarını bu doğrultuda verdiğini varsaymıştır. Bu çerçevede beklenen fayda teorisi (expected utility theory) ve etkin piyasalar hipotezi (efficient markets hypothesis) finans biliminin temel dayanakları arasında yer almıştır. Beklene
TRElif Nur Soyal

Zihinsel muhasebe, bireylerin parasal karar alma süreçlerini, ekonomik olayları kendi zihinlerinde kategorize ederek değerlendirdikleri bilişsel bir sistemdir. Geleneksel muhasebe, işletmelerin mali işlemlerini sistemli şekilde kayıt altına alırken; zihinsel muhasebe bu süreci birey düzeyine taşır ve zihinde yürütülen bir karar alma ve değerlendirme mekanizması olarak işler. İnsanlar, gelirlerini ve giderlerini yalnızca rakamsal değil, aynı zamanda kaynaklarına, harcama türlerine, amaçlara ve ki
TR
Merve Durumlu
KaFinansal karar alma süreçleri uzun yıllar boyunca rasyonel birey varsayımı çerçevesinde incelenmiştir. Klasik ve neoklasik finans teorileri, yatırımcıların tam bilgiye sahip olduklarını, bu bilgiyi kusursuz işleyebildiklerini ve beklentilerini matematiksel olasılık hesaplarına dayanarak oluşturduklarını varsayar. Bu yaklaşım, bireylerin fayda maksimizasyonu doğrultusunda rasyonel kararlar verdikleri düşüncesine dayanır. Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yapılan çalışmalar, yatırımcıl
TRElif Nur Soyal