KaKara Jorga (Kazakça: Qara Jorğa ya da Қара Жорға), kökeni Kazak bozkır kültürüne dayanan ve atın yürüyüş/koşusunu taklit eden bir halk dansıdır. Tarihsel kaynaklarda erkek solo dansı olarak tanımlanır; icrada özellikle eyer üstündeki gücü ve çevikliği sergilemek amaçlanır. Günümüzdeyse düet, grup, sahne düzenlemeleri ve hatta “flash mob” biçimleriyle, her yaştan kadın ve erkek tarafından icra edilmektedir. İcrada “Sal Küreng” ve “Qara Jorğa” gibi ezgiler yaygındır.Kara Jorga (NOMAD Академия хоре
TR
Duygu Şahinler

Dabke, Levant bölgesinde (Filistin, Lübnan, Suriye, Ürdün ve çevresi) yaygın olarak icra edilen, topluluk temelli bir halk dansıdır. Tarihsel süreç içinde hem eğlence hem de dayanışma unsurlarını birleştiren bu dans, 2023 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilmiştir. Hem erkekler hem de kadınlar tarafından icra edilen Dabke, düz bir hat veya yarım daire biçiminde dizilen dansçıların el ele tutuşarak senkronize biçimde adım atmasıyla gerçekleştirilir.Tarihsel KökenDabke
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu
DaDans felsefesi, dansın ontolojisi, estetiği, epistemolojisi ve etik boyutları gibi temel felsefi soruları inceleyen bir alandır. Bu disiplin, dansın ne olduğu, nasıl bir sanat formu sayılabileceği, hangi anlamları taşıdığı ve bedensel hareket aracılığıyla nasıl bilgi ve ifade ürettiği gibi soruları ele alır. Aynı zamanda dansın toplum, kültür, kimlik ve politikayla ilişkisini de felsefi bir bakış açısıyla analiz eder. Böylece dans felsefesi, bedensel hareketin yalnızca sanatsal değil, aynı zaman
TR
Aslı Öncan
VaVals, Batı dans geleneğinde 18. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan ve 19. yüzyıl boyunca Avrupa'da geniş bir popülerlik kazanan çiftli salon dansıdır. Kaynağını, Avusturya ve güney Almanya'nın halk danslarından alan vals, klasik bale ile kırsal halk motiflerinin birleşimi olarak doğmuştur. Bu dans türü, özellikle üç zamanlı (3/4) müzik yapısı ve dairesel hareketleriyle ayırt edilir. Eric McKee’nin ifadesiyle vals, saraylı 'minuet’ün gösterişli ama ölçülü yapısından farklı olarak, fiziksel yakınlık v
TR
Aslı Öncan

Bir şeyi sürekli duyduğunda, bir süre sonra onun hep orada olduğunu sanırsın.Sanki başlangıcı yokmuş gibi.Bazı şiirler, bazı şarkılar, kimi müzik türleri de böyledir. Bir düğünde çalar, bir filmde çıkar, bir sokakta kulağına dolar… Her yerdedir. O yüzden onları “hep var” kabul eder, bazı bazı da “evrensel” sanırız. Ama aslında, pek tabii, her şey bir yerden başlar. Birilerinin hayatında, birilerinin hikâyesinde…Bugün, bu yazıdaysan, senle beraber bir başlangıç noktasındayız demektir.İpucunu başl
TR
Ayşe Aslıhan Yoran
ÇeKökenÇengi kelimesi, Farsça çangī (چنگی) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Farsça çang (چنگ) yani “tırnak” veya “tırnakla çalınan çalgı” anlamına gelen kelimeden, nitelik veya aidiyet bildiren -ī ekiyle türetilmiştir. Ayrıca, bazı kaynaklara göre kelime Eski Türkçedeki çañ (çan, zil) sözcüğüyle de ilişkilendirilmiştir.Kullanım AlanlarıGünlük Dil / Tarihsel Kullanım: Geçmişte, özellikle Osmanlı döneminde şarkı veya çalgı eşliğinde dans eden kadınlar için kullanılırdı.Edebiyat / Anlatı Dünyası: Ya
TR
Feyza Karabıçak
KoKökenFransızca choréographie veya chorégraphie (“dans tasarımı”) sözcüğünden alıntıdır. İlk olarak 1701 yılında Fransız dans tasarımcısı Raoul Auger Feuillet tarafından kullanılmıştır. Bu sözcük, Eski Yunanca χoreía (χορεία, “dans”) ve grapheía (γραφία, “yazma, kayıt”) sözcüklerinden türetilmiştir. Χoreía, Eski Yunanca χorós (χορός, “koro, dans ve şarkı ile eşlik eden topluluk”) sözcüğünden türemiştir.Tarihî Kullanım:Ulus gazetesi, 1928 → "Raks sanatında hareketlerin görülür bir gayesi yoktur, v
TR
Ahsen Buyurkan
BhBharata Natyam, kökenleri Hindistan’ın Tamil Nadu bölgesine dayanan klasik bir Güney Hindistan dans formudur.【1】 Tarihsel olarak Hindu tapınaklarında icra edilen bu dans, özellikle kadın dansçılar tarafından Tanrı Şiva’ya ve diğer tanrılara ibadet amacıyla uygulanmıştır【2】 . İsim kökeni genellikle "bhāva" (duygu), "rāga" (melodi) ve "tāla" (ritim) kelimelerinin birleşiminden türediği şeklinde yorumlanır.【3】 Bu yorum, Bharata Natyam’ın duygusal anlatı, müziksel yapı ve ritmik zamanlama öğelerinin
TR
Aslı Öncan

Müzikal tiyatro, kendine özgü bir olay örgüsüne sahip olan, müzik, dans ve diyalogların bütüncül bir yapı içerisinde sahnelendiği, dramatik ve aynı zamanda eğlendirici bir sahne sanatı türüdür. Genellikle “müzikal” olarak kısaltılan bu formda, hikâye anlatımı ve duygusal içerik; mizah, trajedi, aşk, öfke gibi duygular aracılığıyla, sözcük, müzik, beden hareketi ve dramatik yapı gibi araçlarla sahneye taşınır. Müzikal tiyatro; opera, operet, bale ve diğer sahne sanatlarıyla belirli yapısal benzer
TR
Ömer Said Aydın

Küştdepdi, Türkmenistan’da düğün, bayram ve resmî törenlerin önemli bir parçası olan, şarkı (aydım) ve ritmik hareketleri birleştiren bir halk dansıdır ve toplulukla icra edilir. 4–9 Aralık 2017’de Güney Kore’nin Jeju Adası’nda toplanan UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması 12. Hükûmetlerarası Komitesi’nde Türkmenistan'ın Somut Olmayan Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.Küştdepti Dansı (Atajan Caryyarow)Ad ve EtimolojiAd, oyunda tekrarlanan ünlem/nida “küşt” ile “depmek” (ayağı yere vu
TR
Duygu Şahinler