NeKöken Fransızca "ölü sevici" manasına gelen nécrophile sözcüğünden dilimize aktarılmıştır. Kullanım Alanları Psikiyatri: Kişinin cinsel dürtülerini canlı varlıklar yerine ölü bedenlere yöneltmesiyle karakterize edilen ağır bir parafilik bozukluğu tanımlamak için kullanılır. Tıp: Otopsi veya suç mahalli incelemelerinde, ceset üzerinde saptanan istismar bulgularını ve bu yöndeki tıbbi kanıtları belirtmek amacıyla kullanılır. Hukuk: Failin suç işleme motivasyonlarını analiz ederken veya yargılama s
TR
ZUŞAN ÖNER
ZüKöken “Zührevî” sözcüğü Arapça zuhra(t) (زهرة) “Venüs gezegeni” ve zahara (زهر) “parladı, ışıdı” köklerinden türetilmiştir. XIX. yüzyılda Fransızca vénérien karşılığı olarak cinsel yolla bulaşan hastalıkları ifade etmek için Türkçede kullanılmaya başlanmıştır. Kullanım Alanları Tıp: Cinsel yolla bulaşan hastalıkları tanımlamak ve sınıflandırmak için kullanılır; örneğin frengi veya bel soğukluğu. Halk Sağlığı: Toplumu bilinçlendirmek ve hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla yapılan bilgilend
TR
Ömer Faruk Tuğla

20. yüzyılın başlarında gerçekleştirdiği mikroskobik incelemeler, erkek ve dişi bireylerde farklı kromozom yapılarının bulunduğunu ortaya koymuş ve biyolojik cinsiyetin kalıtımsal temellerinin anlaşılmasına öncülük etmiştir. Bu yönüyle Stevens, modern genetik biliminin kurucu figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Yaşamı ve Eğitimi Nettie Maria Stevens, 7 Temmuz 1861’de Amerika Birleşik Devletleri’nin Vermont eyaletinde dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarında dönemin birçok kadını g
TR
Hatice Afra Parlak
KıKöken Kısır sözcüğü, Eski Türkçede “doğurmayan, döl veremeyen insan veya hayvan” anlamında kullanılmıştır. Sözcüğün, yine Eski Türkçede yer alan kız köküyle, yani “kıt, yetersiz” ya da “evlenmemiş dişi” anlamlarıyla bağlantılı olabileceği öne sürülmektedir. Ancak bu etimolojik ilişki kesinlik kazanmamış, olasılıklar düzeyinde kalmıştır. Yemek anlamındaki kısır sözcüğü ise, Arapça kasīr (كسير) “kırık” anlamındaki kelimeyle ilişkilidir. Bu biçim, ksr kökünden türemiştir ve özellikle “kırılmış buğd
TR
Ömer Faruk Tuğla

Görünmez Kadın Sendromu (Invisible Woman Syndrome), kariyer basamaklarında ilerlerken kadının kendi kendine engel teşkil eden davranış ve tutumları arasında incelenen çoğunlukla kadınlarda görülen bir sendromdur. Psikolojik hastalık grubunda yer almayan bu davranış biçimi, örgütsel davranış disiplininin kapsamına girmektedir. Ortaya Çıkışı ve Özellikleri Görünmez Kadın Sendromu, genellikle ataerkil toplum yapısının uzantısı olarak kabul edilir. Toplumsal yaşamda kadına verilen değer ve ataerkil
TR
Nursena Şahin