
Muhammed Fatih Çalışır, Türk tarihçi ve akademisyendir. Erken modern Osmanlı tarihi ve çevre tarihi alanlarında çalışmalar yapan Çalışır, İstanbul Üniversitesi İslam Tetkikleri Enstitüsü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Akademik kariyeri boyunca Osmanlı tarihi, askerî tarih ve tarih yazımı üzerine araştırmalar gerçekleştirmiş, editörlük ve çeviri çalışmalarıyla literatüre katkı sağlamıştır. Eğitim Hayatı Lisans eğitimini 2005 yılında Fatih Üniversitesi Tarih Bölümü’nde tamamladı. 2009
TR
Meryem Yılmaz

Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi tarih anlatıları çoğu zaman iktidar merkezli bir çerçeveye yaslanır: Liderler, savaşlar, diplomasi ve “büyük kararlar” ön plandadır. Annales Okulu, Marksizm gibi yaklaşımlar ise bu ölçeği tersine çevirebilir. Geçmişi ve/veya tarihi gerçekten kim/ne şekillendirir; komutanlar mı, yoksa gündelik hayatın, toplumun maddi altyapısı mı? Ya da daha genel çerçevede insan dışı doğal yapılar mı? Bu tersten okumalardan biri de temel gıda/tarım ürünleri üzerinden geçmiş
TR
Mehmet Salih Çoban

Yürüyen Kayalar, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinde, Death Valley Ulusal Parkı sınırları içerisinde yer alan Racetrack Playa’da gözlemlenen taş bloklarıdır. Bu taşlar, genellikle dolomitik ve zaman zaman kuvars monzonit bileşimli olup ıslak ve düz playa yüzeyi üzerinde izler bırakarak hareket eder. İzlerin şekli ve uzunluğu, taşların boyutu veya şekli ile doğrudan ilişkili olmayıp, büyük ölçüde yüzeyin su doygunluğu, yerel rüzgâr koşulları ve çevresel topografya ile bağlantıl
TR
Fatmanur Mavibaş
SiKöken “Siyanür” kelimesi, Fransızca cyanure sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu terim, “Prusya mavisi rengini veren siyanhidrik asidin esteri” anlamıyla kimya alanında kullanılmış olup ilk kez 1815 yılında Fransız kimyacı Joseph Louis Gay-Lussac tarafından kaydedilmiştir. Fransızca sözcük, kökenini Eski Yunanca kýanos (κύανος) kelimesinden alır; bu kelime “lapis lazuli” olarak bilinen lacivert renkli taş ve onun rengini ifade eder. Daha da eskiye gidildiğinde, bu Yunanca sözcüğün Hititçe kuuanna
TR
ZUŞAN ÖNER

Dünya, Güneş’ten gelen ışınlarla ısınır. Yeryüzü bu ışığı emer ve ısıya çevirir. Daha sonra bu ısıyı tekrar uzaya göndermek ister. Ancak atmosferde bulunan bazı özel gazlar bu ısının hepsini bırakmaz. Bir kısmını tutar ve Dünya’ya geri gönderir. Bu sayede gezegenimiz çok soğumaz ve canlıların yaşaması için uygun bir sıcaklıkta kalır. Bu olaya “sera etkisi” denir. Tıpkı bitkileri sıcak tutan seralar gibi, bu etki de Dünya’yı sıcak tutar. Hangi Gazlar Sera Etkisine Neden Olur? Sera etkisini oluştu
TR
İbrahim Filiz

Sera etkisi, Dünya atmosferinde bulunan bazı gazların, Güneş’ten gelen enerjiyi tutarak gezegenimizin sıcaklığını dengede tutmasıdır. Güneş ışınları Dünya yüzeyine ulaştığında, bu ışınlar yeryüzünü ısıtır. Ancak yeryüzü ısındıkça, bu ısıyı tekrar atmosfere kızılötesi ışınlar halinde yansıtır. Atmosferdeki sera gazları bu ışınların bir kısmını tutar ve Dünya’ya geri yansıtarak sıcaklığın korunmasını sağlar. Bu doğal süreç sayesinde Dünya, aşırı soğuk ya da aşırı sıcak olmadan yaşam için elverişli
TR
İbrahim Filiz

Sabri Orman (1948, Kâhta, Adıyaman - 11 Haziran 2020, İstanbul), Türkiye'de iktisat ve özellikle İslam İktisadı alanında önemli çalışmalarda bulunmuş ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nda üst düzey görev yapmıştır. Arapça, Farsça ve Osmanlı Türkçesi bilen Orman'ın, dördü telif, altısı edisyon ve ikisi tercüme olmak üzere 12 kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır. uzun yıllar süren akademik kariyerinde önemli katkılarda bulunmuş ve Türk akademik dünyasında iz bırakmıştır. Orman, hem Türk
TR
Hayri Soygüzel

Ötrofikasyon, göl, nehir veya deniz gibi sularda besin maddelerinin (özellikle azot ve fosfor) aşırı artmasıyla oluşan bir süreçtir. Bu durum, suyun doğal dengesini bozar ve ekosistemde değişimlere yol açar. Özellikle gübreler ve atıklar bu süreci hızlandırır. Eğer bu denge bozulursa, suyun kendi kendini yenileme gücü azalır ve ekosistem sağlığını kaybeder. Nasıl Oluşur? Tarlalardan gelen gübreler, evsel atıklar veya sanayi suları azot ve fosfor gibi besinleri suya taşır. Bu besinler fazla olduğ
TR
Rüya Dumlu

Kaptan Pengu ve Arkadaşları 4: Buzuldaki Sır, Ali Karaçam'ın yönettiği 2024 yapımı bir Türk animasyon filmidir. Film, Okyanus Melekleri Ormanı'nı bir tatil köyüne dönüştüren Tili'nin neden olduğu bir buzul çatlağının ardından gelişen olayları konu alır. Konu Okyanus Melekleri Ormanı'nın genel müdürü olan Tili, ormanı bir tatil köyüne çevirerek penguenlerin yaşam alanını tehlikeye atar. Buzulda oluşan bir çatlak nedeniyle penguenlerin evleri zarar görünce Tili, bu durumdan sorumlu tutulur ve bütü
TR
Arif Zahid Yüksel

Okyanus asidifikasyonu, atmosferik karbondioksitin okyanuslar tarafından emilmesi sonucunda deniz suyu kimyasında meydana gelen, pH değerinin düşmesi ve asiditenin artması ile karakterize edilen küresel bir süreçtir. Sanayi Devrimi'nden bu yana insan faaliyetleri sonucu atmosfere salınan karbondioksitin yaklaşık %25 ile %30’u okyanuslar tarafından soğurulmaktadır. Bilimsel literatürde genellikle "küresel ısınmanın kötü ikizi" veya "diğer CO2 sorunu" olarak adlandırılan bu olgu, deniz ekosistemle
TR
Sevde Köktaş