
Osmanlı medeniyetinde göz sağlığı ve göz hastalıkları, yalnızca bireysel sağlık sorunları olarak değil, aynı zamanda tıp uygulamalarının gelişimini ve dönemin sağlık anlayışını yansıtan önemli bir alan olmuştur. Geçmişten günümüze ulaşan padişah portreleri, minyatürler ve yazılı tıp eserleri, bu alandaki uygulamalar ve göz sağlığına dair bilgiler açısından önemli bilgiler vermektedir. Görsel ve yazılı kaynaklar, gözlemlenen belirtilerin nasıl tanımlandığını, hangi tedavi yöntemlerinin uygulandığ
TRVildan Akın
AnKökenFransızca anévrysme kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Latince aneurysma ve onun da kökeni olan Eski Yunanca aneurysma (ἀνεύρυσμα) “genişleme, şişme” anlamına gelir. Yunanca ana- (yukarı, dışa) ve euryno (genişletmek) fiillerinden türetilmiştir. Tıpta özellikle aort, beyin ve bacak damarlarında görülen ciddi bir damar hastalığıdır.Kullanım AlanlarıTıp ve Kardiyoloji: Anevrizmalar genellikle görüntüleme teknikleriyle tespit edilir ve beyin, aort ve periferik damarlarda sık rastlanır
TR
Salih Gölcük
AnKökenFransızca antisepsie kelimesinden, Yunanca anti- (karşı) ve sepsis (çürümek, çürüme) kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Kelime, enfeksiyona karşı koruma anlamına gelir.Kullanım AlanlarıTıp: Enfeksiyon kontrolünde ve cerrahide mikropların yok edilmesi için kullanılır.Hijyen: Günlük yaşamda dezenfeksiyon uygulamaları için.Farmakoloji: Antiseptik maddelerin araştırılması ve geliştirilmesi.
TR
Salih Gölcük
NöKökenNöroşirürji sözcüğü, Fransızca neurochirurgie “sinir cerrahisi” teriminden alıntıdır. Bu bileşik, Eski Yunanca neúron (νεῦρον) “sinir” ve cheirourgía (χειρουργία) “ameliyat, cerrahi müdahale” sözcüklerinden türetilmiştir. Neúron kelimesi, Hint-Avrupa kökenli *(s)nḗwr̥ (“sinir, kas kirişi”) sözcüğüne, cheirourgía ise cheir (“el”) ve érgon (“iş”) sözcüklerine dayanır.Kullanım AlanlarıTıp ve Nöroloji: Beyin, omurilik ve çevresel sinir sisteminin cerrahi müdahale gerektiren hastalıklarıyla ilgi
TRElif Kaya
OrKökenFransızca orthopédie kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Yunanca ortho- (düz, doğru) ve paideia (çocuk eğitimi) kelimelerinin birleşiminden türemiştir. İlk başta çocuklardaki iskelet bozukluklarının düzeltilmesiyle ilgili bir alan olarak gelişmiş, zamanla genel kas-iskelet sistemi hastalıklarını da kapsayan bir uzmanlık dalı haline gelmiştir.Kullanım AlanlarıTıp: Kırık, çıkık, kas ve eklem yaralanmalarının tedavisinde kullanılır.Ortopedik Cerrahi: Protez uygulamaları, eklem ameliyatları ve sko
TR
Ahsen Karakaş
SeKökenFransızca sédation kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Latince sedare (yatıştırmak, sakinleştirmek) fiilinden türemiştir.Kullanım AlanlarıTıp ve Cerrahi: Küçük cerrahi müdahalelerde hastanın rahatlaması için uygulanır.Diş Hekimliği: Özellikle kaygılı veya çocuk hastalarda kullanılır.Psikiyatri: Anksiyete ve panik bozukluk tedavisinde yatıştırıcı ilaçlarla uygulanabilir.Alt Anlamlar ve Yan AnlamlarHafif Sedasyon: Hasta uyanık kalır ancak rahatlar.Orta Sedasyon: Hasta biraz uykulu hale gelir, an
TR
Ahsen Karakaş
ApKullanım AlanlarıTıp: Diş apsesi, deri apsesi, iç organlarda meydana gelen apseler gibi çeşitli türleri vardır.Diş Hekimliği: Çürük dişlerden veya diş eti enfeksiyonlarından kaynaklanan apseler yaygındır.Cerrahi: Büyük apseler genellikle drenaj veya cerrahi müdahale ile tedavi edilir.Alt Anlamlar ve Yan AnlamlarHalk arasında irinli şişlik veya iltihaplı yara olarak da adlandırılabilir.Kronik enfeksiyonlar apselere neden olabilir ve tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara yol açabilir.İlgili Teri
TR
Ahsen Karakaş
KaTanımİsimTeşhis ve tedavi amacıyla vücut boşluklarına, damarlar içine ilaç veya sıvı vermek veya almak için özel olarak hazırlanmış tüp.Köken"Kateter" kelimesi, Yunanca "katheter" (içeriye göndermek) kelimesinden türetilmiştir ve tıbbi terminolojide yaygın olarak kullanılmaktadır.Kullanım AlanlarıTıp: İdrar yollarının boşaltılması, damar yolu açılması veya sıvı transferi işlemleri.Cerrahi: Operasyon sırasında sıvı giriş ve çıkışını düzenlemek.Radyoloji: Görüntüleme işlemlerinde kontrast madde uy
TR
Ahsen Karakaş

In 1978, during the Festival of Arts held in France, a ceremony of zikr performed by a group from Türkiye belonging to the Halvetî-Cerrahî order under the leadership of Muzaffer Ozak was a significant event in terms of representing traditional Islamic practices on an international stage in the modern era. This event was not merely the performance of a Sufi ritual but also served as an important example of introducing Islamic Sufism to the European public and conveying its aesthetic, cultural, an
EN
Ahmet Dağ

1978 yılında Fransa’da düzenlenen Festival of Arts kapsamında gerçekleştirilen ve Muzaffer Ozak önderliğinde Türkiye’den gelen Halvetî-Cerrahî tarikatına mensup bir grubun icra ettiği zikir ayini, modern dönemde geleneksel İslami pratiklerin uluslararası sahnede temsili açısından dikkate değer bir hadisedir. Bu etkinlik, yalnızca tasavvufi bir ritüelin icrası değil, aynı zamanda İslam tasavvufunun Avrupa kamuoyuna tanıtılması ve bu tecrübenin estetik, kültürel ve sembolik yönleriyle aktarılması
TR
Ahmet Dağ