
Üsküdar is a district of Istanbul unlike any other, distinguished by its steep slopes, fountains erected at nearly every street end, tombs, mosques, and the call to prayer still echoing across its squares. If you were to count the minarets you see from the moment you board the ferry at the waterfront until departure time, who knows how many centuries you would be witnessing… Before you stand the Mihrimah Sultan and Yeni Valide Camileri; beside them, Şemsi Paşa Mosque, also known as Kuşkonmaz
EN
Neriman Sena Külünk

Üsküdar, dik yokuşları, neredeyse her sokak sonuna dikilmiş çeşmeleri, türbeleri, camileri ve hâlâ meydanda işitilebilen karşılıklı okunan ezanları ile nevi şahsına münhasır bir ilçesi İstanbul’un. Öyle ki, sahilden vapura binip kalkış saati gelene kadar gördüğünüz minareleri saysanız kaç yüzyılın izine tanıklık edersiniz kim bilir… Karşınızda Mihrimah Sultan ile Yeni Valide Camileri, hemen yanında Şemsi Paşa, nam-ı diğer Kuşkonmaz Cami, arkasında boğazın bekçilerinden Aziz Mahmud Hüdayi, bar
TR
Neriman Sena Külünk