Sözlükte “dedi, söyledi” anlamına gelen kāle kelimesi terim olarak râvinin hadisi hocasından semâ, kıraat, münâvele, icâzet, vicâde gibi tahammül yollarından biriyle aldığını ifade eder ve “kāle fülân, kāle lî fülân, kāle lenâ fülân” şeklinde kullanılır. Şu‘be b. Haccâc, Hemmâm b. Yahyâ, Hammâd b. Zeyd gibi âlimler kāle lafzını semâ yoluyla, Haccâc b. Muhammed el-A‘ver kıraat yoluyla alınan hadislerin rivayetinde kullanmışlardır; Evzâî ise bu sîganın münâvele ve icâzet metotlarıyla alınan hadisl
TRİslam Ansiklopedisi
150 (767) yılı civarında doğdu. Zehebî bazı kaynaklarda Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Mugarbel b. Mura‘bel b. Erendel b. Serendel b. Garandel şeklinde kaydedilen soy kütüğünü güvenilir bulmaz. Talebesi Buhârî de bu isimlerden ilk beşini aynen zikretmektedir. Ebü’l-Hasan Ahmed el-İclî’nin, “Ebû Nuaym bana Müsedded’in ve babasının adını sorup ben de ona bunu söylediğimde, ‘Ahmed! Bu akrep sokmasına karşı efsundur’ derdi” şeklinde naklettiği anekdot Müsedded’in soy kütüğünün dikkat çekici old
TRİslam Ansiklopedisi