ÇeKöken Çekirdek kelimesi, Eski Türkçede fıstık veya fındık anlamında kullanılan çekirtük sözcüğünden evrilmiştir. Kelime zamanla yalnızca bitki tohumlarını değil, bir şeyin merkezi, özü veya temel kısmını ifade eden anlamlar da kazanmıştır. Kullanım Alanları Günlük dil: Meyve çekirdeklerini ve kuruyemiş olarak tüketilen tohumları ifade eder. Botanik: Bitkilerin tohum yapısını tanımlamak için kullanılır. Biyoloji: Hücrenin merkezinde bulunan ve genetik bilgiyi taşıyan yapıyı belirtir. Fizik: Atomu
TR
Gökhan Güller
SiKöken “Siyanür” kelimesi, Fransızca cyanure sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu terim, “Prusya mavisi rengini veren siyanhidrik asidin esteri” anlamıyla kimya alanında kullanılmış olup ilk kez 1815 yılında Fransız kimyacı Joseph Louis Gay-Lussac tarafından kaydedilmiştir. Fransızca sözcük, kökenini Eski Yunanca kýanos (κύανος) kelimesinden alır; bu kelime “lapis lazuli” olarak bilinen lacivert renkli taş ve onun rengini ifade eder. Daha da eskiye gidildiğinde, bu Yunanca sözcüğün Hititçe kuuanna
TR
ZUŞAN ÖNER
ReKöken Fransızca récepteur “alıcı” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Latince aynı anlama gelen receptor sözcüğünden alınmıştır. Latince sözcük, recipere “almak” fiilinden +(t)or ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Fizik ve Elektronik: Ses, elektrik veya diğer işaretleri alıp değerlendiren cihazlar (alıcılar, elektronik reseptörler). Telekomünikasyon / Telefon: Telefon ahizesi (âhize, telefon alıcısı).
TRAyşe İkbal Özsakın
KeKöken Kemircik kelimesi, Türkçe kemir- köküne küçültme anlamı katan +cik ekinin eklenmesiyle türetilmiştir. Mevcut dilbilimsel kaynaklarda, kelimenin temelini oluşturan kemir- kökünün kökeni net olarak tespit edilememiştir. Kelime, yapısı itibarıyla "küçük kıkırdak" anlamını taşımaktadır. Kullanım Alanları • Anatomi: İnsan ve hayvan anatomisinde, özellikle burun kanatları, kulak kepçesi gibi esnek yapıya sahip bölgelerdeki küçük kıkırdakları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. • Gündelik Di
TR
Tuğba Aygün
ZüKöken “Zührevî” sözcüğü Arapça zuhra(t) (زهرة) “Venüs gezegeni” ve zahara (زهر) “parladı, ışıdı” köklerinden türetilmiştir. XIX. yüzyılda Fransızca vénérien karşılığı olarak cinsel yolla bulaşan hastalıkları ifade etmek için Türkçede kullanılmaya başlanmıştır. Kullanım Alanları Tıp: Cinsel yolla bulaşan hastalıkları tanımlamak ve sınıflandırmak için kullanılır; örneğin frengi veya bel soğukluğu. Halk Sağlığı: Toplumu bilinçlendirmek ve hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla yapılan bilgilend
TR
Ömer Faruk Tuğla
Hu1889 yılında İstanbul’da bir çocuk dünyaya geldi: Hulusi. Çok meraklı biriydi. Çevresindekilere sürekli sorular sorar, kitaplar okumayı severdi. Özellikle insanların neden hasta olduklarını merak ederdi. O küçük yaşta bile “Bir gün ben de insanlara şifa vereceğim” diye düşünüyordu. Doktor Olma Yolunda Hulusi, büyüyünce hayalini gerçekleştirdi. Tıp fakültesine girdi ve cilt hastalıkları alanında uzmanlaştı. İnsanların yaraları, kızarıklıkları ve göz rahatsızlıkları üzerine uzun uzun çalıştı. I. D
TR
İbrahim Mert Akbaş
ReKöken Kelimenin kökeni, Fransızca reflux sözcüğünden gelmektedir. Bu kelime, Latince ''akmak'' anlamındaki fluere fiilinden türeyen ''akıntı'' anlamındaki fluxus sözcüğüne re- (geri) ön ekinin eklenmesiyle oluşturulmuştur. Böylece “geri akış” anlamını kazanmıştır. Kullanım Alanları Tıp: Özellikle gastroözofageal reflü hastalığını tanımlamak için kullanılır. Günlük konuşma: “Mide yanması” ya da “ekşime” gibi halk arasında yaygınlaşmış ifadelerde kullanılır.
TR
Tuğba Aygün
HaKöken Hastalık sözcüğü, hasta sözcüğüne gelen "-lık" yapım ekiyle "hastalık" durumunu ifade eden bir kavrama dönüşmüştür. Farsça χaste خسته “yaralı, sayrı” sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça χastan خستن "yaralamak, yaralanmak" fiilinden türetilmiştir. "Hasta". Nişanyan Sözlük, erişim 18 Mart 2025. https://www.nisanyansozluk.com/kelime/hasta ">【1】 Ek Bilgi Tarihte "hasta" sözcüğünün kullanıldığı en eski kaynaklar: χaste "sayrı, sağlığı bozuk" [ ed. Borovkov, Orta Asya'da Bulunmuş Kura
TR
Nida Öztürkmen
MoKöken Molekül kelimesi, Latince "molecula" kelimesinden türetilmiştir. Latince "molecula" → "küçük kütle" veya "parça" anlamına gelir ve "moles" (kütle, yük) kelimesinin küçültme eki olan "-cula" ekinden türetilmiştir. Bu kelime, fiziksel anlamda "küçük bir kütle" veya "bileşik" olarak kullanılarak, zamanla kimyada birden fazla atomun bir araya gelerek oluşturduğu yapıyı ifade etmek için kullanılmıştır. Türkçeye, 19. yüzyılın sonlarına doğru bilimsel literatür aracılığıyla geçmiş olan molekül ke
TR
Ömer Said Aydın
ÖzKöken Özgül kelimesi, Yeni Türkçe döneminde türetilmiş bir sözcüktür. Kelimenin kökeni hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Bir görüşe göre, kelime “birine/bir şeye ait” anlamındaki özgü sözcüğüne +l ekinin eklenmesiyle oluşturulmuştur. Diğer bir görüş ise, kelimenin öz kökünden türetildiğini belirtmekle birlikte, ikinci hecesinin (-gül) yapısını tam olarak açıklayamamaktadır. Kullanım Alanları Bilimsel Terminoloji: Fizik, kimya ve biyoloji gibi alanlarda, bir kavramın “spesifik” (specific) k
TR
Tuğba Aygün