AlKökenAllameicihan kelimesi, Türkçeye Arapça ve Farsçanın birleşik etkisiyle geçmiş, “dünyanın en bilgili kişisi” anlamında kullanılan övgü niteliğinde bir unvandır. Kelimenin ilk bölümü olan allâme, Arapça ˁalama (“bilmek”) fiilinden türeyen, faˁˁāla(t) vezninde “çok bilen, derin alim” anlamında meslek ve nitelik bildiren bir sözcüktür. İkinci bölüm olan cihan, Farsçadaki jahān sözcüğünden gelir; bu da Orta Farsça gēhān biçiminden evrilmiştir ve “dünya, evren” anlamını taşır. İki ögenin birleşim
TR
Ayşenur Bayraktar
MaKökenMalumatfuruş kelimesi, Farsça furūş (فروش) “satan” sözcüğünden türemiştir. Bu sözcük Farsça furūχtan “satmak” fiiline dayanır ve kökeni Orta Farsça frawaχş- biçimine kadar uzanır. Türkçede bu yapı, Arapça ma‘lūmāt (bilgiler) ile birleşerek “bilgiyi satan kişi” anlamında malumatfuruş biçimini almıştır. Terim, doğrudan anlamıyla “bilinenleri satan” olsa da, mecaz yoluyla kibirli bir şekilde, sürekli bilgi satmaya çalışan veya gösterişçi biçimde bilgi sergileyen kişi anlamına evrilmiştir.Kulla
TR
Ayşenur Bayraktar