
Kriptomnezi, bir kişinin daha önce maruz kaldığı veya öğrendiği bir bilgi, fikir ya da eserin kaynağını tamamen unutarak, bunu kendi zihninde yeni ve özgün bir üretim olarak deneyimlemesidir. Kelime anlamı olarak "unutulmuş hatıra" anlamına gelmektedir.【1】 Bir yazarın, araştırmacının veya bireyin başkasına ait olan fikirleri, verileri, metotları ya da araştırma ürünlerini iyice özümseyerek kendisine aitmiş gibi zannetmesi ve buna bağlı olarak yaptığı intihal (aşırmacılık) türüdür.【2】 Bu durum, b
TR
Kadriye Beyza Kirenci

Ebeveynleşme, çocuğun kendi gelişim düzeyine ve yaşına uygun olmayan rol ve sorumluluklar üstlenerek ebeveynlerinin fiziksel veya duygusal ihtiyaçlarını gidermeye çalıştığı, sınırları ihlal edilmiş bir aile içi etkileşim örüntüsüdür. Psikoloji ve aile sistemleri literatüründe rol ters dönmesi, kuşaklar arası sınırlarda çözülme veya aşırı yüklenmiş çocuk gibi farklı isimlerle de ele alınan bu kavram, ilk kez Minuchin ve arkadaşları tarafından ebeveyn çocuk adı altında tanımlanmıştır. 【1】Daha sonr
TR
Nida Üstün

Histriyonik Kişilik Bozukluğu, erken yetişkinlik döneminde başlayan, yaşamın pek çok alanında aşırı duygusallık ve sürekli ilgi odağı olma ihtiyacı ile kendini gösteren süreğen bir psikiyatrik durumdur. Bireyler, sosyal, mesleki ve kişisel ilişkilerinde dramatik, dışa dönük ve baştan çıkarıcı davranışlar sergilerler. Hastalık, kişinin kendi davranışlarını sorunlu olarak algılamadığı, egoyla uyumlu bir yapıya sahiptir. Bireylerin içgörüden yoksun olmaları ve davranışlarının patolojik boyutunu gör
TR
Nida Üstün

Frida Kahlo (tam adıyla Magdalena Carmen Frida Kahlo y Calderón), 6 Temmuz 1907 tarihinde Meksika’nın Mexico City kentine bağlı Coyoacán’da doğdu. Sanatsal üretimi, yaşamı boyunca karşılaştığı sağlık sorunları, 1925 yılında geçirdiği trafik kazası ve içinde bulunduğu kültürel ve politik ortamla bağlantılı bir süreç içinde şekillendi. Çalışmalarının önemli bir bölümü otoportrelerden oluşan Frida, bu eserlerde beden, kimlik, aidiyet ve gündelik yaşam deneyimleri gibi temalar yer verdi. Ölümünden s
TR
Nisanur Emral

" Sahi Kimim Ben? " Issız (Fotoğraf: Muhammet Emin Bakır) " image-element-format="right" image-height="4032" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/07/19/xhhWoawulY2pvqdz9ouHlUxL4YaF7twB.jpeg" image-width="3024"> İnsan yaşar, görür ve hisseder. Yaşadıklarıyla kendine bir kimlik inşa etmeye, hissettikleriyle varlığını anlamlandırmaya çalışır. Peki ya ikisi de elinden kayıp gittiğinde? Günler, sonu ezbere bilinen bir filmin sahneleri gibi birbirini takip ederken; hisler göğüst
TR
Muhammet Emin BAKIR

Bir çocuğa kağıt kalem verdiğinizde ortaya çıkan şey, sadece bir resim değildir. O çizgiler, o renkler, o yerleştirmeler; çocuğun henüz kelimelerle ifade edemediği duyguların, korkuların, umutların bir haritasıdır aslında. Küçük çocuklar duygularını yetişkinler gibi cümlelerle anlatamazlar. "Bugün kendimi güvensiz hissediyorum" demek yerine, evi küçücük çizer ya da pencereleri unutur. "Ailemde kendimi yalnız hissediyorum" demek yerine, aile resminde kendini köşede, diğerlerinden uzakta konumland
TR
Nida Üstün

Güzellik mefhumu, insanlık düşüncesinin en kadim ve en tartışmalı kategorilerinden biri olarak, yalnızca estetik bir yargı alanını değil; aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve sosyolojik katmanları içeren çok boyutlu bir anlam evrenini anlatır. Antik Yunan’dan günümüz dijital toplumuna uzanan süreçte estetik deneyim, salt duyusal bir haz fenomeni olmaktan çıkarak, bireyin hakikatle, toplumla ve kendi öznel varoluşuyla kurduğu ilişkinin kurucu bir bileşeni hâline gelmiştir. Bu çerçevede esteti
TR
İrem Naz Acar

Sivil dikkatsizlik (civil inattention), Kanadalı sosyolog Erving Goffman'ın gündelik yaşamda yabancılar arasındaki yüz yüze etkileşimleri açıklamak amacıyla geliştirdiği temel kavramlardan biridir. Kavram, bireylerin kamusal mekânlarda karşılaştıkları tanımadıkları kişilerin varlığını kısa süreli bir bakış ya da beden dili aracılığıyla kabul etmeleri, ardından ise karşı tarafın mahremiyetine saygı göstermek amacıyla dikkatlerini geri çekmeleri durumunu ifade eder. Böylece birey, karşısındakini y
TR
Kadriye Beyza Kirenci
ÖzÖzsaygı, bireyin kendisini değerli, yeterli ve saygıya layık bir varlık olarak görmesiyle ilişkili temel bir psikolojik yapıdır. Türk Dil Kurumu’na göre özsaygı, “kişinin kendine duyduğu saygı, öz değer” anlamına gelmektedir. Psikoloji literatüründe ise özsaygı, bireyin kendine yönelik genel değerlendirmesi olarak tanımlanmakta ve benlik algısı, sosyal ilişkiler, karar verme davranışları ile psikolojik dayanıklılık üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Özsaygı, bireyin gelişiminde erken yaş
TRAyça Uçar