
Öz saygı, bireyin kendi benliğine ilişkin geliştirdiği değerlendirme ve tutumları ifade eden temel bir psikolojik kavramdır. Bireyin kendisini nasıl algıladığı, kendine ne ölçüde değer verdiği ve kendisini yeterli görme düzeyi öz saygı kapsamında değerlendirilmektedir. Bu bağlamda öz saygı, bireyin kendine yönelik algılarının ve değerlendirmelerinin bütününü kapsayan çok boyutlu bir yapı olarak ele alınmaktadır. Literatürde öz saygı kavramı benlik saygısı, kendilik saygısı ve öz değerlilik gibi
TRYaren Topaloğlu

Dijitalleşmenin hız kazandığı, zamanın parçalandığı ve bireyin sürekli olarak uyarana maruz kaldığı modern dünyada, insanın kendisiyle kurduğu ilişki giderek zayıflamaktadır. Sosyal medya profilleri, meslek unvanları, tüketim alışkanlıkları ve dışsal başarı kriterleri, bireyin öz benliğine ulaşmasını zorlaştırmaktadır.Benliğin Modern Hayatta KayboluşuModern yaşam, bireye birçok olanak sunmakla birlikte aynı oranda yük de getirmektedir. Sosyolog Zygmunt Bauman’ın “akışkan modernlik” kavramıyla ta
TR
Hümeyra Yılmaz
NeKelimenin Kökeni"Nefsî", Arapçadaki "nefs" (benlik, ruh) kelimesinden türetilmiş olup, insanın içsel dünyasını, duygusal ve psikolojik durumlarını ifade etmek için kullanılır.Türkçedeki KullanımıTürkçede, özellikle felsefi ve dini metinlerde kullanılan bu kelime, kişinin ruhsal, içsel veya bireysel arzularını anlatmak için tercih edilir. Kişinin kendini tanıması, ruhsal ya da duygusal dengesini bulması gibi konularda "nefsî" kelimesine sıkça rastlanır.
TR
İsmail Aykurt

Toplumsal cinsiyet, kadınlar ve erkekler arasındaki normlar, roller ve ilişkiler gibi sosyal olarak yapılandırılmış özellikleri ifade eden bir kavramdır. Her bireyin doğduğu andan itibaren içinde yaşadığı toplum, onu biyolojik cinsiyetine göre çeşitli değer ve yargılarla donatmaya başlar; bu süreçte biyolojik cinsiyetimiz zamanla "toplumsal cinsiyet" haline dönüşür.Özyeterlilik: Kendimize Olan İnancımızÖzyeterlilik, bir bireyin belirli bir konuda başarılı olmak için gerekli etkinlikleri organize
TRMUSTAFA ADNAR

Tüm inanışlarda, tüm anlayışlarda, tüm biçimlerde; her insan, hayata gelişiyle ilgili ama toplum nezlinde önemli, ama kendince önemsiz bir gaye arar. Üstelik, arayıp bulunabildiği gibi; hiçbir adım atmadan da bu gayeye erişilebilir. Toplum nazarında kıymetli sayılabilecek bir sebebe tutunanlar da vardır; kendi iç dünyasında bunun pek de mühim olmadığını düşünenler de... Ne var ki, gaye dediğimiz şey bazen aramakla bulunmaz; bazen de hiçbir niyet taşımadan, ayak bile sürmeden, insanı bulur.Sebep–
TR
Ayşe Aslıhan Yoran

Sosyal Kimlik Kuramı, bireylerin kimliklerinin sosyal gruplara üyelikleri ile nasıl şekillendiğini inceleyen sosyal psikoloji içinde bir çerçevedir. Henri Tajfel ve John Turner tarafından 1970'lerde geliştirilen teori, bireylerin kendilerini ve diğerlerini etnik köken, milliyet, din veya sosyal sınıf gibi çeşitli sosyal gruplara göre kategorize ettiğini öne sürer. Bu kategorizasyon, insanların sosyal kimliklerini tanımladıkları temel bir süreçtir; bu kavram, bir bireyin benlik kavramının bir sos
TR
Esra Can

Kalabalıklar kimi zaman yalnızlık hissini unutturur, kimi zaman da bireysel kimliği silikleştirir. Bir topluluğun içinde hareket ederken düşüncelerimizin yerini kolektifin duyguları alır. Kendimize ait olan duygular ve ilkeler, çoğunluğun ortak sesiyle yer değiştirir. Böylelikle bireyin “ben”liği geri plana itilerek “biz”in anonim potasında erimesine neden olur. Modern toplumda bu olguya “kimliksizleşme” diyoruz.Kitle İçinde Benliğin EriyişiGustave Le Bon, kalabalıklar üzerine yaptığı gözlemler
TR
Ayşenur Bayraktar

Narsistik Kişilik Bozukluğu (NPD=Narcissistic Personality Disorder), kişinin kendisini olağanüstü değerli ve önemli görmesiyle karakterize edilen bir kişilik bozukluğudur. Bu bozukluk, kişinin aşırı hayranlık ve onaylanma ihtiyacı, empati eksikliği ve başkalarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanma eğilimiyle kendini gösterir. NPD, DSM-IV-R (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) gibi psikolojik hastalıkları tanımlayan kılavuzlarda yer alırken, tanımlanması ve kriterleri üze
TR
Ahsen Buyurkan

Benlik, bireyin hem kendisine dair algısı hem de bu algıya dayalı biçimde sergilediği tutumların bütünüdür. Kişilikle iç içe geçen bir yapı olsa da, benlik daha çok bireyin kendisini başkalarından ayırarak özel bir alan yaratma çabasıyla ilgilidir. İnsan, yalnızca ne olduğuyla değil, nasıl göründüğüyle de ilgilenir. Bu nedenle çevreye “güzel görünmek” adına birtakım davranışlar geliştirir; işte bu davranışlara benlik sunumu denir.Bireyler, günlük yaşamda bu benlik sunumlarını dikkatle kurgular.
TREceay Öz

Geçen aşk hakkında düşünüyordum, aşk nedir diye. Aşkın insanların düşündüğü gibi sadece iki farklı cinsiyet arasında yaşanan bir olgu olmadığını fark ettim. Aşkın, insanın herhangi bir maddiyat veya maneviyata duyduğu bir bağlılık olduğunu ve bu bağlılığın da bir imtihan olduğunu öğrendim. Bu imtihanlar şöyledir: Kimi Hakk'a aşık olur, dünya ve varlığı unutmaya çalışıp "gerçek varlığa" ulaşmaya çalışır ki, asıl derdi kendisi değil, "mâşuk"un bilinmesi olur. Ve bu kişi varlık ile imtihan edilir.K
TRMuhammed Sonğuralp