İtKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “iṭā‘at” (boyun eğme, söz dinleme) kelimesiyle Farsça kökenli “-kâr” (yapan, eden) ekinden oluşmuştur. Kullanım Alanları Aile ve Toplumsal İlişkiler: Ebeveyn, öğretmen veya otorite figürlerine karşı saygılı ve söz dinleyen bireyleri tanımlarken. Edebiyat ve Karakter Tanımı: Sadık, uysal veya boyun eğici nitelikteki karakterlerin betimlenmesinde. Dinî ve Ahlakî Metinler: Allah’a, büyüklere ya da belirli kurallara gönüllü şekilde boyun eğen kişiler için.
TRElanur Elmas Hizal
ÜçÜçgen aşk kuramı, psikolog Robert Sternberg tarafından 1986 yılında ortaya atılan ve aşkı üç temel bileşen aracılığıyla açıklamayı hedefleyen bir yapıdır. Bu kurama göre aşk, tek bir duygudan ziyade, yakınlık (intimacy), tutku (passion) ve bağlılık/karar (commitment/decision) olarak adlandırılan üç ana unsurun etkileşiminden oluşur. Kuram, bu bileşenlerin farklı kombinasyonlarının ve yoğunluklarının, kişiler arası ilişkilerde gözlemlenen çeşitli aşk türlerini nasıl meydana getirdiğini sistematik
TRYunus Emre Yüce
Taİsim Tanım Doğallık Bağımlılık Bir kişinin, bir devletin vatandaşı olarak o devlete hukuki ve siyasi bağlılık durumunu ifade eder. Hukukta, bir kişinin belirli bir ülkenin vatandaşı olduğunu ve o ülkenin yasalarına tabi olduğunu belirten statü. Köken "Tabiiyet" kelimesi, Arapça kökenli "tabi" (bağlı, itaat eden) kelimesinden türetilmiştir ve Türkçede "vatandaşlık, bir devlete bağlılık" anlamında kullanılır. Kullanım Alanları Hukuk: Uluslararası hukukta bir kişinin hangi devlete bağlı olduğunu be
TR
Ahsen Karakaş
SaKöken Arapça ṣdḳ kökünden gelen ṣadāḳa(t) صداقة “sadıklık, dostluk” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ṣadaḳa صَدَقَ “sadık idi, dost idi” fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır. Kullanım Alanları Duygusal İlişkiler: Sadakat, en çok aile, dostluk ve romantik ilişkiler bağlamında kullanılır. Örnek: "Evlilikte sadakat, ilişkinin temel taşlarından biridir." İş Hayatı: Çalışanların iş yerlerine olan bağlılığı "çalışan sadakati" olarak ifade edilir. Örnek: "Şirketler, çalışan sadakatini artırmak
TR
Meryem Betül Kaya
SaKöken (Ar. ṣādiḳ < Ar. ṣadaḳa “dürüst idi, dost idi”) Kelime, Arapça ṣādiḳ (صادق) “güvenilir kimse, dürüst” anlamına gelir. Bu sözcük, Arapça ṣadaḳa (صَدَقَ) “dürüst olmak, dostça davranmak” fiilinden türemiştir ve fāˁil vezninde etken fiil sıfatıdır. Kullanım Alanları • İnsan İlişkileri: Dostluk, evlilik ve iş ilişkilerinde güvenilirlik ve bağlılık anlamında kullanılır. • Edebiyat ve Sanat: Karakterlerin sadakat teması etrafında işlendiği eserlerde sıkça yer alır. • Tarih ve Siyaset: Devlete
TR
Hamza Aktay
SeKöken Bu sözcük, Eski Türkçede 'sevmek' anlamına gelen seb- ya da sev- fiilinden türemiştir. Zamanla fonetik değişimlere uğrayarak bugünkü hâlini almıştır ve sevgi, bağlılık gibi duyguları ifade eden kelimelerin temelini oluşturur." Kullanım Alanları Duygusal İlişkiler: "Sevmek" kelimesi en yaygın olarak romantik ilişkilerde, iki kişi arasındaki duygusal bağlılığı ve içten ilgiyi ifade etmek için kullanılır. Bu kullanım, aşk, özlem ve sadakat gibi derin duyguları kapsar. Aile ve Yakın Çevre: Ail
TR
Nurcan Gezen
İnKöken İnhimak, Arapça inhimāk sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Arapça hamaka kökünden türemiş olup “uğraştırmak, meşgul etmek” anlamıyla ilişkilidir. Yapı olarak Arapça in-fi‘āl kalıbında oluşmuş bir masdar olup, bir şeye yoğun biçimde yönelme, ona kapılma ve aşırı meşgul olma anlamlarını taşır. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: Bir kişinin bir şeye aşırı derecede ilgi göstermesi, ona yoğun biçimde yönelmesi durumunu ifade etmek için kullanılır. Psikoloji: Bireyin bir düşünce, davranış y
TR
Fatmanur Mavibaş
"KModern dünya bize tekinsiz bir felsefe feda etti: “Eskidiyse yenisini al. Sıkıldıysan değiştir. Uğraşma, yenisi sadece bir tık uzakta.” Bu tüketim çılgınlığı, fark etmeden ruhumuza ve insan ilişkilerimize de sızdı. Bugün arkadaşlıklarımızı, evliliklerimizi, sevgililiklerimizi de tıpkı bir iki defa giyip sıkılınca kenara attığımız o ucuz kıyafetler gibi tüketiyoruz. En ufak bir fikir ayrılığında, ilk tartışmada, partnerimizin canımızı sıkan ilk hatasında içimizdeki o ses fısıldıyor: “Uğraşmaya de
TR
NURİYE ÇAKAL

"Nasılsın?" sorusunu kaç kez sorduğunuzu düşünün. Kaç kez gerçek bir yanıt aldınız? Muhtemelen çoğu zaman "iyiyim, teşekkürler" ya da "fena değil" gibi bir otomatik tepkiyle karşılaştınız. Bu yanıtlar yanlış değil; sadece yüzeysel. Ve bu yüzeysellik, gündelik hayatımızın büyük bir bölümünü kaplıyor. Çoğu konuşma yüzeyde kalır. Hava durumu, iş, trafik. Birbirinin yanında saatlerce oturup aslında hiç tanışmadan ayrılırız. Oysa bir sohbet bazen öyle bir noktaya ulaşır ki, odadan çıktığınızda kendin
TR
Ömer Said Aydın