SeKöken “Serdengeçti” kelimesi, “baş” anlamına gelen ser ile “vazgeçmek” anlamındaki geçmek fiilinin birleşiminden doğan “serden geçmek” ifadesine dayanır. Kullanım Alanları Tarih: Osmanlı ordusunda, özellikle yeniçeriler arasında tehlikeli görevler için gönüllü olan askerleri tanımlamak için kullanılmıştır. Günlük dil: Büyük riskleri göze alan cesur ve fedakâr kişiler için mecaz anlamda kullanılabilir.
TR
Gökhan Güller
LeKöken Levâzım, Arapça lzm (لزم) kökünden türeyen levāzim (لوازم) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Arapçada “gerekli olan şey, ihtiyaç” anlamındaki lāzim sözcüğünün çoğul biçimi olup “gerekenler, ihtiyaç duyulan araç ve malzemeler” anlamını taşır. Kullanım Alanları Askerlik: Ordunun silah ve mühimmat dışındaki ihtiyaçlarını karşılayan malzemeleri ifade etmek için kullanılır. Lojistik: Bir faaliyet veya organizasyon için gerekli araç, gereç ve malzemeleri belirtmek amacıyla yer alır. Tic
TR
Fatmanur Mavibaş
İhKöken Etimolojik açıdan kelime, Arapça hwt kökünden gelen ve "etrafını çevirme, kuşatma" anlamını taşıyan ihāṭa(t) (إحاطة) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, "çevirdi, çit çekti" manasına gelen Arapça ḥāṭa fiilinin if‘āla(t) veznindeki dördüncü masdarıdır. Kelimenin Türkçedeki en eski kayıtlarından biri 1360 tarihli anonim Danişmend-Nâme eserinde "Kāfirler ol țağ etrafın ihāta idüp țururlardı" ifadesiyle yer almıştır. Kullanım Alanları Fiziksel Kuşatma ve Çevreleme: Askeri terminolojide bir yerin
TR
AYŞE TUBA KESKİL
SeKöken Sergerde kelimesi, Türkçeye Farsça sarkarde (سرکرده) veya ser-kerde sözcüğünden alıntıdır. Bu birleşik kelime, Farsçada “baş” anlamına gelen ser (سر) ile “yapmak, etmek” fiilinden türeyen ve "yapılmış, liderlik etmiş" gibi anlamlara gelen kerde veya gerde (کرده) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kelime, köken olarak "başta olan, liderlik yapan" anlamını taşır. Kullanım Alanları Genel Liderlik ve Başkanlık: Eski metinlerde, bir grubun, fikri akımın veya topluluğun lideri, başkanı veya
TR
Tuğba Aygün
PiKöken Piyade sözcüğü, Farsçada yaya, yaya askeri ve satrançtaki piyon gibi anlamları karşılayan piyāde (پیاده) kelimesinden alınmıştır. Bu Farsça kelime, kendisinden önce Orta Farsçada aynı manalara sahip olan payādag veya padātag sözcüğünden evrilerek günümüze ulaşmıştır. Kelimenin nihai kökeni, Orta Farsçada "ayak" anlamına gelen pāi veya pād sözcüğüne dayanmaktadır. Kullanım Alanları Askerlik: Yaya olarak savaşan asker sınıfını ve bu sınıfa mensup olan kişiyi ifade etmek amacıyla kullanılır.
TRSeher Gökalp

"Ti'ye Almak" deyimi, günlük dilde birini küçümsemek, alaya almak veya ciddiye almamak anlamlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu ifadenin kökenine dair standart dil bilimsel açıklamalar bulunsa da, popüler kültürde ve askeri tarih çevrelerinde, deyimin kökenini T Manevrası (Crossing the T) adı verilen kritik bir deniz savaş taktiğine dayandıran bazı yorumlar vardır. Bu iddia, sadece fonetik bir benzerliğin ötesinde, deyimin taşıdığı mutlak egemenlik ve ezici üstünlük anlamını denizcilik ta
TR
Mehmet Salih Çoban
ZaKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “kaybolan şey” anlamına gelen zayi kelimesine Arapça çoğul eki -at ekinin gelmesiyle oluşmuştur. Kullanım Alanları Askerî ve güvenlik literatüründe, savaş ya da çatışmalarda yaşanan can ve mal kayıpları “zayiat” olarak adlandırılır. Bu kullanımda genellikle resmî raporlarda geçer: “zayiat verildi”, “zayiat tespiti yapıldı” gibi. Afet yönetimi ve kriz raporlarında, deprem, yangın, sel gibi felaketlerden sonra meydana gelen can ve mal kaybı “zayiat” olara
TR
Ayşenur Bayraktar
Farsça’da “baş” mânasında olup “başkan, reis” anlamına da gelen kelime Türkler tarafından İslâmiyet’ten önce de kullanılmıştır. Nitekim İslâm öncesinde Kıpçak reislerinden bazısının unvanı “ser-cenkşi” idi. Karahanlılar’da “ser-hayl” (kervan ve kafile başı) tabiri geçer. Moğollar’da Cengiz Han ordusunda ileri karakol niteliğindeki mukavemet noktalarına “ser-i pul” denir. Anadolu Selçukluları’nda ordu kumandanına “ser-leşker” (subaşı) adı verilirdi. Serin Arapça’sı olan re’s veya reîs ile de birç
TRİslam Ansiklopedisi
AsKöken Asker kelimesi, Arapça ˁaskar (عسكر) “ordu” sözcüğünden alıntıdır. Bu kelimenin kökü olan ˁskr, Arapçada “toplanmak, bir araya gelmek” anlamlarıyla ilişkilidir. Ayrıca, Arapça ˁaskar, Farsça laşkar (لشکر) “ordu” sözcüğüyle eş anlamlı olup, bu sözcükle tarihsel olarak yer yer örtüşür. Asker kelimesi Türkçede başlangıçta “ordu, toplu ordu gücü” anlamında kolektif bir ad olarak kullanılmış; “bir birey olarak ordu mensubu” anlamı ise 19. yüzyılda gelişmiştir. Bireysel anlamda önce ˁaskerī (ask
TR
Emine Aktaş
AnTanım Bir şeyin yapılmasını üstüne alma veya bir işe bağlanma hususunda verilen söz yahut yapılan anlaşma, taahhüt. İki ordu arasında silahlı çatışma, muharebe. Köken "Angajman" kelimesi, Fransızca kökenli bir sözcüktür. Fransızca "engagement" kelimesinden türetilmiştir ve bu kelime, "bağlanma", "katılım", "taahhüt" gibi anlamlara gelir. "Engagement" kelimesi ise Latince "in-" (içine) ve "gage" (teminat) köklerinden türetilmiştir. Bu bağlamda, "angajman" kelimesi de, bir şeye bağlılık veya katıl
TR
Ömer Said Aydın