
Arapça, sadece dini bir metin dili olmanın ötesinde, Orta Çağ boyunca bilim, felsefe, sanat ve ticaretin evrensel taşıyıcısı rolünü üstlenerek dünya dilleri üzerinde silinmez izler bırakmış bir medeniyet dilidir. 7. yüzyıldan itibaren İslam medeniyetinin geniş bir coğrafyaya yayılmasıyla birlikte bu dil, temas kurduğu yerel dillerin söz varlığını, kavram dünyasını ve hatta bazı dillerin dil bilgisi yapısını derinden etkilemiştir. Özellikle Bağdat’taki Beytü’l-Hikme üzerinden yürütülen tercüme fa
TR
Elif KARDAŞ
WoWorld Arabic Language Day is an international day celebrated annually on December 18, highlighting the cultural, historical, and social importance of Arabic. Officially proclaimed by UNESCO in 2012, it is linked to the United Nations (UN) General Assembly's decision on December 18, 1973, to recognize Arabic as the sixth official and working language of the UN. Purpose and Importance This day aims to highlight Arabic's contribution to world culture and its historical role. Through these celebrati
TR
Nursena Güller
DüDünya Arap Dili Günü, her yıl 18 Aralık’ta kutlanan, Arapçanın kültürel, tarihsel ve toplumsal önemini vurgulayan uluslararası bir gündür. 2012 yılında UNESCO tarafından resmî olarak ilan edilmiş olup, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 18 Aralık 1973 tarihinde Arapçayı BM’nin altıncı resmi ve çalışma dili olarak kabul etmesiyle ilişkilidir. Amaç ve Önemi Bu gün, Arapçanın dünya kültürüne katkısını ve tarihsel rolünü ön plana çıkarmayı amaçlar. UNESCO, kutlamalar aracılığıyla yalnızca bir
TR
Nursena Güller
ZeZeytûne Üniversitesi, Tunus’ta bulunan ve kökleri 8. yüzyıla uzanan köklü bir eğitim kurumudur. Başlangıçta bir cami olarak inşa edilen yapı, zamanla ilmi faaliyetlerin merkezi hâline gelmiş ve modern dönemde üniversite statüsü kazanmıştır. Zeytûne Camii’nin (Câmiu’l-Kebîr) inşasına H. 80 / M. 699 yılında Hasan b. Numan tarafından başlanmış, H. 114 / M. 732’de İbnü’l-Habhab tarafından tamamlanmıştır. Cami, adını inşa edildiği yerde bulunduğu rivayet edilen bir zeytin ağacından almıştır. Kayravan
TR
Fatma Sümeyra Koray
Kırşehir’de doğdu. Babasının adı Veli, dedesininki Resul’dür. İlk öğrenimini memleketinde gördü, ardından İstanbul’a gitti. Burada başta Mirza Fâzıl olmak üzere çeşitli âlimlerden ders okudu. İcâzet aldıktan sonra İzmir’e giderek öğretim faaliyetlerine başladı. Bu arada müftülük görevine getirildi. İzmir’de vefat eden Mevlânâ Mehmed, İkiçeşmelik caddesinde bulunan Ulu Mezarlığa defnedildi. Bizzat İzmîrî’nin kendi biyografisini anlattığı bir belgeyi gören Bursalı Mehmed Tâhir’in verdiği bu bilgil
TRİslam Ansiklopedisi
Mısır’ın Şarkıye vilâyetindeki Kefrülhamâm köyünde doğdu. İlk öğrenimini memleketinde, orta öğrenimini Dimyat’ta tamamladı. Ezher Üniversitesi’nden 1925’te mezun oldu. Bir süre Ezher’in lise kısmı ile Kahire Enstitüsü’nde öğretmenlik yaptı. 1931’de Ezher’e müderris sıfatıyla tayin edildi. Uzun süre Arap Dili Fakültesi’nde müderris ve dekan olarak çalıştı. Bir müddet Ezher Üniversitesi’nde ve dinî enstitülerde teftiş dairesi müdürlüğü ve başmüfettişlik yaptı. 1940 yılı başında, yeni açılan Hartum
TRİslam Ansiklopedisi
261 (874-75) yılında Bağdat’ta doğdu. Aslen Horasan bölgesinin Bâverd şehrinden olduğu için Bâverdî nisbesiyle, bir müddet nakış işi yaptığı için Mutarriz lakabıyla, dünya malına değer vermediğinden dolayı Zâhid unvanıyla anılır. Kendi adını unutturan Gulâmu Sa‘leb (Sa‘leb’in oğlu) lakabını ise hocası Sa‘leb’le uzun süren beraberliği ve yakın dostluğu sebebiyle almıştır. Çocukluğu ve ilk eğitimiyle ilgili fazla bilgi yoktur. Tahsiline Bağdat’ta başlayan Gulâmu Sa‘leb, gençlik yıllarından itibare
TRİslam Ansiklopedisi
Tahminen 309 (921) yılında Tarsus yakınlarındaki Massîsa’da (Adana-Ceyhan arasındaki Misis, Yakapınar) doğdu. Çocukluk ve gençlik yılları burada geçti. Soyu Temîm kabilesinin kolu olan Dârim b. Mâlik’e dayanır. Kendisine “Nâmî” (yetişen, gelişen, artan) lakabının ne sebeple verildiği bilinmemektedir. Gençliğinde kasaplık yapan ve bu sebeple Serî er-Reffâ gibi rakiplerince hicvedilen Nâmî ilk öğrenimini Massîsa’da gördükten sonra tahsilini ilerletmek için Irak’a gitti. Ardından Halep’e geçerek Ha
TRİslam Ansiklopedisi
Karadâvudzâde Süleyman Çelebi’nin oğlu olup Hisâlî mahlası ile tanınmıştır. Saruhânî nisbesinden hareketle Saruhan vilâyetinden olduğu söylenebilir. Kazasker Kadri Efendi ile sıhrî akrabalığı vardı. Bir müddet Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi’ye mülâzemet yaptıktan sonra Hoca Tursun (Receb 1054 / Eylül 1644) ve Silivri Pîrî Mehmed Paşa (Şâban 1061 / Ağustos 1651) medreselerinde müderris olarak görevlendirildi. Ramazan 1063’te (Ağustos 1653) bir üst dereceye (dâhil) terfi ettikten sonra Şey
TRİslam Ansiklopedisi
538 (1143) yılında Hârizm’in merkezi Cürcâniye’de (Gürgenç) doğdu. Hârizmşahlar Devleti’nin parlak döneminde yaşadı. Mutarrizî nisbesi atalarından birinin elbise nakışı, sırma ve sim işlemeciliğiyle meşgul olmasından gelmiştir. el-Muġrib adlı eserindeki bir kayıttan hareketle (“ġvr” md.) Hârizm Türkçesi’ni bildiği ve büyük bir ihtimalle Türk asıllı olduğu sonucuna varılmaktadır. Başta babası olmak üzere Zemahşerî’nin öğrencisi Muvaffak b. Ahmed el-Mekkî, yine onun öğrencisi Muhammed b. Ebü’l-Kās
TRİslam Ansiklopedisi