Sözlükte “dürmek, kıvırıp bükmek; ayırıp uzaklaştırmak; ikinci olmak” anlamlarındaki seny kökünden türemiştir. Nahiv âlimleri istisnayı “illâ vb. bir edat vasıtasıyla çoğun (bütünün/genelin/cinsin) hükmünden azı (parçayı/özeli/ferdi) hariç tutmak” şeklinde tanımlamışlardır. Edattan önce geçen bütün veya genel konumdaki öğeye müstesnâ minh (kendisi hakkında verilen hükümden bir başkasının hariç tutulduğu unsur), edattan sonra gelen cüz veya özel konumdaki öğeye de müstesnâ (genelin/bütünün hükmün
TRİslam Ansiklopedisi
1010 (1601) yılında Mısır’ın Buhayre bölgesindeki Ebûharaş köyünde doğan Haraşî (Hırşî) temel eğitimini babasından aldı. Daha sonra Ezher’e girerek İbrâhim b. İbrâhim el-Lekānî ve Nûreddin el-Üchûrî gibi âlimlerden tefsir, hadis, fıkıh, sîret, mantık ve nahiv okudu. Mâlikî mezhebinde devrinin fıkıh otoritelerinden biri oldu. Halîl b. İshak el-Cündî’nin Mâlikî fıkhına dair el-Muḫtaṣar adlı eserine yazdığı şerh ile tanındı. Ayrıca hadis, akaid, mantık, nahiv ilimlerinde müstakil eserler kaleme ald
TRİslam Ansiklopedisi
13 Nisan 1882’de Siirt’te doğdu. Babası ulemâdan Şeyh İbrâhim Efendi, annesi Halime Hanım’dır. Molla Hasan Hatipzâdeler diye tanınan ve birçok âlim ve şeyh yetiştiren bir aileden gelmektedir. Nesebinin Şeyh Abdülkādir-i Geylânî’ye ulaştığı söylenir. Siirt’te mahalle mektebinden sonra rüşdiyede, ayrıca Halefiyye, Rahîmiyye ve Sâlihiyye medreselerinde tahsil gördü. Babası İbrâhim Efendi ve Müderris Hasan Efendi ile Siirt müftüsü ve Millî Meclis âzası Halil Hulki Efendi onun ilk hocalarıdır. Daha s
TRİslam Ansiklopedisi
288 (901) yılında Malazgirt’te doğdu. Dördüncü ceddi Süleyman (Selman), Halife Abdülmelik b. Mervân’ın âzatlısı idi. Kālî 303’te (915-16) gittiği Musul’da Ebû Ya‘lâ el-Mevsılî’nin öğrencisi oldu. İki yıl sonra Kālîkālâ (Hasankale/Erzurum) halkından bir grupla birlikte Bağdat’a gitti. Halkın onlara gösterdiği itibarı görerek Kālî nisbesini aldı. Hayatının yirmi üç yılını geçirdiği Bağdat’ta dinî ilimleri İbn Ebû Dâvûd es-Sicistânî, Ebü’l-Kāsım el-Begavî, Ebû Muhammed Yahyâ b. Muhammed, İbn Mücâhi
TRİslam Ansiklopedisi
538 (1143) yılında Hârizm’in merkezi Cürcâniye’de (Gürgenç) doğdu. Hârizmşahlar Devleti’nin parlak döneminde yaşadı. Mutarrizî nisbesi atalarından birinin elbise nakışı, sırma ve sim işlemeciliğiyle meşgul olmasından gelmiştir. el-Muġrib adlı eserindeki bir kayıttan hareketle (“ġvr” md.) Hârizm Türkçesi’ni bildiği ve büyük bir ihtimalle Türk asıllı olduğu sonucuna varılmaktadır. Başta babası olmak üzere Zemahşerî’nin öğrencisi Muvaffak b. Ahmed el-Mekkî, yine onun öğrencisi Muhammed b. Ebü’l-Kās
TRİslam Ansiklopedisi
14 (635) yılında doğdu. Asıl adı Rebîa olup şiirlerinde “miskîn”i sıkça kullanması sebebiyle bu kelime lakabı haline gelmiştir. Temîm kabilesinin Dârim koluna mensuptur. Hayatının ilk zamanlarında çektiği yoksulluğa rağmen onurunu, asalet ve şerefini korudu; kabilesi içinde yiğit, şahsiyetli ve erdemli bir kimse, etkili ve edebî değeri yüksek şiirlerin sahibi olarak tanındı. Irak valisi Ziyâd b. Ebîh kıtlık döneminde Miskîn’e yardım etti, geniş otlaklar tahsis ederek onu büyük imkânlara kavuştur
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatına dair kaynaklarda bilgi yoktur. Rûmî, Ankaravî, Karapîrî, Karamânî nisbeleriyle anılır. Babasının adı Yûsuf’tur. Eserlerinde Konya Ereğlisi’nde doğduğu ve Ankara’da yaşadığı kaydedilir. Vefat tarihi kesin olarak bilinmemekte, kaynaklarda 866 (1462), 886 (1481) ve 890 (1485) gibi farklı tarihler verilmektedir. Ancak kendisine nisbet edilen eserler arasında Hacı Baba b. Hacı İbrâhim Tosyavî’ye (ö. 900/1494) ait bir şerhe yazılan hâşiye ile Molla Hüsrev’le (ö. 885/1480) Kemalpaşazâde’nin (ö
TRİslam Ansiklopedisi
Tercih edilen rivayete göre Zilhicce 210’da (Mart 826) Basra’da doğdu (Sîrâfî, s. 107). Yemen’den kuzeye göç eden Ezd kabilesinin Yukarı Hicaz’da yerleşen Sümâle koluna mensuptur. Babası Basra’da tapu işlerinde görevli bir memurdu (a.g.e., a.y.). “Soğutulmuş” anlamındaki “Müberred” lakabının, hocası Ebû Osman el-Mâzinî’nin sorularına gönüle serinlik veren isabetli cevaplar vermesi sebebiyle Mâzinî’nin, “Sen müberridsin” şeklindeki sözünden ortaya çıktığı, ancak bu kelimenin, kendisini çekemeyenl
TRİslam Ansiklopedisi

Modern dilbilim, kelimelerin kökenini incelerken aslında yüzyıllar önce Doğu’da atılmış temeller üzerinde yükselir. Fuat Sezgin’in dikkat çektiği gibi, sözlükbilim Batı’da ortaya çıkmış bir disiplin değil; aksine Doğu’da erken dönemde sistemleşmiş bir alanın devamıdır.Fuat Sezgin, Arap-İslam Bilimler Tarihi, Cilt VIII: Sözlükbilim (Takriben H. 430’a Kadar), çev. Esma Tezcan (İstanbul: İBTAV Yayınları, 2022), 17. ">【1】Bilim tarihi, Doğu’nun kurucu yöntemleri ile Batı’nın sistemleştirici yaklaş
TR
Sevdanur Akın
MeKöken Arapça saʿd (سَعْد) “uğurlu, bereketli” kelimesinden türemiştir. Arapça saʿada (سَعَدَ) “talihi yaver gitti” fiilinden gelir. Kullanım Alanları Edebiyat ve Şiir: Klasik edebi metinlerde saadet ve mutluluk kavramlarının anlatımında kullanılmıştır. Günlük Dil: İnsanların mutluluk durumunu anlatmak için yaygın olarak kullanılır. Felsefe ve Din: Mutluluk, saadet ve bahtiyarlık kavramları çerçevesinde kullanılmıştır.
TR
Edanur Karakoç