YaKökenTürkiye Türkçesi yakma sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yak- sözcüğünden Türkiye Türkçesi +mA ekiyle türetilmiştir.Kullanım AlanlarıTarihî anlatım: Orta Çağ'daki savaş ve seferler, özellikle Osmanlı akıncılarının faaliyetleri bağlamında sıkça kullanılır.Sosyopolitik söylem: Güçlü aktörlerin kaynaklara adaletsiz biçimde el koyduğu durumları tanımlamak için mecazi anlamda kullanılır.Edebî anlatım: Halk şiirlerinde ve divan edebiyatında hem somut hem de mecazî anlamlarıyla geçer.
TR
Tuğba Aygün
DaKöken“Dahi” bağlacı, Türkiye Türkçesine Eski Türkçedeki “takı” sözcüğünden evrilmiştir. Bu kelime, “eklemek” anlamındaki “tak-” fiilinden, +I(g) ekiyle türetilmiş, zamanla “takı > dakı > daġı > daḫı > dahi” biçimlerini alarak bugünkü haline ulaşmıştır. Anlam olarak başlangıçta “fazla olarak, üstelik, daha, bile, de” gibi kuvvetlendirici işlevler taşırken, günümüzde esasen “de” ve “bile” anlamlarında kullanılmaktadır.Öte yandan “dâhî” ismi, Arapça “dehā’” (üstün zekâ) kökünden türemiş
TRAyşe İkbal Özsakın
DeKökenDemirbaş kelimesi, demir ve baş sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Demir, Eski Türkçe temür “demir” sözcüğünden evrilmiştir; bu sözcük Moğolca aynı anlama gelen temür ile eş kökenlidir. Baş, Eski Türkçe baş “kafa” anlamına gelir ve mecazen “lider, reis” gibi anlamlar da taşır.Kullanım Alanlarıİdari ve kurumsal muhasebe: Okul, hastane, kamu kurumu gibi yerlerde sabit kıymetlerin kaydında.Eğitim ve öğretim ortamları: Laboratuvar malzemeleri, sınıf donanımları gibi kayıtlı teçhizatların t
TR
Ayşenur Bayraktar
AlKökenAlüfte kelimesi (ﺁﻟﻔﺘﻪ), Farsça “aklı bozulmak, kimseye aldırış etmemek” anlamına gelen "āluften" fiilinden türemiştir. Kullanım AlanlarıKlasik Edebiyat ve Eski Türkçe: Divan şiirinde veya halk hikâyelerinde, kadın karakterlerin cazibesi ya da sadakatsizliği bağlamında kullanılır.Toplumsal ve Ahlakî Eleştirilerde: Geleneksel toplumlarda, ahlakî yargı bildiren ifadelerde olumsuz çağrışımla yer bulur.Mecazlı ve Alaycı Anlatımda: Düşkünlük veya aşırı bağlılık durumlarını küçümseyici biçimde an
TR
Ayşenur Bayraktar
ArKöken"Argüman" sözcüğü, Fransızca argument kelimesinden dilimize geçmiştir. Fransızca argument, “tez, ifade, tartışma” anlamlarına sahiptir. Bu sözcüğün kökeni, Latince argumentum kelimesine dayanır. Argumentum, Latince arguere fiilinden türemiştir; arguere “açıklamak, kanıtlamak, ifşa etmek” anlamlarına gelir. Latince -mentum eki, fiilden isim türetmek için kullanılmıştır.Kullanım AlanlarıHukuk: Dava süreçlerinde savcı, avukat veya hâkimlerin iddia ve savunmalarını temellendirmek için öne sürdü
TRAyşe İkbal Özsakın
MuKöken“Muğlak” sözcüğü, Arapça ġ-l-ḳ kökünden türeyen muġlaḳ (ﻣﻐﻠﻖ) kelimesinden alıntıdır. Bu kelime, Arapça ġaliḳa (غلق) “kapı kilitlendi, sürgülenip kapandı” fiilinin mufˁal vezninde, IV. bâb edilgen fiil sıfatı olarak türetilmiştir. Etimolojik olarak “kapanmış, kilitlenmiş” anlamına gelir.Türkçede kullanımında ise daima mecazi anlamı ön plana çıkmış, “anlamı kapalı, anlaşılması güç” manasında yerleşmiştir. Arapça kaynaklarda ise sözcüğün somut, fiziksel anlamı (“kapalı, kilitli”) daha baskınd
TRAyşe İkbal Özsakın
DöKökenTürkiye Türkçesi’nde “dön-” fiil kökünden, Yeni Türkçe’de “-üş” yapım eki ve mastar eki “-mek” eklenerek türetilmiştir.Kullanım AlanlarıGünlük Dil: Dönüşmek fiili, günlük konuşmalarda, nesnelerin veya durumların değişimini ifade etmek için yaygın olarak kullanılır.Mecazi Anlam: Kişilik, duygu veya sosyal durum gibi soyut kavramların değişimini vurgulamak için sıkça kullanılır.
TRAyşe İkbal Özsakın

KökenEski Türkçe aç- ''açmak, çözmek, açığa çıkarmak, yaymak, ortaya çıkarmak, açıklamak'' fiilinden evrilmiştir.Kullanım Alanları1. İsim Olarak: "Açacak":Anlamı: Şişe veya konserve kapağı gibi zor açılan şeyleri açmaya yarayan küçük araç.Kullanım Alanı: Mutfakta, günlük yaşamda.Örnek:Bira şişesini açmak için bir açacak lazım.Konserve kutusunu açacakla açtı.2. Fiilden Türemiş Gelecek Zaman Sıfat-Fiil:Anlamı: Açma fiilinin gelecekte yapılacağını ifade eden, bir eylemi niteleyen kelime.Kullanım Al
TR
İbrahim Filiz

İnsanın dünyaya gelişi sessiz ama derin bir sarsıntıdır. Bir çığlıkla başlarız ama o çığlık yalnızca havada değil, varoluşun bilinmezliğinde de yankılanır. Ne adımızı biz koyarız, ne bedenimizi seçeriz. Hangi dilde konuşacağımızı, hangi inançla büyütüleceğimizi ya da tarihin hangi döneminde gözümüzü açacağımızı da biz belirlemeyiz. Bir sabah, bir yerde, bir zaman “varız”dır. Heidegger, bu hali bir kelimeyle özetler: Geworfenheit. Türkçeye genellikle fırlatılmışlık ya da atılmışlık olarak çevrili
TR
Edanur Karakoç

"Hayat Güzeldir," insan yaşamının anlamı ve değeri üzerine odaklanan bir eserdir. Kitap, bireyin günlük yaşamda karşılaştığı durumlar, bu durumlara verdiği tepkiler ve yaşamla kurduğu ilişki temel alınarak varoluşsal sorgulamalar yapılır. Temelde hayatın içerdiği zorluklar ve olumlu yönler arasındaki dengeyi incelemeyi hedeflemektedir.İçerikKitap, bireyin yaşam yolculuğunda karşılaştığı çeşitli durumları ve bu durumlar karşısında geliştirdiği içsel bakış açılarını ele alır. Hayatın içinde var ol
TR
Hacer Büşra Aslan