
David D. Burns, bilişsel davranışçı terapi alanında çalışan bir psikiyatristtir. Stanford University School of Medicine’da Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü’nde Yardımcı Klinik Profesör unvanıyla görev yapmıştır. Yayınları, klinik araştırmaları ve psikoterapi modelleriyle tanınmaktadır. Yaşamı ve Eğitimi Burns, Amherst College’da lisans eğitimini onur derecesiyle tamamlamıştır. Stanford University School of Medicine’da tıp eğitimini almış ve psikiyatri uzmanlık eğitimini University of Penn
TR
Ömer Said Aydın

Bunalmamak için takılmamalı, takılmamak için aldırmamalı. Mümkünse aldırılmamalı; aldırılırsa dahi takılmamalı. Bunalıma giden yol, aldırmakla başlıyor, sonrasında takılmak ile devam ediyor. Bizler bazı şeyleri hiç aldırmamalı, görmezden gelmeliyiz ki bunalıma neden olabilecek sorunların oluşumunu engellemiş olabilelim. Eğer sorunlar oluşmuşsa dahi, daha fazla ilerlemeden önünü almak için yine aldırmamalı ve takılmamalıyız. Böylelikle kurtulmak için de ilk adımı atmış oluruz. Öyleyse neleri aldı
TR
Hilmi Onur Kaya
NeNevroz, en genel anlamıyla kaygıların, korkuların ve içsel çatışmaların yol açtığı bir ruhsal bozukluktur. Psikoloji tarihinde nevroz kavramı çok tartışılmıştır ama ortak nokta şudur: Nevrotik birey, gerçeklikten kopmaz, yani “deli” gibi algılanan bir durumda değildir. Aksine, hayatına devam eder ama içten içe hep bir kaygı, huzursuzluk ve dengesizlik hissiyle mücadele eder. Nevrozun bir özelliği de “hafif” sayılmasıdır. Buradaki hafiflik, kişinin işlevselliğini tamamen kaybetmemesini ifade eder
TR
Yahya B. Keskin

Komi Can't Communicate (Japonca: 古見さんは、コミュ症です。, romanize: Komi-san wa, Komyushou desu.), Tomohito Oda tarafından yazılan aynı adlı manga serisine dayanan, romantik komedi ve yaşamdan kesitler (slice of life) türlerindeki Japon anime televizyon dizisidir. Animasyon üretimi OLM tarafından gerçekleştirilen dizinin yapımcılığı ve planlaması Shogakukan-Shueisha Productions (ShoPro) tarafından üstlenilmiştir. Dizinin ilk iki sezonu Ekim 2021 ile Haziran 2022 tarihleri arasında yayınlanmış, uluslararas
TR
Enes Tohma
BeBeck anksiyete ölçeği (BAI/Beck Anxiety Inventory), Aaron T. Beck ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş, anksiyete belirtilerini ölçmeyi amaçlayan bir envanterdir. Ölçek, 21 maddeden oluşur. Ölçek, anksiyetenin özellikle bilişsel bileşenlerini belirlemeye odaklanmıştır. Temel amacı, psikiyatrik hasta örnekleminde anksiyete düzeyini somut bir puanla ölçebilmektir. İlk çeviri çalışmaları Nesrin H. Şahin (1992) tarafından yapılmış ve Mustafa Ulusoy (1993) tarafından Türk psikiyatri hasta örneklem
TRSeher Gökalp
SeSeçici konuşmazlık, özellikle çocukluk döneminde ortaya çıkan ve kaygıya bağlı olarak belirli durumlarda veya belirli kişilerle iletişim kuramama durumunu tanımlar. Bu durum, çocuğun sosyal etkileşimde bulunduğu ortamlarda ya da sosyal beklentilerin olduğu durumlarda konuşma becerisini engelleyebilir. Seçici konuşmazlık, dil veya konuşma bozukluğundan ziyade, çocukların kaygı ve stresle başa çıkmada yaşadıkları zorluklarla ilişkilendirilen bir kaygı bozukluğudur. Seçici konuşmazlık, çoğunlukla o
TR
Ömer Said Aydın
BeThe Beck Anxiety Inventory (BAI) is an inventory developed by Aaron T. Beck and his colleagues that aims to measure anxiety symptoms. The scale consists of 21 items. It focuses specifically on identifying the cognitive components of anxiety. Its primary purpose is to provide a concrete score for measuring anxiety levels in a psychiatric patient sample. Initial translation studies were conducted by Nesrin H. Şahin (1992), and initial validity and reliability studies were conducted by Mustafa Ulus
ENSeher Gökalp
SeSelective mutism, particularly in childhood, refers to the inability to speak in certain situations or with certain individuals due to anxiety. This condition can impede a child's ability to communicate in social settings or situations where social expectations exist. Selective mutism is not a speech or language disorder but an anxiety disorder linked to the challenges children face in managing anxiety and stress. Selective mutism typically begins during preschool years but may become more appar
EN
Ömer Said Aydın

Nomofobi, “no mobile phone phobia” ifadesinin kısaltmasıdır ve mobil cihazlardan uzak kalma ya da bu cihazlara erişememe durumunda ortaya çıkan kaygı hâlini tanımlar. Terim ilk kez 2008 yılında İngiltere’de yapılan bir araştırmada kullanılmıştır. Bu araştırmada bireylerin büyük bir kısmı cep telefonunu kaybetme, şarjının bitmesi veya sinyalin kesilmesi gibi durumlarda yoğun rahatsızlık duyduklarını ifade etmiştir. Teknolojinin hızla gelişmesi, mobil cihazların günlük yaşamdaki yerinin artması ve
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu

Netlessfobi, İngilizce “being netless phobia” ifadesinden türetilmiş olup “internetsiz kalma korkusu” anlamına gelir. Bu kavram, internete erişimin olmadığı bir ortamda bulunma durumunda bireyde kaygı, huzursuzluk ya da kontrol kaybı hissi doğması hâlini betimler. Bu korku, internetin aşırı kullanımından ziyade kişinin internet bağlantısı olmayan bir ortamda kalamaması ve internetsizlik endişesi yaşaması şeklinde tanımlanır. Netlessfobi kavramı, internetsiz olma hâlinden doğan kaygı tipi olarak
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu