
Sosyal kaygı, bireyin sosyal ortamlarda başkaları tarafından değerlendirilme, eleştirilme, küçük düşürülme ya da olumsuz algılanma korkusu yaşamasıyla ortaya çıkan yoğun bir kaygı durumudur. Bu durum özellikle topluluk önünde konuşma, sınıf içinde söz alma, yeni insanlarla tanışma, sunum yapma, kalabalık ortamlarda bulunma ya da performans gerektiren sosyal etkinliklerde daha belirgin hâle gelir. Birey bu tür durumlarda hata yapacağına, yetersiz görüneceğine ya da çevresi tarafından olumsuz değe
TRYaren Topaloğlu

Hayalet deprem algısı, bireyin gerçekte olmayan bir sarsıntıyı ve zemin titreşimini deprem yaşanıyor gibi hissetmesidir. Yani birey, herhangi bir deprem olmamasına rağmen, deprem yaşanıyormuş gibi hisseder ve bu hisle birlikte gerçek bir deprem deneyimi yaşadığını varsayar. Toplum tarafından “hayalet sarsıntı” olarak adlandırılan bu terim özellikle gerçek bir depremden sonra, yüksek stres anında ve depreme karşı sürekli tetikte olma halinde ortaya çıkar.Bu durumun varlığı yalnızca fiziksel bir s
TR
Nursena Şahin
KaKökenEski Türkçede kaygu (üzüntü, tasa) kelimesinden türemiştir. Bu sözcük, Göktürk yazıtlarında da benzer anlamda kullanılmıştır.Kullanım Alanları Psikoloji: Anksiyete ve stres gibi durumları tanımlamak için kullanılır. Felsefe ve Edebiyat: İnsan varoluşu ve düşünsel endişeleri ifade etmek için kullanılır.
TR
Esra Can
OnOntolojik güvenlik kuramı (OGK), bireyler, gruplar ve devletler gibi aktörlerin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda varoluşsal bir güvenlik arayışı içinde olduklarını ileri süren bir yaklaşımdır. Bu kuram, bireylerin “kendilik sürekliliği”ne duydukları ihtiyacı temel alarak, uluslararası ilişkilerdeki davranışları açıklamaya çalışır. Anthony Giddens’in sosyolojik çalışmaları üzerine inşa edilen OGK, güvenliği sadece maddi tehditlerin yokluğu olarak değil, aktörlerin kimliklerini koruma, anlaml
TRMehmet Fatih Argın
SeKökenFransızca sédation kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Latince sedare (yatıştırmak, sakinleştirmek) fiilinden türemiştir.Kullanım AlanlarıTıp ve Cerrahi: Küçük cerrahi müdahalelerde hastanın rahatlaması için uygulanır.Diş Hekimliği: Özellikle kaygılı veya çocuk hastalarda kullanılır.Psikiyatri: Anksiyete ve panik bozukluk tedavisinde yatıştırıcı ilaçlarla uygulanabilir.Alt Anlamlar ve Yan AnlamlarHafif Sedasyon: Hasta uyanık kalır ancak rahatlar.Orta Sedasyon: Hasta biraz uykulu hale gelir, an
TR
Ahsen Karakaş

Statü anksiyetesi, bireyin mevcut sosyal konumunu kaybetme tehlikesi veya toplumun başarı kriterlerine ulaşamayarak değersizleşme ihtimali karşısında yaşadığı derin sosyo-psikolojik kaygı olarak tanımlanmaktadır. Bireyin toplumsal hiyerarşideki yerini koruyup koruyamayacağına ilişkin bu köklü kaygı, günümüz toplumlarında giderek yaygınlaşan ve akademik literatürde çok boyutlu biçimlerde ele alınan bir olgu hâline gelmiştir.Statü ise köken olarak Latince ayakta duruş anlamına gelen "statum" kelim
TR
Nida Üstün
BeBeck anksiyete ölçeği (BAI/Beck Anxiety Inventory), Aaron T. Beck ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş, anksiyete belirtilerini ölçmeyi amaçlayan bir envanterdir. Ölçek, 21 maddeden oluşur. Ölçek, anksiyetenin özellikle bilişsel bileşenlerini belirlemeye odaklanmıştır. Temel amacı, psikiyatrik hasta örnekleminde anksiyete düzeyini somut bir puanla ölçebilmektir. İlk çeviri çalışmaları Nesrin H. Şahin (1992) tarafından yapılmış ve Mustafa Ulusoy (1993) tarafından Türk psikiyatri hasta örnekl
TRSeher Gökalp
TaKökenFransızca tachycardie “kalp atışının hızlanması” sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük Eski Yunanca taχýs (ταχύς) “hızlı” ve Eski Yunanca kardía (καρδία) “kalp” sözcüklerinin bileşiğidir.Kullanım AlanlarıTıp: Kalp ritim bozuklukları (aritmiler) başlığı altında kullanılır.
TRBelinay Başak Polat

Kaygı, zihnimizde bir fırtına gibi kopar ve beynimizin en derin köşelerindeki devreleri harekete geçirir. Bu duygu, binlerce yıl önce atalarımızın hayatta kalmasını sağlayan bir koruma kalkanıydı. Ancak bu kalkan günümüzde, aslanlardan kaçmak yerine, iş teslim tarihlerine yetişmek, sosyal beklentileri karşılamak ve belirsizliklerle mücadele etmekle değişti. Kaygı Beynimizde Nasıl İşler?Beynimizin alarma geçmesiyle amigdala harekete geçer, tehlike algısını körükler. Hipokampus geçmişi tarar, "Bu
TR
Nursena Şahin

Değişen ve gelişen Dünya 'ya yetişmeye çalışırken biz insanlar bazen bu stresten ve yoğunluktan yoruluruz ama farkına varamayabiliriz. Uzun süreli bu farkında olamayış süreci ve stres, bedenimizde psikolojik olarak aşılması gereken anksiyete sorunlarına yol açabilir.Yoğun süreçlerde günlük hayatımıza entegre olmuş bu anksiyete sorunu bizim sahip olduğumuz pek çok özelliğimizi etkileyebilir. Bunlardan en başlıca olanı uykudur. Uyku, beyin ve vücudun dinlenmek amacıyla kendini kapattığı süreçtir.V
TR
T3 Akademi