
Jung, insan ruhunu anlamak için yalnızca Batı’nın değil, dünyanın dört bir yanındaki kültürlerin bilgeliklerine de kulak veren bir düşünürdü. Onun yazılarında geçen kısa ama çarpıcı bir anekdot, aslında modern insanın ruh haline dair güçlü bir eleştiri niteliği taşır. Bir gün Jung, bir Kızılderili şefiyle sohbet eder. Sohbet sırasında şef, gözlemlediği beyaz insan tipini şu sözlerle tanımlar: “Beyaz adamın yüzü gergin, bakışları sabit, davranışları kaba. Onlar daima bir şey arıyorlar. Neyi aradı
TR
Nursena Şahin

Günümüzün hızlı akan yaşamında zaman adeta elimizden kayıp gidiyor. Sabah uyandığımızda aklımızda onlarca iş, mesaj, yapılacaklar listesiyle başlıyoruz güne; akşam olduğunda ise sanki hiç durmamış, yaşanmamış bir günün yorgunluğunu taşıyoruz üzerimizde. Peki, hiç düşündünüz mü, gerçekten yaşadığımız anın içinde miyiz? Yoksa hayat, bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden akıp giderken biz sadece izleyen mi oluyoruz? Yavaşlamanın Gücü Yavaşlamak… Belki de modern çağın en az yapılan ama en çok ih
TR
Hatice Mehlika Biten

Kahve henüz sıcakken bitirildi. Bardaktan yükselen buhar hâlâ havadaydı ama masadaki kişi çoktan kalkmıştı. Gideceği yere geç kalmıyordu aslında. Ortada gerçek bir telaş da yoktu. Yine de her şey biraz hızlı olmuştu. Kahvenin tadı tam hatırlanmıyordu. Pencerenin dışındaki yağmur fark edilmemişti. Masanın yanından geçen insanların yüzleri seçilmemişti. Kahve içilmişti ama sanki yaşanmamıştı. Günün geri kalanında bu durumun üzerinde durulmadı elbette. Çünkü hayatın içinde buna benzeyen yüzlerce kü
TR
Ebrar Sıla Peri
NeBir kedinin başını okşamak Selam söylemek bir tanıdığa Sahil kenarında çimlerin üzerine oturmak Uçuşan martıların sesine kulak vermek Ne güzel bir his Sakin, usulca ve bir o kadar itinayla yaşamak Gökyüzüne bakarken tefekküre dalmak Her daldaki tomurcuğa, istisnasız her birine nezaket göstermek Öyle paldır küldür kaldırımlarda yürümek değil Bir karıncayı incitmeyecek eda ile Sabırlı ve dikkatli yaşamak Ne güzel bir his Ne güzel bir his, anda olmak Yarına endişe duyarak günü ziyan etmemek Dünü te
TRİrem Kırmıt
BaBazı anların içindeyken onların sıradan olduğunu düşünürüz. O an geçer gider, biz de fark etmeden hayatın telaşına karışırız. Oysa insan çoğu şeyin değerini kaybettikten sonra anlıyor. Bir masada edilen sohbetin, birinin gözlerinin içine bakarak gülmenin, eve dönerken hissedilen huzurun ya da sadece sessizce geçirilen bir akşamın bile aslında ne kadar özel olduğunu çok sonradan fark ediyoruz. Çünkü hayat bazen büyük mucizelerde değil, bir daha tekrarlanmayacak küçücük anlarda saklıdır. Belki de
TR
Zeynepnur Karagülle