
"Her Bakan Göremez" İnsanız hepimiz; her yeni gün, her yeni an yeni şeylere, yeni yerlere bakıyoruz ama ne kadarını görebiliyoruz? Gözlerimizin önünden akıp giden bu devasa görüntü selinde, kaç detay kalbimize dokunuyor ya da kaç hikaye zihnimizde bir iz bırakıyor? Günün Olağan Akışında İstanbul (Fotoğraf: Muhammet Emin Bakır) " image-element-format="right" image-height="853" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/03/23/84QjV2gQUvpNoTz6SkHdHJDLcNA6gz08.jpeg" image-width="1280"&
TR
Muhammet Emin BAKIR
GüSon yıllarda sosyal medyada dikkat çeken bir alışkanlık ortaya çıktı: sıradan anları özel bir hikâyeye dönüştürmek. Sabah kahvesi hazırlarken çekilen videolar, yağmurlu bir günde pencere kenarında kitap okumak, gün batımını izlerken kaydedilen kısa görüntüler ya da evde geçirilen sakin bir günü estetik bir düzen içinde paylaşmak artık oldukça yaygın. Eskiden günlük rutinin sıradan parçaları olarak görülen bu anlar, bugün daha dikkatli seçilmiş kareler ve romantik bir bakış açısıyla sunuluyor. İn
TR
Ebrar Sıla Peri
AnKöken Anbean kelimesi, Arapça ve Farsça ögelerin birleşmesiyle oluşmuş bir zaman zarfıdır. Kelime, Arapçada "şimdiki zaman" veya "geçmişle gelecek arasındaki süre" anlamına gelen ān sözcüğü ile Farsçada "ile, beraber, yanında" anlamlarına gelen be (veya ba) edatının birleşimiyle (ān+be+ān) kurulmuştur. Farsça be edatı, Orta Farsçadaki ''karşı, karşı karşıya'' anlamındaki pad sözcüğüne, o da Eski Farsçadaki pati- ve Avestacadaki paiti- sözcüklerinden evrilmiştir. Yapısal olarak "an be an" yani "a
TR
Tuğba Aygün