
Güneş kursu, Eski Anadolu uygarlıkları arasında özellikle Hatti ve Hitit toplumlarında görülen, güneşi ve evreni simgeleyen sembolik bir ritüel objesidir. Çoğunlukla tunçtan yapılan bu objeler, dinî törenlerde kullanılmış ve genellikle boğa boynuzu üzerinde taşınan bir sembol biçiminde tasarlanmıştır. Güneş kursları, erken dönem Anadolu halklarının doğa olaylarını kutsal sayarak simgeselleştirdiği inanç dünyalarının önemli bir parçası olarak değerlendirilir.Hatti ve Hitit Kültürlerinde Güneş Kur
TR
Emine Erdal

Aksaray Müzesi, Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesi’nde, Kapadokya’nın giriş kapısı olarak nitelendirilen Aksaray il merkezinde yer alan ve Anadolu uygarlıklarının binlerce yıllık tarihine ışık tutan bir kültürel kuruluştur. İlk olarak 1969 yılında Karamanoğlu Beyliği dönemine ait tarihî bir yapı olan Zinciriye Medresesi'nde kurulan müze, 2006 yılında modern bir binaya taşınmış, 2014 yılında ise kronolojik sergi düzeniyle yeniden teşhir edilerek ziyarete açılmıştır.Konum ve Mimari YapıMüze, Hacılar H
TR
Sıla Ayas

Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en köklü müzelerinden biri olup, Yukarı Mezopotamya ile Anadolu arasındaki tarihsel etkileşimi belgeleyen arkeolojik eserleri barındırmaktadır. Müze, özellikle Diyarbakır ve çevresinde gerçekleştirilen kazılardan elde edilen buluntular sayesinde, bölgenin tarihsel sürekliliğini Paleolitik dönemden Osmanlı dönemine kadar kesintisiz biçimde izleme imkânı sunar.Diyarbakır’ın tarih boyunca önemli bir yerleşim merkezi olması, müze koleksiyonu
TRSevda Baş

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Nerede?Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara’nın Ulus semtinde, tarihi Ankara Kalesi’nin dış duvarlarının güneydoğusunda yer alır. Müze, geçmişte farklı amaçlarla kullanılan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han adlı iki Osmanlı yapısının restore edilmesiyle oluşturulmuştur.Atatürk’ün isteğiyle Anadolu’nun dört bir yanından toplanan eserlerin sergilenmesi için uzun süren bir yenileme çalışmasının ardından 1968 yılında bugünkü haline kavuşmuştur.Neden Önemlidir?Bu müze
TR
Hikmet Can Urhan

Hititler, tarih sahnesine çıktıkları dönemde Anadolu coğrafyasında Hint-Avrupa kökenli bir halk olarak dikkat çekmişlerdir. Kökenleri kesin olarak tespit edilememekle birlikte, dilbilimsel ve arkeolojik veriler ışığında Hititlerin, MÖ. 3. binyılın sonlarına doğru Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya göç ettikleri görüşü yaygınlık kazanmıştır. Bu göç süreci, Anadolu’nun etnik ve kültürel yapısında derin değişimlere yol açan uzun vadeli bir dönüşüm hareketidir.Hititler, Anadolu’ya geldiklerinde burada y
TR
Yahya B. Keskin