
Mızraklı İlmihal, İslam dünyasındaki klasik ilmihal eserlerinden biridir. Dergâh Yayınları’nın “Türk Klasikleri” serisi kapsamında yayımlanan bu edisyon, Prof. Dr. İsmail Kara tarafından yayıma hazırlanmıştır. Eser, Müslüman bireyin günlük ibadetlerini, inanç esaslarını ve ahlaki sorumluluklarını sade bir dille anlatan temel bir dinî rehber niteliği taşımaktadır. İlk olarak 1989 yılında Dergâh Yayınları tarafından yayımlanan kitap, 256 sayfadan oluşmakta olup Temmuz 2023 itibarıyla 13. baskısına
TR
Muhammed Samed Acar
Sözlükte “işitmek, duymak, bir dileği kabul etmek, anlamak; duyurmak” mânalarındaki sem‘ kökünden türeyen semî‘ “işiten” demektir. Allah’a nisbet edildiğinde “işitilmeye konu teşkil eden her şeyi işiten” diye açıklanır. Allah’ın işitmesi kulak gibi bir organa veya araca bağlı değildir (İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “smʿ” md.; Lisânü’l-ʿArab, “smʿ” md.). Sem‘ kavramı sekiz âyette zât-ı ilâhiyyeye nisbet edilmiş olup bunların ikisinde “işittirmek, duyurmak” anlamında “if‘âl” kalıbı, bir âyette, “O’nun i
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “işitmek, duymak; birinin arzu ve dileğini kabul etmek, anlamak; duyurmak” mânalarına gelen sem‘, terim olarak “Allah’ın işitilmeye konu teşkil eden her şeyi tam bir yetkinlikle işitmesi” diye tanımlanır. O’nun işitmesi herhangi bir organ veya vasıtaya bağlı değildir (İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “smʿ” md.; Lisânü’l-ʿArab, “smʿ” md.). Sem‘ kavramı, Kur’ân-ı Kerîm’de bu kökten türeyen çeşitli kelimelerle birçok âyette Allah’a nisbet edilmiştir. Bu zengin kullanım söz konusu sıfatın içerdiği a
TRİslam Ansiklopedisi
Ebü’l-Muîn en-Nesefî’nin, Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin hem hocası hem ders arkadaşı olduğu yolundaki kayıtları dikkate alınırsa Semerkant’ta III. (IX.) yüzyılın ilk yarısında doğduğu söylenebilir. Tabakat kitapları Sa‘d b. Ubâde’nin soyundan geldiği hususunda görüş birliği içindedir. Nesefî’nin verdiği soy zincirine göre İyâzî onuncu göbekte Sa‘d b. Ubâde’ye ulaşmaktadır. Kaynaklar, İyâzî’nin Mâtürîdî ile birlikte Ebû Bekir el-Cûzcânî’den ders aldığını kaydeder; İyâzî, ancak o devrin diğer âlimler
TRİslam Ansiklopedisi
İbn Ebû Eyyûb diye de bilinir. Hayatı ve ilmî faaliyetleri hakkında fazla bilgi yoktur. Muhtemelen IV. (X.) yüzyılın ortalarından sonra Nîşâbur’da doğdu. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. İbn Fûrek’in öğrencisi oldu ve İslâm ilimlerini ondan öğrenerek tahsilini bitirdi. Üstün zekâsı ve gayreti yanında takvâsı ile de hocasının takdirini kazandı ve büyük kızıyla evlendi. Bu evlilikten, kaynaklarda yanlışlıkla İbn Fûrek’e atfedilen en-Niẓâmî fî uṣûli’d-dîn adlı eserin müellifi olan Ebû Bekir el-F
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “doğru ve düzgün olmak” anlamındaki svy (siven سِوًى) kökünden türeyen istivâ “mutedil, düzgün ve eşit olmak; karar kılmak, oturup yerleşmek; yönelmek, yukarı çıkmak; hâkim olmak, tahta oturmak” gibi mânalara gelir. İstivâ kavramı yedi âyette arşa, iki yerde semâya yönelik bir fiil olarak Allah’a nisbet edilmiştir. Bu âyetlerde belirtildiğine göre Allah yeri yarattıktan sonra gökleri yaratmaya yönelip onları yedi olarak düzenlemiş, sonra da arşa istivâ etmiştir. İstivâ Hz. Mûsâ’nın olgu
TRİslam Ansiklopedisi
“Doğru yolu bulmak; yol göstermek, rehberlik etmek” anlamındaki hüdâ (hedy, hidâyet) kökünden türemiş bir sıfat olup “yol gösteren, hayır ve mutluluk veren bir hedefe rehberlik eden” mânasına gelir. Kur’ân-ı Kerîm’de birçok yerde Allah’a nisbet edilen hidâyet kavramının kullanılışını göz önünde bulunduran âlimler hâdî isminin mânasını, “insana hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan akıl, muhakeme ve zaruri bilgileri veren; ebedî mutluluğunu sağlayacak mânevî yolu ona gösteren” şeklinde iki no
TRİslam Ansiklopedisi
Mısır’ın Menûfiye bölgesindeki Bâcûr köyünde 1198’de (1783) doğdu. İlk öğrenimini babasının yanında yaptıktan sonra tahsiline Ezher’de devam etmek üzere Kahire’ye gitti (1797). Bir yıl sonra Fransızlar burayı işgal edince Cîze’ye geçerek bir müddet orada kaldı. İşgal sona erince Kahire’ye dönüp Ezher’deki öğrenimini sürdürdü. Devrin meşhur âlimlerinden Muhammed el-Emîr el-Kebîr, Abdullah eş-Şerkāvî, Muhammed el-Fedâlî ve Hasan el-Kuveysinî’nin derslerine devam etti. Zeki bir öğrenci olan Bâcûrî
TRİslam Ansiklopedisi
Malay yarımadasının kuzeydoğu sahilindeki Patani şehrindendir. Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Mekke’ye gidip yerleştiği, Şettâriyye tarikatına mensup olduğu ve halk arasında Şeyh Dâvûd Patani diye anıldığı bilinmektedir. Fetânî’nin telif çalışmaları yanında en büyük hizmeti, çok sayıda önemli İslâmî metni bir dizi halinde Malay diline tercüme edip Budistler’in hâkimiyetinde bulunan Patani müslümanlarının istifadesine sunmuş olmasıdır. Ölüm tarihi kesin olarak belli olmamakla birlikte 1259
TRİslam Ansiklopedisi
1198’de (1784) Ahsâ’da doğdu. Fıkıh, hadis ve akaid ilimlerinde birçok âlim yetiştiren Molla ailesine mensuptur. Büyük dedelerinden Şeyh Ali, X. (XVI.) yüzyılın ortalarında Gaziantep’ten Suudi Arabistan’ın doğu kesimindeki Ahsâ şehrine göç etmiştir. Küçük yaşta babasını kaybeden Ahsâî on yaşında iken hıfzını tamamladı. Amcaları Abdurrahman ve Ahmed başta olmak üzere Ahsâ ulemâsından ders aldı. Amcaları ile Ebû Bekir Hüseyin b. Gannâm el-Ahsâî’den fıkıh ve nahiv, Abdullah b. Ahmed el-Ca‘ferî’den
TRİslam Ansiklopedisi