Milâdî 570-580 yılları arasında Medine’de doğdu. Aslen Kuzey Arabistan’da yaşayan Belî kabilesinden geldiği ve Medine’ye Evs kabilesi boylarından birinin antlaşmalısı (halîf) olarak yerleştiği rivayet edilmişse de Uveym, Kubâ’nın sakinleri Evs kabilesinin Amr b. Avf oğullarındandır. Babası kabilenin ileri gelenlerindendi; annesi aynı kabileden Umeyre bint Sâlim b. Seleme’dir. Mekke’de Hz. Peygamber’le ilk defa görüşüp İslâm’ı kabul eden Medineliler’den birinin Uveym b. Sâide olduğu nakledilir. V
TRİslam Ansiklopedisi
Medine’de doğdu. Hazrec kabilesinin Âmir b. Züreykoğulları kolundan olup İslâm’a ilk giren Medineliler’dendir. Akabe biatlarından önce, Medine’nin ileri gelenlerinden olan ve tevhid inancıyla bilinen Es‘ad b. Zürâre ile bir konuda ihtilâfa düşmüşler, bu ihtilâfı halletmek için Mekke’ye giderek müşriklerden Utbe b. Rebîa’nın hakemliğine başvurmuşlardı. Utbe, onlara peygamberlik iddiasında bulunan Muhammed’in Mekkeliler’i gereksiz şeylerle meşgul ettiğini söylemiş ve ondan uzak durmalarını tavsiye
TRİslam Ansiklopedisi
Milâdî 598 yılı civarında Yesrib’de (Medine) doğdu. Câhiliye devrinde künyesi Ebû Bişr iken Resûlullah ona büyük oğlu Abdullah sebebiyle Ebû Abdullah künyesini vermiş, diğer oğullarından dolayı Ebû Abdurrahman, Ebû Muhammed künyeleriyle ve Hazrec’in Benî Selime koluna mensup olduğu için Selemî nisbesiyle de anılmıştır. Babası Mâlik, İslâm’dan önce Yesrib’in önde gelen şahsiyetlerinden olup Evs ile Hazrec arasında yıllarca süren savaşlarda yiğitliğiyle önemli işler başarmış bir şairdi. Babasının
TRİslam Ansiklopedisi
Ensâr kelimesi, “yardım etmek” anlamındaki nasr kökünden türeyen nasîr veya nâsır sıfatının çoğulu olup ism-i mensubu ensârîdir. İslâm literatüründe ensar, Hz. Peygamber’i ve muhacirleri yurtlarında barındırmak ve korumak suretiyle onlara büyük yardımda bulunan Evs ve Hazrec kabilelerine mensup Yesribli (Medineli) müslümanlar için kullanılmıştır. Enes b. Mâlik’in belirttiğine göre bu isim ilk defa Kur’ân-ı Kerîm’de yer almıştır (Buhârî, “Menâḳıbü’l-enṣâr”, 1). Ensar bu anlamıyla Kur’an’da iki ây
TRİslam Ansiklopedisi