
Kimyâ-yı Saâdet (The Alchemy of Happiness), written by Imam al-Ghazālī, is a condensed and simplified adaptation of his magnum opus Ihyā’ ‘Ulūm al-Dīn. The work explains the fundamental moral and religious principles necessary for attaining spiritual maturity. Topics such as self-knowledge, purification of the soul, articles of faith, the significance of worship, belief in the hereafter, states of the heart and soul, repentance, and spiritual cleansing are discussed in depth. Al-Ghazālī emphasiz
EN
Hüsnü Umut Okur
MüKöken Müeddep, Arapça ˀdb kökünden türemiş olan muʾaddab مؤدّب kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Arapçada “görgü, terbiye, edep” anlamına gelen adab أدب sözcüğünden türetilmiş olup terbiye edilmiş, edepli ve görgülü kimseyi ifade eder. Kullanım Alanları Günlük Dil: Saygılı, görgülü ve terbiyeli davranışları ifade etmek için kullanılır. Edebiyat: Karakterlerin ahlaki özelliklerini, nezaketini ve toplum içindeki duruşunu betimlemek amacıyla tercih edilir. Sosyal Yaşam: İnsan ilişkilerind
TR
Fatmanur Mavibaş

Barış Manço, Türk müzik tarihi içerisinde geleneksel kaynakları özgün bir formda yorumlayarak müziği bir mesaj iletme aracı olarak etkin bir biçimde kullanan, sadece müziğiyle değil yaşantısı ve kılık kıyafetiyle de ön plana çıkan özgün bir sanatçıdır. Bir toplumun maddi ve manevi varlığı ile yazılı ve sözlü değerlerini oluşturan kültürel mirasın aktarımını ve korunmasını sağlayan dil ve kültür öğretimi, insanın ve toplumların gelişmesinde hayati bir önem taşımaktadır. Barış Manço'nun Sanatçı Ki
TR
Gözde Cabadak

Naruto: Shippūden, Masashi Kishimoto'nun Naruto manga serisinden uyarlanan ve 2007-2017 yılları arasında yayınlanan bir Japon animasyon dizisidir. Orijinal serinin devamı niteliğindeki bu yapım, Naruto Uzumaki'nin eğitim sürecini tamamlayıp köyüne dönüşüyle başlayan olayları konu almaktadır. Genel Bakış ve Yayın Geçmişi Masashi Kishimoto'nun eserinden uyarlanan ilk seri olan Naruto, 2002 ile 2007 yılları arasında yayınlanmıştır. Naruto: Shippūden ise bu hikayenin devamı olarak 2007 yılında başla
TR
Berkay Çalışkan

John Stuart Mill (20 Mayıs 1806, Londra – 7 Mayıs 1873, Avignon), 19. yüzyıl Batı felsefesinin en etkili düşünürlerinden biridir. Ahlâk felsefesi, siyaset felsefesi, hukuk teorisi ve özgürlük düşüncesi alanlarında geliştirdiği kavramsal çerçeve, modern liberal düşüncenin teorik temelini oluşturmuştur. Mill, bireyi yalnızca toplumsal faydanın bir aracı olarak değil, ahlâkî ve entelektüel gelişimi başlı başına değer taşıyan bir varlık olarak ele almıştır. Gençliği ve Eğitimi Çocukluk ve Gençlik Jo
TRFatma KOÇ

Artık teknoloji yalnızca hayatımızı kolaylaştırmıyor; doğrudan bedenimize ve varoluşumuza müdahale ediyor. Yapay zekâ, gen düzenleme teknikleri (CRISPR), kök hücre çalışmaları, klonlama, yapay rahim projeleri ve insanı biyolojik olarak "geliştirme" iddiası taşıyan transhümanist yaklaşımlar… Tüm bu gelişmeler bize tek bir soruyu yeniden sorduruyor: İnsan bu kadar müdahale edebiliyorken, sınır nerede başlamalı? Bu soru yalnızca bilimsel bir mesele değildir. Aynı zamanda ahlaki, felsefi ve metafizi
TR
Veysel Eliş
HiKöken Hilm kelimesi Arapça ḥlm kökünden türeyen ḥilm (حلم) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Arapçada “yumuşaklık, yavaşlık, evcillik” anlamlarını taşıyan bu kelime, ḥaluma (حلم) “yumuşadı, yumuşak huylu oldu” fiilinden türemiş olup fiʿl vezninde bir isimdir. Kullanım Alanları Ahlâk ve tasavvuf dili: İnsanın öfkesini yenmesi, yumuşak huylu ve bağışlayıcı davranması gibi erdemleri ifade etmek için kullanılır. Klasik metinler ve nasihat geleneği: Ahlâkî öğütlerde kişinin sükûnetini koruması ve ölçül
TR
Rabia Bayrak

Bir otonom aracın çarpışma anında verdiği ani manevrayı düşünün. Ya da bir kredi başvurusunu reddeden algoritmanın kararını. Ya da bir savaş alanında hedef önceliklendirmesi yapan bir sistem. Bu senaryoların ortak noktası şu: bir "karar" var, bir "sonuç" var, ama geleneksel anlamda bir "fail" yok. Kararı veren şey ne pişmanlık duyabilir, ne hesap verebilir, ne de cezalandırılabilir. İnsan zihni binlerce yıldır sorumluluğu bir özneye bağlamak üzere evrildi. Bir şey ters gittiğinde sorduğumuz ilk
TR
Ömer Said Aydın
EfKöken Efdal (ﺍﻓﻀﻞ) kelimesi, Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “fazîletli olmak” anlamına gelen faḍl kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Klasik Arapça ve Osmanlıca Metinler: “Efdal”, özellikle dinî, ahlaki ve felsefî metinlerde, erdemli olanı, ahlaken üstün olanı tanımlamak için kullanılır. İslamî literatürde sahabe, peygamberler veya alimler arasında “efdal” olanı belirlemek için tercih edilir. Ahlak ve Erdem Üzerine Yazılar: Ahlaki değerler, faziletli davranışlar veya yüksek kişilik
TR
Tuğba Aygün
Sözlükte “pis olmak; çirkin bir fiil işlemek” anlamlarındaki reces (recâset) masdarından türemiş bir isim olan rics kelimesi “pis olan şey, pislik” demektir. Bu mânadan hareketle başta küfür olmak üzere kötü fiillere rics denildiği gibi bu fiillerin doğurduğu lânet, azap vb. için de aynı kelime kullanılır (Lisânü’l-ʿArab, “rcs” md.). Râgıb el-İsfahânî doğası itibariyle akıl açısından, din açısından ve bunların hepsi bakımından olmak üzere dört türlü ricsten söz edilebileceğini belirtir. Bunlar i
TRİslam Ansiklopedisi