
Ne kadar çok şey için ne kadar çok duygu yaşıyoruz, öyle değil mi? Gelecek kaygısı, günlük duygu geçişleri, geçici olduğunu bildiğimiz dünyalıklara yeri geldiğinde hüzün, yeri geldiğinde öfke, yeri geldiğinde ise heyecan ve mutluluk ve de nicesi... Bazen öyle dalıyoruz ki bunlara sanırım zaman zaman haddimizi aşıyoruz. Dünyayı yaratan, gözeten ve nasibi asıl verenin bizi yaratan ve merhameti sonsuz kelimesinin yetersiz kalacak kadar çok olan Allah'a ait olduğunun algısını zaman zaman kaybedebili
TR
Merve Temiz

Ahiret (Arapça: الآخرة), kelime kökeni itibarıyla "sonra gelen, sonuncu, son" anlamlarına gelen "âhir" kelimesinin müennesi olup; dini ve felsefi terminolojide dünya hayatını takip eden, bedensel ölümle başlayıp ebediyen süreceğine inanılan ikinci hayat evresini ifade eder. Kavramsal olarak ahiret, sadece bir sonu değil, aynı zamanda insanın dünyadaki eylemlerinin ahlaki ve hukuki bilançosunun çıkarılacağı mutlak adalet sürecini temsil eder. İslam teolojisi başta olmak üzere pek çok inanç sistem
TRFerhat Çelik
ArKökenAraf kelimesi, Arapça aʿrāf (أعراف) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Arapça ʿurf (عرف) “yüksek yer, çıkıntı” anlamına gelen kelimenin çoğuludur. Kur’an’da geçen bu terim, cennet ile cehennem arasında yer alan bir “yükseklik, sınır” anlamında kullanılmıştır. Zamanla Türkçede hem dini hem mecazî anlamlar kazanmıştır.Kullanım AlanlarıDini (İslam İnancı): Ahirette sevap ve günahları eşit olanların kalacağı, cennetle cehennem arasında yer alan geçici bekleme yeri.Günlük Dil – Mecaz: İk
TR
Salih Gölcük
MeKökenArapça maqbar (kabir, gömülen yer) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Osmanlı Türkçesinde mezâr biçiminde kullanılmış, zamanla bugünkü şeklini almıştır.Kullanım AlanlarıDin ve İnanç: Ahiret inancı ve ölümle ilgili ritüellerde yer alır.Edebiyat ve Şiir: Ölüm, ayrılık ve fanilik üzerine yazılan eserlerde sıkça kullanılır.Tarih ve Kültür: Önemli kişilerin mezarları, kültürel ve tarihi miras olarak kabul edilir.
TR
Hümeyra Yılmaz