
Giresun’da meydana gelen ve Eşref Gedikali’nin ölümüyle sonuçlanan cinayet olayı etrafında şekillenen Eşref Bey Türküsü, sözlü kültür ortamında yakılan ağıtların zamanla kalıplaşarak türkü formuna dönüşmüş örneklerinden biridir. Olayla İlgisi Eşref Bey Türküsü, Giresun’un Piraziz ilçesinde doğan ve Gedikalizade ailesine mensup olan Eşref Gedikali’nin öldürülmesiyle doğrudan ilişkilidir【1】. Giresun merkezde Camlı Sokak’ta (günümüzde Fatih Caddesi) abisiyle birlikte fındık fabrikası işleten Eşref
TR
Ayşenur Doğan
Be“Kalkan ile Kapı Taşın Arası” (Kalkan ile Kaputaş’ın Arası”) is a Turkish folk song in the lament genre, originating from the Kalkan region of the Kaş district in Antalya Province. Although the song is commonly associated in oral culture and on social media with workers who died during the construction of the Kaputaş Road, the testimonies of the source informant and official records indicate that the origin story of the song rests on a different foundation. The song is registered in the TRT Turk
EN
Beyza Nur YILDIZ

Ağıt, genellikle bir ölümün ya da insanları derinden etkileyen acı ve üzücü bir olayın ardından söylenen halk türküsüdür. Ağıtlarda insanlar yaşadıkları üzüntüyü, korkuyu ve çaresizliği ezgili sözlerle dile getirir. Ağıtlar, geçmişte yaşanan olayları hatırlatır ve toplumun duygularını yansıtır. Bu nedenle çocukların kültürünü, tarihini ve geleneklerini tanıması açısından önemlidir. Ağıt Ne Anlatır? Ağıtlar çoğunlukla ölüm üzerine söylenir. Bunun yanında hastalık, savaş, ayrılık ve büyük felaketl
TR
Nursena Güller
Ka“Kalkan ile Kapı Taşın Arası (Kalkan ile Kaputaş’ın Arası)”, Antalya ilinin Kaş ilçesine bağlı Kalkan yöresine ait, ağıt türünde bir Türk halk türküsüdür. Eser, sözlü kültürde ve sosyal medyada Kaputaş Yolu inşaatında ölen işçilerle ilişkilendirilse de, kaynak kişinin aktarımları ve resmi kayıtlar eserin ortaya çıkış hikayesinin farklı bir temele dayandığını göstermektedir. Türkü, TRT Türk Halk Müziği repertuvarına 4111 numara ile kayıtlıdır. Kalkan ile Kaputaş’ın Arası Türküsü - (TRT Avaz) " yo
TR
Beyza Nur YILDIZ

Bazı türküler vardır; yalnızca söylenmez, yaşanır. Hüseynik Türküsü de onlardan biridir. Elazığ’ın kadim yerleşimi Harput’tan yükselen bu ezgi, bir aşkın yarım kalmışlığını anlatırken, aynı zamanda bir toplumun ortak acısını da dile getirir. Bir insanın ölümüyle başlayan hikâye, zamanla bir halkın hafızasında yer eden güçlü bir kültürel simgeye dönüşür. Halk müziği, çoğu zaman yazılı tarihin söyleyemediklerini söyler. Acıyı, özlemi, kaybı ve direnci yalın ama derin bir dille aktarır. Hüseynik Tü
TR
Sena Nur Dündar

A Cigarette Smokes at the Top of the Juniper Tree, also known as “Ziya’s Lament,” “Ziya’s Ballad,” “Ziya’s Horse,” and “They Plucked the Unripe Fruit from the Branch,” is an anonymous folk song and lament from the Yozgat region. After the young Ziya’s death, his fiancée Fikriye composed this lament, which over time was adopted by the public and performed as a folk ballad. The Story of the Ballad The tragic events that gave rise to this work are based on accounts from Ziya and Fikriye’s family me
EN
Elif Laçin
Be“Bebeğin Beşiği Çamdan”, Anadolu’nun farklı bölgelerinde söylenen, ninni ile ağıt arasında duran anonim bir halk türküsüdür. Türkünün sözleri ve ona eşlik eden hikâye, yazılı bir metne dayanmaktan çok, sözlü kültür içinde şekillenmiş; kuşaktan kuşağa aktarılırken farklı anlatım biçimleri kazanmıştır. Bu nedenle türkü, tek bir kesin olaya bağlanmaktan ziyade, halk hafızasında yer eden ortak bir kayıp ve yas duygusunu yansıtır. Anlatıların çeşitliliği de bu ortak hafızanın doğal bir sonucu olarak
TR
Kübra Ebrar Demir

Çamlığın Başında Tüter Bir Tütün, "Ziya'nın Ağıdı", "Ziya Türküsü", "Ziya'nın Atı" ve "Ham Meyvayı Kopardılar Dalından" gibi isimlerle de anılan, Yozgat yöresine ait anonim bir türkü ve ağıttır. Genç yaşta vefat eden Ziya'nın ardından nişanlısı Fikriye tarafından yakılan bu ağıt, zamanla halk tarafından benimsenerek türkü formunda icra edilmiştir. Türkünün Hikayesi Eserin ortaya çıkmasına neden olan trajik olaylar, Ziya ve Fikriye'nin aile üyeleri ile sahadaki canlı tanıkların aktarımlarına daya
TR
Elif Laçin

Köken Mersiye kelimesi (ﻣﺮﺛﻴﻪ) Arapça kökenli bir kelimedir. Kelime, anlamı korunarak Arapçadan Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Divan ve Tasavvuf Edebiyatı: Mersiye, Divan şairlerinin sıkça başvurduğu bir nazım türüdür. Özellikle tanınmış kişilerin, devlet büyüklerinin veya dinî şahsiyetlerin ölümünden sonra kaleme alınır. Alevî-Bektaşî Kültürü ve Dinî Törenler: Hz. Hüseyin için yazılan mersiyeler, Alevî-Bektaşî geleneğinde Muharrem ayında yas törenlerinde okunur. Bu metinler çoğu zaman be
TR
Hasan Karabulut