---
title: Rachel Corrie
slug: rachel-corrie-4
url: /detay/rachel-corrie-4
type: biography
language: Türkçe
entity:
  primary: Rachel Corrie
  type: biography
  disambiguation: Rachel Corrie: Filistin'de insan hakları savunucusu, İsrail buldozeri tarafından hayatını kaybetti. Aktivist ve yazar.
  categories:
    - name: Genel Kültür
      slug: genel-kultur
      url: /kategori/genel-kultur
  tags:
    - RachelCorrie
    - AyşenurEzgi
author: Fatih Er
created_at: 2024-12-03T11:46:05.529308+03:00
updated_at: 2026-03-16T15:31:58.137004+03:00
image: https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/03/16/1ocnjm4snU4pHLruIC2U6fJbO3hXZc9R.png
---

# Rachel Corrie

> Rachel Aliene Corrie (10 Nisan 1979- 16 Mart 2003), şiddet karşıtı bir aktivist ve yazar.

> Rachel Aliene Corrie (10 Nisan 1979- 16 Mart 2003), şiddet karşıtı bir aktivist ve yazar.

<!-- CONTEXT: KURE Information Cards for "Rachel Corrie" -->

## KURE Information Cards

![photo_2026-03-16_15-00-38.jpg](https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/03/16/3czPOOZwdwfjYVkaDEmDat7eclOXIXJB.jpg)
*Rachel Corrie*

| Field | Value |
|-------|-------|
| Ölüm Yeri(Metin) | Refah, Gazze Şeridi |
| Doğum Yeri(Metin) | Olympia, Washington, ABD |
| Meslek(ler) | İnsan Hakları Aktivisti |
| Anısına Kurulan Kuruluş | Rachel Corrie Barış ve Adalet Vakfı |
| custom_key_1259507 | 2003-03-16 |
| custom_key_1259505 | 1979-04-10 |

<!-- CONTEXT: Article Content for "Rachel Corrie" -->

## Article Content

Rachel Aliene Corrie (10 [Nisan](/tr/detay/nisan-748390/llms.txt) 1979- 16 [Mart](/tr/detay/mart-749833/llms.txt) 2003), şiddet karşıtı bir aktivist ve [yazar](/tr/detay/yazar-749526/llms.txt)dır. 2003 [Ocak](/tr/detay/ocak-2/llms.txt) ayında İsrail askeri güçlerinin Mısır sınırındaki evleri yıkmasına karşı protesto gösterileri düzenlemek amacı ile [Gazze](/tr/detay/gazze-2/llms.txt)'nin [Refah](/tr/detay/refah-749604/llms.txt) bölgesine yerleşti. 16 Mart 2003 tarihinde ise İsrail askeri buldozeri tarafından ezilerek hayatını kaybetti.

### **Eğitim Hayatı**

10 Nisan 1979’da Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington eyaletine bağlı Olympia kentinde doğdu ve burada büyüdü. Annesi Cindy Corrie ve babası Craig Corrie, Rachel’ı “insanlara karşı sevgi ve merhamet duygusuyla dolu” bir çocuk olarak tanımlarken; arkadaşları onu atletik yapılı, açık sarı saçlı, düşünceli ve zeki bakışlara sahip biri olarak hatırlamaktadır.

Rachel Corrie’yi yakından tanıyan kişiler, onun yardımsever bir kalple doğmuş nadir insanlardan biri olduğunu ifade etmektedir.

İlkokul yıllarında Corrie, ileride bir yardım gönüllüsü olmak istediğini dile getirmiştir. İlk toplu eylemini de aynı yıllarda[okul](/tr/detay/okul-2/llms.txt) arkadaşlarını örgütleyerek Capital Lisesi'nde öğretmenlerine karşı gerçekleştirmiştir.

### **Üniversite Dönemi ve Gönüllü Faaliyetleri**

Evergreen State College’da eğitime başladığı dönemde ise Washington Eyaleti Koruma Kolu’nda görev almıştır. Bu süreçte üç yıl boyunca çeşitli akıl hastanelerinde bulunan hastaların ihtiyaçlarının karşılanması ve haklarının savunulması için gönüllü faaliyetlerde bulunmuştur.

### **Filistin’deki Aktivizmi**

Corrie, kendi ülkesinde yaşanan insan hakları ihlallerinin yanı sıra o [dönem](/tr/detay/donem-3/llms.txt) de [dünya](/tr/detay/dunya-2/llms.txt) gündemini meşgul eden Filistin meselesiyle de yakından ilgileniyordu. 2003 yılının ilk haftalarında bir dayanışma programı aracılığıyla Filistin’e gitme kararı aldı. Amacı, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da uyguladığı insan hakları ihlallerini uluslararası kamuoyuna duyurmaktı.

Amerikalı genç aktivist, 22 Ocak 2003’te Filistin’e ulaştı. Birleşmiş Milletler raporlarına göre o tarihte Refah’ta 582 ev yıkılmış, 5 binden fazla kişi evsiz kalmıştı. İsrail ordusu sadece Refah bölgesinde 78’i [çocuk](/tr/detay/cocuk-2/llms.txt) 240 Filistinliyi öldürmüş ve Gazze’ye yönelik saldırılarına aralıksız devam ediyordu. 

#### **Refah’taki Çalışmaları**

Corrie, yıkımları durdurmak ve Filistin halkının sesini dünyaya duyurmak amacıyla 27 Ocak’ta kaldığı otelden ayrılarak Gazze’nin güneyindeki Refah bölgesine geçti ve bir mülteci kampına yerleşti.

İsrail’in Filistin halkına yönelik uygulamalarını “toplu cezalandırma” olarak değerlendiren Corrie, Gazze’de bulunduğu ilk günlerde mülteci kamplarında Filistinli gençlerle vakit geçirmeye ve Arapça öğrenmeye başladı. Onun için en önemli görev, İsrail ordusunun ev yıkımlarını durdurabilmekti. Bu amaçla sık sık Refah sınırında Filistinliler için “canlı kalkan” görevi üstlendi.

#### **Refah’ta Direnişi ve Ölümü**

16 Mart 2003 günü öğleden sonra Corrie’nin telefonu yeni bir eylem haberiyle çaldı. Refah’ın kuzeyinde İsrail ordusu yeni yıkımlar için bölgeye gelmişti. 23 yaşındaki Amerikalı aktivist kısa sürede olay yerine ulaştığında, 410 beygir gücünde ve tonlarca ağırlığındaki D9 buldozerlerinin evleri yıkmaya hazırlandığını gördü. Bir makinenin 2 katlı evi yerle bir etmesi 10 dakikadan daha kısa sürüyordu. 

Corrie, daha önce olduğu gibi buldozerleri durdurmak için canlı kalkan olarak makinenin önünde durdu. Ancak bu eylem, onun son eylemi oldu. Genç kadın, onlarca kişinin gözleri önünde buldozerin altında kaldı. Bedeninden sızan[kan](/tr/detay/kan-3/llms.txt) Refah’ta toprağa karıştı. Filistin [Devlet](/tr/detay/devlet-3/llms.txt) Hastanesi Rachel Corrie’nin [ölüm](/tr/detay/olum-2/llms.txt) saatini resmi kayıtlara 16 Mart 2003 [saat](/tr/detay/saat/llms.txt) 18:30 olarak geçirdi.

İsrail makamları yaşananları “üzücü bir kaza” olarak nitelendirdi ve aktivistlerin tehlikeli bölgelerde dikkatsiz davrandıklarını iddia etti. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti ise olayla ilgili bir soruşturma talep etti.

### Hukuki Mücadele

Olayın ardından Corrie ailesi, kızlarının ölümüyle ilgili sorumluların ortaya çıkarılması için İsrail mahkemelerinde bir adalet arayışı mücadelesine girişti. Böylece yıllarca sürecek uzun bir hukuki süreç başlamış oldu.
 
Ailenin açtığı ilk dava, buldozer üreticisi Caterpillar şirketine karşı oldu. Corrie ailesi, şirketin buldozerleri İsrail’e satarken bu araçların uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerde kullanılacağını bildiğini savundu ve kızlarının ölümünden şirketi sorumlu tuttu.

Ancak, dava 2005 yılının [Kasım](/tr/detay/kasim-748438/llms.txt) ayında bir federal [bölge](/tr/detay/bolge-2/llms.txt) mahkemesi tarafından yetki eksikliği nedeniyle reddedildi. 

#### **İsrail Devleti’ne Karşı Açılan Dava**

Corrie ailesi ikinci davayı ise İsrail Devleti ve Savunma Bakanlığı aleyhine açtı. Aile, onlarca tanık ve belge ile İsrail mahkemelerinde görülen 18 ayrı duruşmaya katıldı. Hayfa şehrinde gerçekleştirilen duruşmalar dünya basını tarafından da yakından takip edildi.
 
2015 yılının mart ayında Corrie’nin ölümünden [tam](/tr/detay/tam/llms.txt) 12 yıl sonra İsrail Yüksek Mahkemesi İsrail’in sorumlu tutulmaması yönünde bir karar aldı. Bu karar, İsrail yetkililerinin sahip olduğu [mutlak](/tr/detay/mutlak-2/llms.txt) dokunulmazlık ve cezasızlık durumunu bir kez daha pekiştirdi. Corrie ailesinin kızlarının ölümü ile başlayan adalet arayışının İsrail mahkemelerinde artık bir karşılığı kalmamıştı.

### **Rachel Corrie Vakfı**

Dünya basının ve sivil [toplum](/tr/detay/toplum-3/llms.txt) örgütlerinin yoğun ilgisi nedeni ile Corrie ailesi kızlarının anısına Rachel Corrie Barış ve Adalet isimli bir dernek kurdu. Dernek Amerikalı aktivistin anısını yaşatırken İsrail’in insan hakları ihlallerini de gündemde tutmayı amaçlamaktadır.
 
Dernek son açıklamalarından birini 6 Eylül 2024 tarihinde Batı Şeria’da öldürülen Ayşenur Ezgi adlı Türk yardım gönüllüsüne destek vermek amacıyla yaptı.

Rachel Corrie’nin Gazze’de bulunduğu dönemde ailesine gönderdiği mektuplar uluslararası medyada geniş yankı uyandırdı. Bu mektupların bir bölümü daha sonra derlenerek kitap haline getirildi.

![Image](https://cdn.kureansiklopedi.com/media/uploads/2024/12/04/442mMzo2zfPU9JsaZaUK9HVy4fTX4DSr.jpeg)
*Baba: Craig Corrie, Anne: Cindy Corrie*

### **Rachel Corrie’nin Ailesine Mektupları**

**7 Şubat 2003**

Sevgili arkadaşlarım, ailem ve diğerleri,

Gerçekleri Söyleyen Amerikalılar (Robert Shetterly’nin kitabı)

Filistin’e geleli iki hafta, bir saat oldu. Hala gördüklerimi tarif edecek kelime bulamıyorum. Amerika Birleşik Devletleri'ne [mektup](/tr/detay/mektup/llms.txt) yazdığıma inanmak benim için oldukça zor. Gerçekliği olmayan bir lüks sanki. Buradaki çocukların duvarlarda mermi delikleri, ufukta sürekli onları izleyen bir işgal kulesi görmeden bir anları bile geçmiyor. Muhtemelen - tam emin değilim ama - bu çocukların en küçüğü bile, hayatın her yerde böyle olmadığını anlıyordur. Ben gelmeden iki [gün](/tr/detay/gun-4/llms.txt) önce, 8 yaşında bir çocuk, bir İsrail tankıyla öldürülmüş. Diğer çocuklar bana onun adını - Ali - fısıldıyor, duvarlara onu anmak için yapıştırdıkları posterlerini gösteriyorlar. Çocuklar ayrıca Arapçamı geliştirmeme yardım ediyorlar: "Kaif Sharon?" "Kaif Bush?" diye soruyor, ben "Bush Majnoon," "Sharon Majnoon" diye yanıt verince gülüyorlar. (Sharon nasıl? Bush nasıl? Bush deli. Sharon deli.) Tabii ki asıl düşüncem tam olarak bu değil. Bazen İngilizce bilen yetişkinler beni düzeltiyor: "Bush mish Majnoon"... (Bush deli değil, Bush iş adamı.) [Bugün](/tr/detay/bugun-2/llms.txt) "Bush bir [araç](/tr/detay/arac-3/llms.txt)" demeye çalıştım ama sanırım tam olarak başaramadım. Neyse, burada 8 yaşındaki çocuklar bile, küresel güç yapılarının nasıl çalıştığını benim birkaç yıl önceki halimden daha iyi biliyorlar.

Okuduğum hiçbir kitap, katıldığım hiçbir [konferans](/tr/detay/konferans-2/llms.txt), izlediğim hiçbir [belgesel](/tr/detay/belgesel-3/llms.txt) veya duyduğum hiçbir şey, beni burada karşılaştığım gerçekliğe hazırlayamazdı. [Hayal](/tr/detay/hayal/llms.txt) etmek mümkün bile değil. Kendi gözümle görmeme rağmen, tam olarak [gerçek](/tr/detay/gercek-2/llms.txt) olduğuna inanamıyorum: ne de olsa İsrail ordusu silahsız bir ABD vatandaşını vuramaz, temiz [su](/tr/detay/su-4/llms.txt) kaynaklarını [yok](/tr/detay/yok-749611/llms.txt) etseler de benim su alacak param var, ve elbette Amerika’ya geri [dönme](/tr/detay/donme-2/llms.txt) şansım var. Benim ailemden hiç kimse, [kent](/tr/detay/kent/llms.txt) merkezinde [araba](/tr/detay/araba-2/llms.txt) sürerken, caddenin sonundaki bir kuleden roketatarla vurulmadı. Benim bir evim var. İstediğim [zaman](/tr/detay/zaman-2/llms.txt) denizi görmeye gidebiliyorum. Okula veya işe giderken, benim hangi yolu kullanacağımı veya eve geri dönüp dönemeyeceğimi belirleyecek, ağır silahlı bir askerin beni beklemediğinden nispeten emin olabiliyorum. Artık ipe sapa gelmez düşünceleri bir kenara bırakayım. Şu anda Rafah'dayım: Yaklaşık 140 bin nüfuslu bir kent, nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ı mülteci - çoğunun sığındığı ikinci veya üçüncü yeri. Bugün, enkaza dönmüş evlerin üzerinden yürürken, Mısırlı askerler sınırın diğer tarafından bana "Git! Git!" diye bağırdılar. Uzaktan bir tank yaklaşıyordu. Sonra da el sallayıp "Adın ne?" diye sordular. Bu dostane merakta [tuhaf](/tr/detay/tuhaf/llms.txt) bir şey sezdim. Bana bir şey farkettirdi: aslında hepimiz, meraklı çocuklarız. Tankların güzergahından yürüyen tuhaf kadına bağıran Mısırlı çocuklar. Neler olup bittiğini görmek için duvarların üstünden bakarken tanklar tarafından vurulan Filistinli çocuklar. Tanklara karşı pankart açan dünya çocukları. Yürüdüğümüz yerlerde, rastgele [ateş](/tr/detay/ates-2/llms.txt) eden tanklar evleri tararken, tankların içinde oturan, çoğu orada olmaya zorlanmış, bazen bağıran, bazen de el sallayan İsrailli çocuklar.

Bulunduğum bölgede haberlere erişmekte zorlanıyorum ama, [Irak](/tr/detay/irak-2/llms.txt)'a karşı kaçınılmaz bir [savaş](/tr/detay/savas-3/llms.txt) açılacağını duydum. Burada "Gazze'nin yeniden işgal edilmesi" konusunda büyük bir endişe var. Gazze her gün çeşitli derecelerde yeniden işgal ediliyor ama bence asıl korktukları, tankların bazı sokakları birkaç saat ya da günlüğüne işgal edip [gözlem](/tr/detay/gozlem-2/llms.txt) [yapmak](/tr/detay/yapmak-7583b/llms.txt) veya açıktan ateş etmek için çekilmeleri yerine tüm sokakları aynı anda işgal etmeleri. Hala bu savaşın tüm bölge için doğurduğu sonuçları düşünmeyen varsa, umarım bir [an](/tr/detay/an-2/llms.txt) önce düşünmeye başlarlar.

Herkese sevgilerimle. Anneme sevgilerimle. Smooch’a sevgilerimle. Lincoln Okulu’na sevgilerimle. Olympia’ya sevgilerimle.

Rachel

**20 Şubat 2003**

Anneciğim,

İsrail ordusu Gazze'ye giden yolu fiilen kazdı. Artık iki [ana](/tr/detay/ana-751169/llms.txt) kontrol noktası da kapalı. Bu, üniversitede bir sonraki dönem için kayıt yaptırmak isteyen Filistinlilerin, artık bunu yapamayacağı anlamına geliyor. İnsanlar işlerine gidemiyor. Diğer tarafta mahsur kalanlar evlerine dönemiyor. [Biz](/tr/detay/biz-3/llms.txt) aktivistler, yarın Batı Şeria'daki buluşmamıza gidemeyeceğiz. Beyaz olduğumuz için, ayrımcılıktan yararlanarak geçebiliriz ama bu illegal olmamasına rağmen tutuklanma ve sınır dışı edilmemize neden olabilir.

Gazze Şeridi şu anda üçe bölünmüş durumda. "Gazze'nin yeniden işgali" hakkında bazı söylentiler var ama bence böyle bir şey olmayacak. Çünkü bunun İsrail için jeopolitik olarak mantıksız bir hamle olacağını düşünüyorum. Dünya genelindeki [tepki](/tr/detay/tepki/llms.txt) nedeniyle, daha [küçük](/tr/detay/kucuk-750344/llms.txt) müdahalelerde bulunmalarını ve sık sık ima edilen "[nüfus](/tr/detay/nufus/llms.txt) transferi”ni gerçekleştirmelerini daha [olası](/tr/detay/olasi/llms.txt) buluyorum.

Şu anda Rafah'da kalıyorum, kuzeye gitmeyi planlamıyorum. Kendimi hâlâ nispeten güvende hissediyorum. Daha büyük ölçekli bir müdahale durumunda, benim için en büyük riskin gözaltına [alınmak](/tr/detay/alinmak-751322/llms.txt) olduğunu düşünüyorum. Gazze'yi yeniden işgal etme hamlesi, Sharon’ın şu anda gayet iyi çalışan - barış görüşmeleri sırasında [suikast](/tr/detay/suikast/llms.txt) ya da [toprak](/tr/detay/toprak-2/llms.txt) ele geçirme stratejisinden çok daha büyük bir tepki uyandıracaktır. Bu strateji yavaş yavaş, ama emin adımlarla, Filistinlilere gidecek [yer](/tr/detay/yer-2/llms.txt) bırakmayarak, iradelerine ket vuruyor. Burada, Filistinlilerin bana kol kanat gerdiğini bilmenizi isterim. Biraz [grip](/tr/detay/grip-748392/llms.txt) olmuştum. Bana iyi gelir diye limonlu, [güzel](/tr/detay/guzel/llms.txt) içecekler hazırladılar. Burada bir kadın var, kaldığımız yerin anahtarı onda duruyor. Sürekli sizi soruyor. Hiç İngilizce bilmemesine rağmen sık sık annemi soruyor. Benden [haber](/tr/detay/haber-3/llms.txt) alıp alamadığınızı merak ediyor.

Sana, babama, Sarah’a Chris'e ve herkese sevgilerimle.

Rachel

**27 Şubat 2003**

(Annesine)

Seni seviyorum. Seni çok özledim. Evimizin dışında tanklar, buldozerler, içeride mahsur kaldığımız kötü kabuslar görüyorum. Bazen kabusların sağladığı [adrenalin](/tr/detay/adrenalin-748504/llms.txt) gündüzleri iyi gelse de akşam ya da gece olunca bu korkunç gerçeklikle tekrar baş başa kalıyorum. Buradaki insanlar için gerçekten çok korkuyorum. Dün, bir [baba](/tr/detay/baba-2/llms.txt) iki küçük bebeğini kucağına alıp tankların, keskin nişancı kulesinin, buldozerlerin [görüş](/tr/detay/gorus-2/llms.txt) alanına çıkardı. Evini havaya uçuracaklarını, bebeklerini görürlerse vazgeçeceklerini düşündüğü için bunu yaptı. Jenny, ben ve birkaç kadın, iki küçük bebekle [birlikte](/tr/detay/birlikte/llms.txt) eve geri girdik. Adamla konuşurken çeviride bir [hata](/tr/detay/hata-2/llms.txt) olmuş. O da evini bombalayacaklarını sanmış. Aslında, İsrail ordusu Filistinli direnişçilerin yerleştirdiği bir patlayıcıyı imha etmeye çalışıyordu.

Tüm bunlar, geçtiğimiz [Pazar](/tr/detay/pazar-2/llms.txt) günü yaklaşık 150 kişinin ateşe tutularak yerleşim yerlerinden zorla tahliye edildiği, tankların, buldozerlerin 300 kişinin geçim kaynağı olan 25 [sera](/tr/detay/sera-2/llms.txt) alanını yok ettiği yerde oldu. Patlayıcı da doğrudan seraların önündeydi - tankların giriş noktasında. Adamın çocuklarıyla birlikte evinde kalmaktansa tankların önüne çıkmayı daha az riskli bulduğunu düşününce dehşete kapıldım. Onları vuracaklar diye çok korktum. Tankların önünde siper etmeye çalıştım. Buna benzer şeyler her gün olsa da, iki küçük bebeğiyle öylece dışarı çıkan baba çok [üzgün](/tr/detay/uzgun/llms.txt), ürkmüş görünüyordu. Bu manzaraya, çeviride yaptığımız hatanın [sebep](/tr/detay/sebep/llms.txt) olduğunu hemen anlamıştım.

Telefonda bana Filistinlilerin de ayaklanarak şiddet eylemlerinde bulunmasının hiçbir faydası olmadığı hakkında söylediklerin üzerinde çok düşündüm. İki yıl önce Rafah'lı 60 bin işçi İsrail'de çalışıyordu. Şimdi sadece 600 kişi İsrail'de iş bulabiliyor. Bu 600 kişiden çoğu, Aşkelon'a (İsrail'deki buraya en yakın kent) giderken yoldaki kontrol noktaları yüzünden 40 dakikalık yolculuğun 12 saate çıkması veya imkânsız hale gelmesi nedeniyle buradan taşındı. Ayrıca, Rafah’ın 1999'da ekonomik büyüme kaynağı olarak tanımladıkları her şey tamamen yok edildi - Gazze uluslararası havaalanı (iniş pistleri yıkıldı, tamamen kapatıldı); Mısır ile [ticaret](/tr/detay/ticaret-3/llms.txt) sınırı (şu an sınır geçişinin ortasında İsrail’in diktiği dev bir keskin nişancı kulesi var); [okyanus](/tr/detay/okyanus/llms.txt) erişimi (son iki yıldır bir kontrol noktası ve Gush Katif yerleşimi tarafından erişim tamamen kesildi). Bu ayaklanmanın başlangıcından bu yana Rafah'da yıkılan ev sayısı yaklaşık 600’ü buldu - çoğu direnişle hiçbir bağlantısı olmayan, sadece burada yaşayan insanlar. Sanırım artık resmi olarak dünyanın en yoksul yeri Rafah. [Fakat](/tr/detay/fakat/llms.txt), burada yakın zamana kadar bir orta sınıf vardı. Gazze’den [Avrupa](/tr/detay/avrupa-2/llms.txt)’ya [çiçek](/tr/detay/cicek-3/llms.txt) sevkiyatlarının güvenlik kontrolleri gerekçesiyle Erez geçişinde iki hafta bekletildiğini duyduk.

Avrupa pazarında iki haftalık [bayat](/tr/detay/bayat-2/llms.txt) çiçeklerin [değer](/tr/detay/deger-2/llms.txt) görmeyeceğini tahmin edebilirsiniz. İşte bu ticaret böyle bitirildi. Sonra da buldozerler gelip insanların sebze bahçelerini, tarlalarını yok etti. Peki insanların elinde ne kaldı? Söyleyebilir misiniz? Ben söyleyemiyorum.

Eğer hayatımız, refahımız [gasp](/tr/detay/gasp/llms.txt) edilseydi, çocuklarımızla birlikte giderek küçülen bir yerde yaşamak zorunda kalsaydık, daha önceki deneyimlerden bildiğimiz üzere, askerlerin, tankların ve buldozerlerin her an gelebileceğini, tüm geçim kaynaklarımızı yok edebileceğini bilseydik - ve bu sırada bazılarımız dövülüp, 149 kişiyle birlikte birkaç saat boyunca rehin tutulsaydı - şiddet içeren bazı yollarla elimizdekileri korumaya çalışmaz mıydık? Özellikle bahçeler, seralar ve [meyve](/tr/detay/meyve-751557/llms.txt) ağaçları - onca yıllık [emek](/tr/detay/emek-2/llms.txt) - yok edilirken bunu düşünüyorum. Onları yetiştirirken ne kadar büyük bir emek ve sevgi harcandığını düşünüyorum. Bence benzer bir durumda, çoğu insan kendini elinden geldiğince savunurdu. Craig amcam savunurdu. Büyükannem savunurdu. Ben de savunurdum.

Bana şiddetsiz direnişten [söz](/tr/detay/soz/llms.txt) etmiştiniz.

Dün patlayan [bomba](/tr/detay/bomba-5/llms.txt) bütün ailelerin evlerindeki pencerelerin kırılmasına neden oldu. O sırada [çay](/tr/detay/cay-2/llms.txt) içiyor ve iki küçük bebekle [oyun](/tr/detay/oyun-2/llms.txt) oynuyordum. Şu anda çok zorlanıyorum. Kıyametin tam ortasında yaşayan insanlar tarafından şefkatle karşılanmak midemi bulandırıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nden bakınca, kulağa her şeyin abartılı geldiğini biliyorum. Dürüst olmak gerekirse, buradaki insanların içten nezaketi, hayatlarının gözlerinin önünde kasten yok edildiğine şahit olduklarını düşününce, bana inanılmaz geliyor. Tüm bunlar olurken, dünyanın gereken sesi çıkarmadığına gerçekten inanamıyorum. Dünyanın bu kadar korkunç hale gelmesine izin verebildiğimizi görmek, eskiden de olduğu [gibi](/tr/detay/gibi-749510/llms.txt) canımı yakıyor. Seninle konuştuktan sonra, beni tam olarak anlamadığını düşündüm. Aslında bu iyi bir şey, çünkü her şeyden önce [bağımsız](/tr/detay/bagimsiz-2/llms.txt) ve eleştirel düşünmenin önemine inanıyorum. Ayrıca şunu da [fark](/tr/detay/fark-2/llms.txt) ettim, seninle konuşurken genelde olduğum kadar dikkatli davranmıyorum. Mesela her söylediğim şeyin sebebini ya da neye dayandığını belirtmiyorum. Bunun en büyük sebebi, senin kendi araştırmanı yapacağını bilmem. Ama bu benim yaptığım işin kalitesi konusunda endişelenmeme neden oluyor. Yukarıda saydığım ve daha birçok benzer şey özünde, belirli bir insan grubunun hayatta kalma yeteneğinin kademeli, genellikle gizli ama yine de topyekün bir şekilde yok edilmesi. Burada şahit olduğum şey bu. Suikastler, [roket](/tr/detay/roket-3/llms.txt) saldırıları ve çocukların vurulması korkunç şeyler. Ama bunlara odaklanırken asıl davayı kaçırmaktan korkuyorum. Buradaki insanların büyük çoğunluğu - [kaçmak](/tr/detay/kacmak-8ba12/llms.txt) için paraları olsa, direnişi bırakıp gitmek isteseler bile (ki bu Sharon'un muhtemelen daha az kötü niyetli hedeflerinden biri) gidemiyorlar. Çünkü [vize](/tr/detay/vize-2/llms.txt) başvurusu için İsrail'e giremiyorlar bile, ve sığınmaya çalıştıkları ülkeler onları kabul etmiyor (hem bizim ülkemiz hem [Arap](/tr/detay/arap/llms.txt) ülkeleri). Dolayısıyla,

insanların hapsedildiği, hayatta kalmak için gereken tüm kaynakların yok edildiği bir yerde (Gazze), bence bu bir soykırımdır. Kaçabilseler bile, bu yine de bir soykırımdır. Belki uluslararası hukuka göre soykırımın tanımına bakabilirsiniz. Şu anda tam olarak hatırlayamıyorum. Umarım ileride bunu daha iyi anlatmayı başarabilirim. Ağır, entelektüel kelimeler kullanmayı sevmiyorum. Beni tanıyorsun, kelimelere gerçekten değer veririm. Olabildiğince açıklayıcı olmaya, insanların kendi sonuçlarını çıkarmasını sağlamaya çalışırım.

Neyse, saçma sapan konuşuyorum. Sadece anneme, bu kronik, sinsi soykırıma tanık olduğumu ve gerçekten korktuğumu, insan doğasının iyi olduğuna dair inancımı sorguladığımı söylemek istiyorum. Bu artık sona ermeli. Sanırım hepimizin, her şeyi bırakıp hayatımızı bunu durdurmaya adaması gerekiyor. Artık bunu yapmak aşırılık sayılmamalı. Hala Pat Benatar dinleyerek [dans](/tr/detay/dans-751340/llms.txt) etmek, erkek arkadaşlar edinmek, iş arkadaşlarıma çizgi [roman](/tr/detay/roman-3/llms.txt) yazmak istiyorum. Ama aynı zamanda bunun sona ermesini istiyorum. İnançsızlık ve [korku](/tr/detay/korku-2/llms.txt) hissediyorum. Ve hayal kırıklığı. Dünyamızın temel gerçekliğinin bu olması ve aslında bunun bir parçası olmamız beni hayal kırıklığına uğratıyor. Dünyaya gelirken beklediğim şey bu değildi. Buradaki insanların dünyaya gelirken istedikleri şey, hiç değildi. Beni dünyaya getirirken senin ve babamın hayal ettiği şey bu değildi. Capital Gölü'ne bakıp "Dünya! Ben geliyorum!" dediğimde kastettiğim şey bu değildi. Huzurlu bir [hayat](/tr/detay/hayat-2/llms.txt) sürerken dolaylı olarak soykırıma destek verdiğimin farkında olmadığım bir dünya değildi. Dışarıdan, uzaklardan patlama sesleri geliyor.

Muhtemelen Filistin'den döndüğümde kabuslar göreceğim ve burada olmadığım her an için suçluluk duyacağım, ama bu beni daha çok çalışmaya teşvik edecek. Buraya gelmek hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri. Eğer garip garip konuşursam, ya da İsrail ordusu beyaz insanlara [zarar](/tr/detay/zarar-2/llms.txt) vermeme tutumundan vazgeçerse, lütfen bunun sebebinin, içinde bulunduğum ve dolaylı olarak desteklediğim, hükümetimin büyük ölçüde sorumlu olduğu bir soykırım olduğunu bilin.

Seni ve babamı seviyorum. Çok uzattığım için üzgünüm. Pekala. Yanımdaki yabancılar bana [bezelye](/tr/detay/bezelye-748605/llms.txt) verdi. Bezelyeleri yemem ve onlara teşekkür etmem gerekiyor.

Rachel



**28 Şubat 2003 (Annesine)**

Anneciğim, e-postama verdiğin yanıt için teşekkür ederim. Sizden ve beni önemseyen diğer insanlardan haber almak gerçekten bana iyi geliyor.

Sana yazdıktan sonra, aktivist arkadaşlarımın yanından ayrılıp yaklaşık 10 saat boyunca Hi Salam'da, ön cephede yaşayan bir aileyle vakit geçirdim - bana akşam yemeği hazırladılar. Ayrıca kablo TV'leri vardı. Evlerinin ön odaları kurşunlar yüzünden kullanılamaz durumdaydı, bu yüzden tüm aile - üç çocuk ve iki ebeveyn - arkadaki [yatak](/tr/detay/yatak-748668/llms.txt) odasında uyuyordu. En küçük kızları İman'ın yanında yerde yatıyordum. Hep birlikte battaniyeyi paylaşıyorduk. Oğlana biraz İngilizce ödevinde yardımcı oldum ve hep birlikte Pet Semetery izledik. Bir korku filmiydi. Sanırım benim filmi izlerken korkmam onlara komik geldi. [Cuma](/tr/detay/cuma-4/llms.txt) günü tatildi ve uyandığımda Arapça dublajlı Gummy Bears izliyorlardı. Beraber kahvaltı yaptık. Hep birlikte battaniyelerin arasında otururken, gördüğüm [manzara](/tr/detay/manzara/llms.txt) Cumartesi sabahları yayınlanan çizgi filmlerine benziyordu. Sonra B'razil'a doğru biraz yürüdüm - Nidal, Mansur, Büyükanne, Rafat ve bana sahip çıkan diğer insanların yaşadığı yer. Bu arada geçenlerde, Büyükanne bana Arapça dersi verdi. Bana bir şeyler anlatmaya çalışırken sürekli sigara üfler gibi üfledi ve siyah şalını işaret etti. Resmen pandomim gibiydi. Nidal'den ona, annemin burada bana ders veren birinin, sigara içmenin akciğerleri kararttığını söylediğini bilse ne kadar sevineceğini söylemesini istedim. Sonra Nusserat kampından ziyarete gelen yengeleriyle tanıştım, küçük bebeğiyle oynadık. Nidal'in İngilizcesi gün geçtikçe gelişiyor. Bana "Kız kardeşim" (my sister) diyen o. Büyükanneye İngilizce'de "[Merhaba](/tr/detay/merhaba-2/llms.txt). Nasılsın?" demeyi öğretti bile. Tank ve buldozer sesleri hiç susmuyor. Ama o ürkünç seslerin arasından tüm bu insanların, bizim, hepimizin gülüşleri yükseliyor. Filistinli arkadaşlarımla birlikteyken, insan hakları savunucusu, araştırmacı veya aktivist rolünde olduğumdan daha az korkuyorum. Sürdürülebilir bir mücadele nasıl olur, asıl onlardan öğrenmeliyiz. Tüm bu olanlardan iliklerine kadar etkilendiklerini ve sonunda kaderleriyle yüzleşeceklerini biliyorum. Ama yine de ölümle [burun](/tr/detay/burun-d9b40/llms.txt) buruna olmalarına rağmen erdemlerini - neşe, cömertlik, aile değerleri - savunabilme güçlerine [hayret](/tr/detay/hayret/llms.txt) ediyorum.

Bu sabah kendimi çok daha iyi hissettim. İnsan olarak, hala kötülüğe ne kadar muktedir olduğumuzu fark etmenin hayal kırıklığı [üzerine](/tr/detay/uzerine/llms.txt) yazdım. Şunu da eklemeliyim; insanların en çaresiz koşullarda bile ‘insanlıklarını’ nasıl koruduklarına şahit oluyorum - ki daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim. Sanırım buna onurlu olmak denir. Keşke bu insanları tanıyabilsen. Umarım ki bir gün tanırsın.

Rachel

**(Çeviren: Buse Melisa Durukan)**

<!-- CONTEXT: Academic Sources and References for "Rachel Corrie" -->

## Academic Sources and References

1. Barrows-Friedman, Nora. “Judge Postpones Verdict in Rachel Corrie Case.” Electronic Intifada. Erişim 3 Aralık 2024. https://electronicintifada.net/blogs/nora-barrows-friedman/judge-postpones-verdict-rachel-corrie-case
2. Corrie, Rachel. My Name Is Rachel Corrie. London: Nick Hern Books, 2005. Erişim 3 Aralık 2024. https://books.google.com.tr/books?id=Z8HeAAAACAAJ
3. Gordon, Neve. “No Justice for Rachel Corrie.” Al Jazeera. Erişim 3 Aralık 2024. https://www.aljazeera.com/opinions/2012/9/5/no-justice-for-rachel-corrie/
4. Hammer, Joshua. “The Death of Rachel Corrie.” Mother Jones. Erişim 3 Aralık 2024. https://www.motherjones.com/politics/2003/09/death-rachel-corrie/
5. Twair, Pat, ve Samir Twair. “Hundreds Salute International Solidarity Movement: Rachel Corrie’s Parents.” Washington Report on Middle East Affairs. Erişim 3 Aralık 2024. https://www.wrmea.org/2003-july-august/hundreds-salute-international-solidarity-movement-rachel-corrie-s-parents.html
6. Zinn Education Project. “Rachel Corrie’s Letters and Questions.” Zinn Education Project. Erişim 3 Aralık 2024. https://www.zinnedproject.org/materials/rachel-corries-letters-and-questions
7. “Human Rights Groups Urge Israel to End Impunity for Killing of Rachel Corrie.” Center for Constitutional Rights. Erişim 3 Aralık 2024. https://ccrjustice.org/home/press-center/press-releases/human-rights-groups-urge-israel-end-impunity-killing-rachel-corrie
8. “Israel: Dangerous Ruling in Rachel Corrie Case.” Human Rights Watch. Erişim 3 Aralık 2024. https://www.hrw.org/news/2015/02/17/israel-dangerous-ruling-rachel-corrie-case
9. “Rachel Corrie Trial in Israel.” Rachel Corrie Foundation for Peace & Justice. Erişim 3 Aralık 2024. https://rachelcorriefoundation.org/trial
10. “Rachel’s War.” The Guardian. Erişim 3 Aralık 2024. https://www.theguardian.com/world/2003/mar/18/usa.israelhttps://www.theguardian.com/world/2003/mar/18/usa.israel