Onbaşı Nezahat
Milli Mücadele’nin en küçük kahramanlarından biri olan Nezahat Onbaşı’yı hiç duydun mu? Henüz bir çocukken babasıyla birlikte cepheden cepheye koşan bu cesur kız, vatan sevgisiyle koca bir ordunun adeta manevi kalesi olmuştur.
Oyun Bahçesi Değil Savaş Meydanı
Nezahat, 1908 yılında İskeçe'de dünyaya geldi. Annesini çok küçük yaşta kaybedince, 70. Alay Komutanı olan babası Albay Hafız Halit Bey onu yanından ayırmadı. İstanbul işgal altındayken babasıyla birlikte Anadolu’ya geçti ve çocukluğunu oyun parklarında değil, savaşın tam kalbinde geçirdi.
Cephede kaldığı yıllarda askerlerle birlikte eğitim aldı; ata binmeyi ve silah kullanmayı çok iyi öğrendi. Onu gören askerler önce şaşırıyor, sonra bu küçük kızın cesaretine hayran kalıyorlardı. Küçücük boyuyla askeri üniformasını giyip her türlü zorluğa askerlerle birlikte göğüs gerdi.
"Ben Ölmeye Gidiyorum"
Gediz Muharebesi sırasında bazı askerlerin geri çekildiğini gören Nezahat, hemen atıyla onların önüne geçti. "Ben babamın yanına ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz?" diye haykırarak askerlerin kaçmaktan vazgeçmesini sağladı. Bu hareketiyle savaşın gidişatını etkiledi.
Bu büyük cesareti sayesinde ona "Onbaşı" rütbesi verildi. O artık sadece bir subay kızı değil, ordunun gerçek bir askeriydi. Hatta gösterdiği yiğitlik yüzünden askerler arasında Fransız kahramanı Jeanne D'Arc’a benzetilerek "Türk Jandarkı" olarak anılmaya başlandı.

Mustafa Kemal Paşa ve Onbaşı Nezahat (Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.)
Atatürk’ün Takdirini Kazanan Çocuk
Bir gün Mustafa Kemal Paşa, Nezahat’ı gördüğünde ona neler yapabildiğini sordu. Nezahat ise kendine güvenen bir sesle; "Ben silah atabilirim, atım ve silahım var. Askerin kalesiyim, ben dönmeden askerler dönmez." cevabını verdi. Bu cevap Paşa’nın çok hoşuna gitti ve onu tebrik etti.
Nezahat sadece savaşmakla kalmadı, cephedeki askerlerin söküklerini dikti ve onlara her zaman moral verdi. Geyve, Konya, Birinci ve İkinci İnönü ile Sakarya Meydan Muharebesi gibi çok önemli savaşlarda babasının en yakın yardımcısı oldu.
Savaştan Sonra Yepyeni Bir Hayat
Zafer kazandıktan sonra Nezahat eğitimine devam etti ve İstanbul'da Fransız Jeanne D'Arc Enstitüsü'nde okudu. 1931 yılında kendisi gibi bir kahraman olan Yüzbaşı Mehmet Rıfat Bey ile evlendi ve "Baysel" soyadını aldı. İki kız çocuğu olan Nezahat Baysel, hayatı boyunca çok mütevazı bir yaşam sürdü.
Nezahat Onbaşı, 24 Eylül 1993 tarihinde aramızdan ayrıldı ve Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. O, vatanını sevmenin yaşla değil, kocaman bir yürekle ilgili olduğunu tüm dünyaya kanıtlamış bir "Alp Kadın"dır.
Zaman Yolculuğu
Bundan yaklaşık 100 yıl önce, ülkemiz bağımsızlık mücadelesi verirken Nezahat Onbaşı gibi çocuk kahramanlar geleceğimiz için cephedeydi.


