Minik Serçe Arya ve Canlı Ev
Bir varmış, bir yokmuş…
Çatısında sabah güneşinin dans ettiği küçük bir ev varmış.
Bu ev sıradan bir ev değilmiş.
Bu ev…
canlıymış.
Duvarları nefes alır,
pencereleri gün ışığını sever,
yerleri hafifçe mırıldanırmış.
Bu evde küçük bir serçe yaşarmış.
Adı Arya’ymış.
Arya çok neşeliymiş.
Ama oyun oynadıktan sonra
oyuncaklarını olduğu yerde bırakırmış.
Pijamasını yatağın kenarına atar,
kalemlerini masada unuturmş.
Arya odasından çıkınca
ev hafifçe iç çekermiş.
Bir gün Arya yere oturup oyun oynadıktan sonra
oyuncaklarını bırakıp gitmiş.
Tam kapıdan çıkarken
çok hafif bir ses duymuş.
“Psst…”
Arya durmuş.
“Kim var?” demiş.
Ses yerden gelmiş.
“Ben… Ev’im.”
Arya gözlerini açmış.
“Ev mi konuşur?”
Ev hafifçe kıkırdamış.
“Ben senin evinim.
Ve sen oynadığında mutlu olurum.
Ama toparlanmadığımda yorulurum.”
Arya anlamamış.
Ev devam etmiş:
“Beni en çok ne besler biliyor musun?”
Arya başını sallamış.
“Toplanan oyuncaklar.”
Arya şaşırmış.
Ev anlatmış:
“Bir oyuncak yerine konduğunda
duvarlarım hafifler.
Yatağın düzeltildiğinde
pencerem daha çok ışık alır.
Kıyafet askıya asıldığında
yerim rahatlar.”
Arya odasına bakmış.
Gerçekten de biraz karışıkmış.
Ev tekrar fısıldamış:
“Beni tek başına sen düzeltmek zorunda değilsin.
Ama burası senin alanın.
Ve sen dokunduğunda
ben güçlenirim.”
Arya önce hepsini birden toplamayı düşünmüş.
Gözünde büyümüş.
“Çok fazla…” demiş.
Ev gülmüş.
“Bir tane al.
Sadece bir tane.”
Arya bir oyuncağı almış.
Sepete koymuş.
Ev hafifçe “oh” demiş.
Arya bir tane daha almış.
Yerde boşluk oluşmuş.
Arya şaşırmış.
“Az az oluyormuş,” demiş.
Ev yumuşak bir sesle konuşmuş:
“Büyük işler küçük adımlarla olur.”
Arya o gün yatağını da düzeltmiş.
Tam mükemmel olmamış.
Ama denemiş.
Ev daha aydınlık hissetmiş.
Akşam olunca Arya annesine demiş ki:
“Ev yoruluyormuş.”
Annesi gülümsemiş.
“Evet,” demiş,
“evler birlikte yaşandığında güzelleşir.”
Ertesi gün Arya oyun oynadıktan sonra
oyuncaklarını hemen toplamamış.
Ama kapıya yürürken durmuş.
Ev sessizmiş.
Arya geri dönmüş.
Bir oyuncak almış.
Sonra bir tane daha.
Bu kez ev iç çekmemiş.
Duvarlar hafifçe ışımış.
Günler geçtikçe Arya anlamış ki:
Toplamak ceza değilmiş.
Evine bakmakmış.
Ve bir gün annesi bir şey söylemeden
Arya kendiliğinden oyuncaklarını toplamış.
Annesi şaşırmış.
“Ne oldu?” demiş.
Arya omuz silkmış.
“Evimi besledim,” demiş.
O gece Arya yatağına uzandığında
odası daha huzurluymuş.
Çünkü bir ev,
içindeki küçük kalp kadar düzenliymiş.

