Cunda Adası
Kuzey Ege'nin serin rüzgarlarına karşı duran, mis kokulu çiçeklerle dolu bir ada düşünün. Evleri pembemsi taşlardan yapılmış, pencerelerini ahşap panjurlar süslemiş. İşte burası, Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı olan Cunda Adası! Hem tarihi evleri hem de doğaya saygılı mimarisiyle dikkat çeken bu adayı, haydi hep birlikte keşfedelim.
Cunda'ya Nasıl Gidilir?
Cunda Adası, Ayvalık çevresindeki irili ufaklı 22 ada içinde üzerinde insanların yaşadığı tek adadır. Normalde adalara sadece vapurlarla veya teknelerle gidildiğini düşünebilirsiniz. Ancak Cunda Adası'na hem denizden hem de karadan ulaşmak mümkündür.
Adanın anakaraya bağlantısı iki ayrı köprü ile sağlanır. Bunlardan biri, 1964 yılında Dolap Boğazı üzerine inşa edilen Türkiye'nin ilk boğaz köprüsüdür. Bu köprüler sayesinde ziyaretçiler adaya kolayca ulaşıp bu tarihi güzelliği görebilirler.
Adanın İsimleri Nereden Geliyor?
Cunda'nın tarih boyunca birçok farklı ismi olmuştur. Eski çağlarda, adada yetişen güzel kokulu bitkiler yüzünden buraya "mis kokulu ada" anlamına gelen "Moshonisia" denirdi.
Osmanlı döneminde ise adaya "Yunda" veya "Cunda" adı verilmiştir. Ünlü Türk denizcisi Piri Reis'in 1521 yılında kullandığı bu kelime, Türkçe'de "başıboş at sürüsü" anlamına gelmektedir. Günümüzde ise ada, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Ali Çetinkaya'nın anısına resmi olarak "Alibey Adası" adıyla da anılmaktadır.【1】

Cunda Adası(Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur)
Evler Neden Pembe Taşlı ve Panjurlu?
Cunda evleri "Sarımsak taşı" adı verilen çok özel bir yerel taştan inşa edilir. Bu taş çevredeki ocaklardan çıkarılan volkanik bir taştır ve adadaki binalara çok farklı, pembemsi bir renk katar. Daha da önemlisi bu taş, kalın duvarlar oluşturarak evlerin içinin kışın sıcak, yazın ise serin kalmasını sağlar.
Evlerin pencerelerinde ahşap panjurlar bulunur. Doğal ahşaptan yapılan bu panjurlar, sıcak yaz günlerinde güneş ışığının içeri girmesini büyük oranda engelleyerek evlerin serinlemesine yardımcı olur. Dar ve kıvrımlı sokaklar ile yüksek yapılı evler de bolca gölge oluşturarak sokakta yürüyenleri sıcaktan korur.
Evlerin Altındaki Sır: Mağaza ve Sarnıç
Geleneksel Cunda evlerinin genellikle sokağa açılan iki farklı kapısı vardır. Kapılardan biri insanların yaşadığı evin içine, diğeri ise zemin kattaki "mağaza" denilen özel bölüme açılır. Mağaza kelimesi burada alışveriş yapılan dükkan demek değildir; zeytin ve zeytinyağı gibi yiyeceklerin serin bir şekilde depolandığı alan anlamına gelir.
Eski Cunda evlerinin doğaya ne kadar duyarlı olduklarını gösteren harika bir özellikleri daha vardır: Sarnıçlar! Eski zamanlarda evlerin altındaki kayalar oyularak sarnıçlar yapılmıştır. İnsanlar, yağan yağmur sularını bu sarnıçlarda toplayarak doğadaki suyu israf etmeden kendi ihtiyaçları için kullanmışlardır.

Cunda Adası Evleri(Yapay Zeka İle Üretilmiştir)
Zaman Yolculuğu
1976 yılında Cunda Adası, sahip olduğu güzel evler, dar sokaklar ve eşsiz doğası bozulmasın diye "doğal ve tarihi sit alanı" ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Böylece eski evlerin yıkılması engellenmiş ve ada günümüze kadar adeta büyük bir açık hava müzesi gibi korunarak gelmeyi başarmıştır.【2】
Dipnotlar
[1]
Ayten Erdem, Rabia Özakın ve Uzay Yergün, “Ayvalık (Balıkesir) Alibey/Cunda Adası Kentsel Mimarlık Envanteri 2005–2006,” https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1343445, erişim 1 Mayıs 2026.
[2]
Gizem Özer Baş, “Geleneksel Mimarlık Bağlamında Sürdürülebilir Bir Kalkınma Önerisi: Cunda Adası Örneği / A Sustainable Development Proposal in the Context of Traditional Architecture: Cunda Island,” Kent Akademisi | Urban Academy, cilt 17 (2024), https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4005299, erişim 1 Mayıs 2026.


