---
title: Alevler İçinde Doğmak
slug: alevler-icinde-dogmak-bfa32
url: /detay/alevler-icinde-dogmak-bfa32
type: blog
language: Türkçe
entity:
  primary: Alevler İçinde Doğmak
  type: blog
  categories:
    - name: Edebiyat
      slug: edebiyat
      url: /kategori/edebiyat
  tags:
    - edebiyat
    - deneme
author: Ebrar Sıla Peri
created_at: 2026-04-17T15:19:09.988919+03:00
updated_at: 2026-04-17T15:39:25.519515+03:00
image: https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/04/17/rVdKcszkIqhBb4rFqTZDqfQlafa9olYz.jpg
---

# Alevler İçinde Doğmak

<!-- CONTEXT: Article Content for "Alevler İçinde Doğmak" -->

## Article Content

Aslında herkesin yaşadıklarının kendine göre değeri vardır. Alevler içinde bir evde doğarsan, bütün dünyayı yanıyor sanarsın. Ama aslında öyle değil. Derinlerde bir yerde bulursun dünyanın yanmadığını. Ama zihninde o kadar yer etmiştir ki alevler, inanmazsın dünyanın yanmadığına. Dünya sadece sana yanmaz. Herkese yanar. Herkese en zayıf noktasından yanar dünya. Her şey yolunda giderken bir anda altüst oluverir hayatın. “Bir gün de mi mutlu olamayacağım?” Dersin. Unuttuğun bir şey vardır, hayatın altüst olmadan önce de mutlu muydun gerçekten? En son ne zaman gerçekten güldün? Sürekli gördüğün espirilere, insanlar yanlış anlamasınlar diye samimi olmayan gülümsemeler saçtın etrafa. 

Herkes seni mutlu sandı. Sen de bu oyuna inanmak istedin. Bi’ süre inandığın da oldu buna. Gerçekler bir gece kafana dank ettiğinde anladın gerçekten gülmediğini. Neden hiç ağlamaya “yalandan ağlama” demiyoruz? Çünkü insan kendini zorlayarak ağlayamaz. Bir şarkı duyar, bir kitap okur, bir şeyler düşünürken bir anda gözleri dolar. Ağlamalarımızın hiçbiri boşuna değildi. Ağladığım günlere baktığımda, iyi ki ağlamışım diyorum. Çünkü ağlamasam, şu an buraya nerelerden geldiğimi anlayamazdım. Geçen sene ağladığın bir şeyi düşününce bu sene saçma gelebilir. Geçen sene saçma gelmemişti. Senin için önemliydi. Arkadaşlar da öyle değil midir? Bir gün, iki gün, üç gün geçirirsiniz, “biz hiç ayrılmayız. Hep dost kalacağız.” Dersiniz ikinizde. 

Belki bir belki üç ay sonra, aylardır tanıdığın kişinin bambaşka birine dönüştüğünü görürsün. Sana yapmaya kıyamadığı, yapanlara kızdığı şeyleri yapar sana. Güvenin o anda kırılmıştır artık. Çünkü insanlar değişir. En güvendiğin bile. Bunları yaşadıktan sonra sen de bambaşka birine dönüşmüşsündür artık. Canını acıtamıyorlar, gözyaşını akıtamıyorlar gibi gelir dışarıdan. Oysa tam tersine, daha da hassas hale gelmişsindir. Sadece dışarıdaki kimliğin hep iyi olmak zorundadır. İnsanların sana acımasını istemezsin. Çok gülersin mesela, bazı anlarda “yeter artık!” Dediğinde insanlar sana garip garip bakarlar. Sen hep mutlu olduğun İçin, üzülmeye hiç vaktin olmaz diye düşünürler, hiçbir sorunun yok diye düşünürler. Köşeye çekilmek istersin. Ama dünya yuvarlaktır, insan bir köşeye bile çekilemez. Saatlerce kendiyle kalamaz, ağlayamaz nedensizce. İçindekileri dökemez, bazen de çok ağlar. Belki dışarıdaki insanlara göre saçma bir şeydir bu. Hep başkaları müdahale ederler, “ağlama artık, niye ağlıyorsun?” Diye sorarlar. İnsan cevap veremez bazen. Çünkü kendine bile açıklayamaz neden ağladığını. O an sadece ağlamak ister, anlamazlar insanlar. Hiçbir zaman anlamadılar, hiçbir zaman da anlamayacaklar. Dünya böyledir işte, alışmak lazım.

<!-- CONTEXT: Academic Sources and References for "Alevler İçinde Doğmak" -->

## Academic Sources and References

1. Peri, Ebrar Sıla, "Alevler İçinde Doğmak" yayımlanmamış el yazması deneme. 2023