JeJean-François Millet, Başak Toplayan Kadınlar (The Gleaners) adlı eserini 1857 yılında, 1848 Devrimi’nden dokuz yıl sonra tamamlamıştır. Realizm akımının etkisiyle yapılmış olan bu tablo, dönemin Fransasındaki toplumsal yapıyı, sınıf ayrımlarını ve emek ilişkilerini yansıtması bakımından dikkat çekicidir. Bugün Paris’teki Orsay Müzesi’nde sergilenmektedir.Eserde ön planda üç kadın figürü yer alır. Kadınların boyut olarak büyük çizilmesi ve kompozisyonda merkezî bir konumda bulunmaları, onların t
TRZehra Dede
KaSabahattin Ali’nin 1936 yılında yayımlanan "Kağnı" adlı eseri, Türk edebiyatının önemli öykü kitaplarından biridir. Toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme alınmış bu eser, Anadolu köylüsünün yaşadığı adaletsizlikleri, ekonomik sıkıntıları ve toplumsal baskıları gözler önüne seren bir dizi hikâyeden oluşur. Sabahattin Ali, eserinde yoksul halkın dramını yalın bir üslupla ve güçlü bir anlatımla işler.Kitabın KonusuKitap, adını taşıyan öykü başta olmak üzere, toplumsal eşitsizlikleri ve bireyin çaresiz
TRBeyza Nur Türkü

Charles Dickens’in “İki Şehrin Hikayesi” adlı eserinin en dokunaklı karakterlerinden biri olan Sydney Carton, edebiyat tarihinin trajik kahraman imgesini en çarpıcı biçimde temsil eder. İlk bakışta umursamaz, hayal kırıklığına uğramış ve sahipsiz bir avukat stajyeri olarak tanıdığımız Carton; roman ilerledikçe içine kapanık, kendine acıyan ve geleceğe dair umutsuz bir adam olarak çizilir. Gözlerindeki solgunluk ve sürekli sarhoş halleri, derinlerde sakladığı erdemli ama acı dolu ruhun bir yansım
ENTunahan Kotaş
KüKültürel sermaye, bireylerin veya grupların sahip olduğu, toplumsal alanda avantaj ve statü sağlayan, kültürel bilgi, beceri, tutum ve yetkinliklerin bütününü ifade eden sosyolojik bir kavramdır. Kavram, temel olarak Fransız sosyolog Pierre Bourdieu tarafından geliştirilmiş olup, ekonomik sermayenin yanı sıra diğer sermaye türlerinin de toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretimindeki rolünü açıklamak amacıyla kullanılmıştır. Bourdieu'ye göre kültürel sermaye, özellikle eğitim sistemi aracılığıyla
TRYunus Emre Yüce

Gençlik suçları, hukuki olarak çocuk ya da genç kategorisinde yer alan bireylerin (genellikle 12–25 yaş arası) toplumun yasal normlarına aykırı davranışlarda bulunması durumunu ifade eder. Bu suç davranışları; hırsızlık, şiddet, madde kullanımı, okul terki, kamu düzenini bozma gibi çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Gençlik suçları yalnızca bireysel sapma olarak değil, aynı zamanda sosyoekonomik eşitsizlikler, eğitimde fırsat adaletsizliği, aile yapısındaki zayıflıklar, toplumsal dışlanma ve d
TREceay Öz