
Mikroplastikler, boyutları 5 milimetreden daha küçük olan, şekilli veya şekilsiz, suda çözünmeyen sentetik polimer parçacıkları olarak tanımlanmaktadır. Genellikle petrokimya türevli olan bu materyaller; polimer ve çeşitli fonksiyonel katkı maddelerinin karışımından oluşan katı parçacıklardır. Tarihçe Mikroplastik terimi literatürde ilk kez 1968 yılında Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri Malzeme Laboratuvarı tarafından yayımlanan bir raporda, yüksek gerilime maruz kalan plastik materyal
TR
Sevde Köktaş
SiKöken “Siyanür” kelimesi, Fransızca cyanure sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu terim, “Prusya mavisi rengini veren siyanhidrik asidin esteri” anlamıyla kimya alanında kullanılmış olup ilk kez 1815 yılında Fransız kimyacı Joseph Louis Gay-Lussac tarafından kaydedilmiştir. Fransızca sözcük, kökenini Eski Yunanca kýanos (κύανος) kelimesinden alır; bu kelime “lapis lazuli” olarak bilinen lacivert renkli taş ve onun rengini ifade eder. Daha da eskiye gidildiğinde, bu Yunanca sözcüğün Hititçe kuuanna
TR
ZUŞAN ÖNER

Bisfenol A (BPA), modern endüstride yaygın kullanım alanına sahip, özellikle polikarbonat plastiklerin ve epoksi reçinelerin üretiminde temel yapı taşı (monomer) olarak görev alan sentetik bir organik bileşiktir. Kimyasal formülü (CH3)2C(C6H4OH)2 olan BPA, iki hidroksifenil grubu içeren difenilmetan türevleri ve bisfenoller sınıfına dahildir. BPA ilk kez 1891 yılında Rus kimyager Aleksandr P. Dianin tarafından sentezlenmiştir. Bu sentez, bir asit katalizörü varlığında fenolün aseton ile yoğunlaş
TR
Emine Nur ERDEM
AsAspergillus flavus, doğada yaygın olarak bulunan, mikroskobik, ipliksi yapıda bir küf mantarı türüdür. Bu tür, Aspergillus cinsine ait olup özellikle toprakta, bitkisel artıklar üzerinde, tahıllarda ve kuruyemişlerde sıkça rastlanır. Hem saprofitik hem de patojenik özellikler gösterebilir. İnsanlarda, hayvanlarda ve bitkilerde çeşitli hastalıklara neden olabilmesi nedeniyle tıbbi, veterinerlik ve tarımsal açıdan büyük önem taşır. A. flavus, aynı zamanda aflatoksin adı verilen güçlü mikotoksinler
TR
PINAR GÜNER

Hint yağı bitkisi (Ricinus communis L.), Euphorbiaceae familyasına mensup, tohumlarından elde edilen yağı ve içerdiği bileşenler sayesinde endüstriyel ve tıbbi alanlarda değerlendirilen bir bitkidir. Tarihsel olarak erken dönemlerde tanımlanmış, M.Ö. 16. yüzyılda Mısır’da Ebers papirüslerinde “Palma Christi” adıyla anılmıştır. Antik Yunan, Mısır ve Afrika toplumlarında farklı amaçlarla kullanıldığı kaydedilmiştir. Yayılış Tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişir. Hindistan, Brezilya,
TR
Zelal Çakar
AfAflatoksinler; Aspergillus flavus, Aspergillus parasiticus ve Aspergillus nomius gibi küf türleri tarafından üretilen mikotoksinlerdir. Bu toksinler hem hayvan yemlerinde hem de insanlar tarafından tüketilen gıda maddelerinde yaygın olarak bulunur. Kontaminasyon, tarım ürünlerinin yetiştirilmesinden işlenip tüketime sunulmasına kadar olan tüm aşamalarda meydana gelebilir. Aflatoksinler özellikle yerfıstığı, fındık, mısır, buğday, pirinç, kakao, kahve, kurutulmuş meyveler, süt ve süt ürünleri ile
TR
Nursena Güller

Cıva, simgesi Hg ve atom numarası 80 olan bir metaldir. Özellikleri diğer metallere göre oldukça farklıdır: oda sıcaklığında bile sıvı hâlde bulunur. Bu nedenle “sıvı metal” olarak bilinir. Parlak gümüşümsü bir renge sahiptir ve oldukça yoğun bir elementtir. Tarihçesi Cıva binlerce yıldır insanlık tarafından bilinir. Antik çağlarda tıpta ve simya çalışmalarında kullanılmıştır. Eski uygarlıklar, cıvayı zehirli olmasına rağmen bazı ilaçlarda ve metal işlemlerinde kullanmıştır. Fiziksel Özellikleri
TR
İbrahim Filiz

Brom, periyodik tabloda 17. grupta yer alan bir halojen elementidir ve oda sıcaklığında sıvı halde bulunan nadir elementlerden biridir. Atom numarası 35 olan brom, kırmızımsı kahverengi renkte, keskin ve tahriş edici kokulu bir sıvıdır. Doğada serbest halde bulunmayan brom, genellikle deniz suyunda ve tuzlu yeraltı sularında bromür iyonu (Br⁻) şeklinde yer alır. Kimyasal reaktivitesi yüksek olan brom, hem endüstriyel uygulamalarda hem de çevresel süreçlerde önemli roller üstlenir. Aynı zamanda t
TR
Zehra Yayla

Malahit yeşili, hem doğal hem de sentetik formlarda bulunan, yeşil renkte bir mineral ve boyar maddedir. Doğal formu, bazik bakır karbonattan (Cu₂CO₃(OH)₂) oluşur ve parlak yeşil rengi ile dikkat çeker. Bu mineral, bakır içeren madenlere suyun sızmasıyla doğal bakır bikarbonatın dönüşmesi sonucu meydana gelir. Sentetik formu ise triarilmetan ailesine ait, suda çözünebilen, katyonik (bazik) bir boyar madde olup kimyasal formülü C₂₃H₂₅N₂ şeklinde gösterilir. Kristal yapıda, koyu yeşil renkte bir k
TR
Yahya B. Keskin

Antimon, periyodik tablonun 15. grubunda yer alan, atom numarası 51 olan, yarı metal (metaloit) bir elementtir. Gümüşi beyaz renkte, sert ve kırılgan bir yapıya sahip olan antimon, milattan önceki yıllardan beri bilinmektedir. Başta alaşımlar ve elektronik sanayii olmak üzere çeşitli endüstriyel uygulamalarda kullanılır. Sınıflandırma ve Temel Özellikler Antimon (Sb), periyodik tablonun 5. periyodunda, 15. grupta (pniktojenler grubu) arsenik ve bizmut arasında yer alır. Kimyasal özellikleri bakı
TR
Ali Hakyol