
Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi tarih anlatıları çoğu zaman iktidar merkezli bir çerçeveye yaslanır: Liderler, savaşlar, diplomasi ve “büyük kararlar” ön plandadır. Annales Okulu, Marksizm gibi yaklaşımlar ise bu ölçeği tersine çevirebilir. Geçmişi ve/veya tarihi gerçekten kim/ne şekillendirir; komutanlar mı, yoksa gündelik hayatın, toplumun maddi altyapısı mı? Ya da daha genel çerçevede insan dışı doğal yapılar mı?Bu tersten okumalardan biri de temel gıda/tarım ürünleri üzerinden geçmişe
TR
Mehmet Salih Çoban

"Bir öykünün şairi olmak" mümkün mü?Tarihyazımı çoğu zaman “ne oldu?” sorusuna verilen düzenli bir cevap gibi anlatılır. Belgeler bulunur, olaylar sıralanır, kişiler ve tarihler yerli yerine konur. Bu çerçeve tamamen yanlış değildir; ama eksiktir. Çünkü tarih metni yalnızca bir bilgi taşıma hattı değildir. Geçmişin kendisine doğrudan erişemeyiz; geçmiş, bize çoğunlukla metinler, kayıtlar, adlandırmalar vb. araçlar üzerinden gelir. Dolayısıyla tarihyazımında “olay” kadar, o olayı mümkün kılan ve
TR
Mehmet Salih Çoban

Tarihsel kötümsercilik, tarihin genel gidişatı ve insanlık tarihine dair karamsar bir bakış açısını ifade eder. Bu yaklaşım, tarihin ilerlemesiyle daha iyi bir gelecek kurulacağı fikrine karşı çıkar ve tarihin kaotik, döngüsel ya da anlamsız bir yapıya sahip olduğunu savunur. İnsanlık tarihindeki savaşlar, toplumsal eşitsizlikler ve çevresel yıkımlar gibi trajik unsurlar, bu görüşün temel dayanaklarını oluşturur. Tarihsel kötümserlik, özellikle modernizim ve Aydınlanma'nın ilerlemeci tarih anlay
TR
Mehmet Salih Çoban
TaEric Hobsbawm'ın Tarih Üzerine (On History) adlı eseri, tarihsel olguların doğası, tarihyazımı yöntemleri ve tarihçilerin sorumlulukları üzerine derinlemesine bir inceleme sunar. Kitap, tarih disiplininin hem akademik hem de politik anlamlarını sorgulayan makalelerden oluşmaktadır. Kitap Türkçe olarak 1999 yılında Bilim ve Sanat Vakfı Yayınlarından çıkmıştır.【1】Kitabın İçeriği ve YapısıTarih Üzerine, 22 bölümden oluşan bir derleme niteliğindedir. Bu bölümler, Hobsbawm’ın çeşitli akademik konuşma
TR
Mehmet Salih Çoban
Taİkincil kaynaklar, birincil kaynaklardan elde edilen bilgilerin yorumlanması, analiz edilmesi ve bağlamlandırılması amacıyla üretilen akademik çalışmalardır. Bu kaynaklar, tarihî olayların yalnızca kronolojik sıralanmasını değil, aynı zamanda bu olayların ardındaki dinamikleri, toplumsal yapıları ve tarihsel süreçleri anlamlandırmayı amaçlar. Tarih bilimi, geçmişi anlamlandırma sürecinde farklı türde kaynaklara başvurur ve bu süreç tarihçilerin araştırma yöntemlerini de şekillendirir.Tarih yazım
TR
Mehmet Salih Çoban

Büyük Anlatı (Grand Narrative), tarihin ve toplumsal süreçlerin evrensel ve kapsamlı bir perspektifle açıklanmasını hedefleyen teorik çerçeveleri ifade eder. Büyük anlatılar, ideolojik veya teorik bir temele dayanarak geçmişi tek bir doğrultuda anlamlandırmayı amaçlar. Bu tür anlatılar, genellikle insanlık tarihinin belirli bir hedefe doğru evrildiği inancını taşır ve büyük ölçekli açıklamalar sunar. Aydınlanma düşüncesi, Marksist tarih anlayışı, modernizm ve ulus-devlet tarihçiliği gibi yaklaşı
TR
Mehmet Salih Çoban

Mikro tarih, genellikle tek bir olay, bir köy topluluğu veya bir kişi gibi iyi tanımlanmış küçük araştırma birimlerine odaklanan bir tarihsel çalışma türüdür. Mikro tarih, son birkaç on yılda tarih yazımında önemli bir metodolojik yenilik olarak ortaya çıkmış ve büyük tarihsel anlatılara meydan okuyan bir yaklaşımla öne çıkmıştır. Geleneksel tarihçilik genellikle devletler, büyük siyasi olaylar ve önemli tarihsel şahsiyetler üzerine odaklanırken mikro tarih; daha küçük, yerel ve bireysel deneyim
TR
Mehmet Salih Çoban

Constructing a World History Narrative in the Abbasid Period is an academic work authored by Zeynep Kaya Ünal and published by Dergâh Yayınları in March 2024. This study thoroughly examines the evolution of historiography during the Abbasid era, with a particular focus on the methodology of the historian Masʿūdī. Ünal analyzes Masʿūdī’s works, Murūj al-Dhahab wa al-Tanbīh, to reveal his conception of history and his place within the tradition of world history narratives.Summary of ContentsThe bo
EN
Muhammed Samed Acar

Tarih çoğu zaman tarafsız bir geçmiş anlatısı olarak düşünülür. Oysa hangi bilginin “bilimsel”, hangi anlatının “evrensel” kabul edileceği; yalnızca geçmişte ne yaşandığıyla değil, bu geçmişin hangi zihniyet ve kültürel çerçeveyle ele alındığıyla da yakından ilişkilidir. Türkiye’de Batı-merkezci tarih yazımı üzerine yapılan çalışmalar, tarih anlatısının yalnızca olayları kaydetmediğini; aynı zamanda bilgiye, kültürel hafızaya ve kimliğe yön verdiğini göstermektedir. Jack Goody’nin “tarih hırsızl
TR
Rahşan Kızıltepe

“Kesin doğruya ulaşmak mümkün mü?” tarih disiplininin en temel sorularından birisidir. Tarih disiplini içerisindeki bu epistemolojik tartışma, tarih yazımı ve felsefesi üzerine kafa yoran tarihçilerin zihnini meşgul etmiştir. Bilhassa XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan ve tarihçiliği de etkileyen postmodern fikirler bu soruyu sıklıkla ele almıştır. John Tosh’a göre tarihsel bilgi, sabit veya nesnel bir gerçek değildir; tarihçinin mevcut kanıtları yorumlamasıyla şekillenir. Ayrıca Tosh, t
TR
Mehmet Salih Çoban