
Constructing a World History Narrative in the Abbasid Period (Abbasî Dönemi'nde Bir Dünya Tarihi Anlatısı Kurmak), authored by Zeynep Kaya Ünal, is a scholarly work published by Dergâh Publications in March 2024. This work provides an in-depth examination of the evolution of historiography during the Abbasid period, with a particular focus on the methodology of the historian al-Mas'udi. Ünal analyzes al-Mas'udi's works, Muruj al-dhahab and at-Tanbih, to reveal his understanding of history and hi
EN
Muhammed Samed Acar

Muhammed Fatih Çalışır, Türk tarihçi ve akademisyendir. Erken modern Osmanlı tarihi ve çevre tarihi alanlarında çalışmalar yapan Çalışır, İstanbul Üniversitesi İslam Tetkikleri Enstitüsü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Akademik kariyeri boyunca Osmanlı tarihi, askerî tarih ve tarih yazımı üzerine araştırmalar gerçekleştirmiş, editörlük ve çeviri çalışmalarıyla literatüre katkı sağlamıştır. Eğitim Hayatı Lisans eğitimini 2005 yılında Fatih Üniversitesi Tarih Bölümü’nde tamamladı. 2009
TR
Meryem Yılmaz
MüKöken Arapça "topuk, bir şeyin sonu, ardı" gibi anlam köklerine dayanan ˁ-ḳ-b (ع ق ب) kökünden türetilmiş ve "bir diğerini izleyen, ardı sıra gelen" manasını taşıyan mutaˁāḳib (متعاقب) sözcüğünden alıntıdır. Kelime, "izledi, takip etti" anlamındaki ˁaḳaba (عَقَبَ) fiilinin mutafāˁil vezninde (VI. bab etken fiil sıfatı) yapılandırılmış formudur. Bu vezin yapısı, eyleme genellikle "karşılıklılık" veya "süreklilik arz eden bir dizi" anlamı katar; dolayısıyla müteâkip, sadece tekil bir sonralığı değ
TR
Emirhan Polat

Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi tarih anlatıları çoğu zaman iktidar merkezli bir çerçeveye yaslanır: Liderler, savaşlar, diplomasi ve “büyük kararlar” ön plandadır. Annales Okulu, Marksizm gibi yaklaşımlar ise bu ölçeği tersine çevirebilir. Geçmişi ve/veya tarihi gerçekten kim/ne şekillendirir; komutanlar mı, yoksa gündelik hayatın, toplumun maddi altyapısı mı? Ya da daha genel çerçevede insan dışı doğal yapılar mı? Bu tersten okumalardan biri de temel gıda/tarım ürünleri üzerinden geçmiş
TR
Mehmet Salih Çoban
ViVigizm; tarih yazımında geçmişin, bugünün değer yargıları, kurumları ve dünya görüşü üzerinden yorumlanmasını ifade eden bir yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre sanki tarihteki tüm olaylar bugünkü durumu oluşturmak için özel oluşturulmuş gibidir. Bu bakış açısı, tarihteki bir olayı veya durumu, günümüzdeki bir kavramı vurgulamak ve ortaya çıkarmak amacıyla kullanılmaktadır. Vigizmin Tarihsel Bağlamı Vigizim (Whiggism) kelimesinin kökü olan Whig, İngiliz tarihindeki belirli bir siyasi kişiliği ifade e
TR
Mustafa ARICAN
HuKöken Hunriz kelimesi, Farsça kökenli bir birleşik sıfattır. Bu kelime, Farsçada “kan” anlamına gelen hûn (خون) ile “döken, akıtan” anlamına gelen rîz (ریز) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Dolayısıyla kelime, kelime anlamıyla tam olarak “kan döken” demektir. Kullanım Alanları Klasik Türk Edebiyatı: Özellikle divan şiirinde, âşığa eziyet eden ve onu canından bezdiren zalim sevgiliyi, onun öldürücü bakışlarını (gamze-i hunrîz) veya gaddar bir hükümdarı nitelemek için kullanılan yerleşik bi
TR
Tuğba Aygün

"Bir öykünün şairi olmak" mümkün mü? Tarihyazımı çoğu zaman “ne oldu?” sorusuna verilen düzenli bir cevap gibi anlatılır. Belgeler bulunur, olaylar sıralanır, kişiler ve tarihler yerli yerine konur. Bu çerçeve tamamen yanlış değildir; ama eksiktir. Çünkü tarih metni yalnızca bir bilgi taşıma hattı değildir. Geçmişin kendisine doğrudan erişemeyiz; geçmiş, bize çoğunlukla metinler, kayıtlar, adlandırmalar vb. araçlar üzerinden gelir. Dolayısıyla tarihyazımında “olay” kadar, o olayı mümkün kılan ve
TR
Mehmet Salih Çoban

Şaman ve Tengri Bir "Bozkır Tarihyazımı" Eleştirisi, tarihçi Ahmet Demirhan tarafından kaleme alınmış; eski Türk tarihine yönelik bozkır merkezli kurguları eleştirel olarak sorgulayan bir çalışmadır. Dergâh Yayınları’nın Tarih serisinde Ağustos 2024’te yayımlanan eser, 456 sayfalık metniyle “bozkır” imgesinin tarihsel gerçeklikle örtüşmeyen bir ideolojik araç olarak nasıl kurgulandığını tartışır. Konu Kitap, Oğuznameler, Dede Korkut, Ötüken, Ergenekon gibi efsaneler üzerinden şekillenen bozkır t
TR
Muhammed Samed Acar
Asıl adı belli olmayıp Hadîdî mahlası ile şöhret kazanmıştır. Hakkında bilgi veren şuarâ tezkireleriyle öteki kaynakların yanı sıra kendisi de eserinde sadece Hadîdî mahlasını zikreder. Hadîdî’nin bu mahlası bazı kaynaklara göre baba mesleğinin, bazılarına göre ise kendi sanatının demircilik olmasına dayanır. Hayatıyla ilgili bilgiler az ve yetersizdir. Eserindeki bir ifadeden II. Bayezid devrini (1481-1512) idrak ettiği anlaşılmaktadır. Yine kendi ifadesine göre ataları, Süleyman Paşa’nın maiye
TRİslam Ansiklopedisi
350 (961) yılında Rey’de doğdu. Sahâbeden Utbe b. Gazvân’a nisbetle Utbî diye anılır. Sâmânî Veziri Ebü’l-Hüseyin el-Utbî’nin torunudur. Ailesi kabile mensuplarıyla birlikte Rey’e yerleşmişti. Sâmânîler devrinde Horasan’da önemli bir görevde bulunan dayısı Ebû Nasr’ın yanına gitti ve Nîşâbur’da sâhibü’l-berîd olarak Sâmânî hizmetine girdi. Sâmânîler’in Horasan ordusu kumandanı Ebû Ali b. Ebü’l-Hasan es-Simcûrî ve Ziyârîler’den Kābûs b. Veşmgîr’e kâtiplik yaptı. Ardından Gazneli hânedanının kuruc
TRİslam Ansiklopedisi