
Elhân-ı Şitâ is a poetic work composed in 1897 by Cenap Şahabettin, a poet of the Servet-i Fünûn literary movement, focusing on the winter season and particularly on snowfall. Within the aesthetic framework of Servet-i Fünûn poetry, the poem is structured around natural description, sensory expression, and musical elements, placing it among the early and prominent examples of the snow theme in modern Turkish poetry. Elhân-ı Şitâ Poem Recited by İsmet Özel (INDEPENDENCE MARCH ASSOCIATION) " youtu
EN
Nurten Yalçın

Dream Guests (Rüya Misafirleri) is a collection of poems written by Zümrüt Karabudak. Published in July 2024 as part of Dergâh Publications' Turkish Literature series, the work consists of 56 pages. Subject and Themes The poems in the book address themes such as love, loneliness, inner transformation, and the fragility of relationships through images that transition between night and day. Written in a first-person narrative, the poems convey scenes of emotional togetherness and internal states t
EN
Muhammed Samed Acar

Ruhi of Baghdad was an Ottoman poet who lived in earlier times. He wrote poetry about people’s virtues, vices, and the hardships of life. His poems carry both a critical and lesson informative quality. The real name of Bağdatlı Ruhi was Osman. He was born in Baghdad. His exact date of birth is unknown. His father was an Ottoman soldier, and Ruhi also followed his father’s profession and served in the military. But his true passion was writing poetry, so he devoted his life to it. Bağdatlı Ruhi s
EN
Meryem Şentürk Çoban

“I Was Amazed and Left Speechless” is a poem written by Yavuz Bülent Bâkiler and is one of the representative works of Republican-era Turkish poetry. Bâkiler composed this poem based on his personal experience of love. Thematically, the poem explores the bewilderment, indecision, and inner conflicts experienced in the face of love.Muhammed Taha Menge, “Şaşırdım Kaldım İşte Şiirinin Muhteşem Hikâyesi… Yavuz Bülent Bâkiler Kendi Ağzından Anlatıyor…,” YouTube videosu, 12:14, 13 Eylül 2022, erişim 2
EN
Elif Laçin

Bir anıların kaldı bir de aklımdan çıkmayan yüzün Her sebebine arıyorum affedilemeyen çözüm Sayıyorum artık bana gelmediğin her günü Bak görmüyor dokunduğun bu sol gözüm Uzaklarda bir çığlık duyacaksın bana ait Yalvaramam seni, unutma sadece beni Önemli değil senden başka birileri Yediremiyorum belki seni kaybettiğimi Vazgeçemiyorum sözlerinden, gözlerinden Yaralar döküyor sensiz, yalnız bedenim Sendin bu derdi anlayacak tek hekim Çaresizlikti bana öğrettiğin tek terim.
TR
Sevde Öznur Çalışkan

Bir ışık yak, Ne olur? Görmeyen göze ne gerek? Sen, görmek isteyene yak; Ne olur? Güzel şeyler olur, Düşünceleri aydınlatırsa... Belki bir umut. Sen bir ışık yak acele; Zaman tükenmiş, Nefesler sayılı.
TRNisa Nur Bayrı

Güzel anıları izlerken en çok sessizlik konuşur içimde. Bir zamanlar “biz” olan her şey şimdi tek kişilik bir hatıra gibi. Gülüşün takılı kalmış bir videoda, ben ise o anın dışında, izleyen ama dokunamayan bir yabancı. Sanki hayat devam etmiş de ben bir yerde durup kalmışım. Birlikte yürüdüğümüz yollar şimdi sadece yön tarifinde var, ama varış noktası yok artık. Çünkü sen yoksun. En zor olan ne biliyor musun? Geri dönmeyeceğini bilmek değil, dönsen bile aynı olmayacağını anlamak. Ve ben… her izl
TR
Melda Asya Şereflişan
RüÖnce rüzgara çatmak isterdim; O devasa uğultunun tam ortasında, Dimdik durup Amansız bir kavgaya tutuşmak. İçimde biriken, adı konmamış ne varsa Sahipsiz öfkeler, kırık sesler Hepsini bir yumruk gibi sıkıp Rüzgarın göğsüne indirmek isterim; Göğüs göğüse, Kaçışsız bir hesaplama gibi. Savrulmak değildir niyetim; ben, savrulana yüzleşmeye geldim. Her esişinde bilinir içimdeki direniş, Her darbede kök salar duruşum; Yenilmekle eğilmek arasındaki o ince yerde Dimdik kalmak isterim. Sonra Rüzgarın kar
TREsmanur Aykut
NaKöken Farsça nâzende (نازنده) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Farsça nâz (ناز) “kibir, büyüklenme“ sözcüklerinden türemiş olup “naz eden, nazlı, işveli kimse” anlamını taşımaktadır. Kullanım Alanları Edebiyat: Sevgilinin nazlı, cilveli ve ulaşılmaz tavrını anlatmak için kullanılır. Şiir: Güzellik, eda ve çekicilik temalarını güçlendiren bir sıfat olarak yer alır. Osmanlı Türkçesi: İnce, zarif ve nazlı kişileri tanımlamak için kullanılan edebî bir kelimedir. Mecaz Anlam: Nazlı, işveli
TR
Berna Çamur

Yağmur, Türk akademisyeni ve şairi Prof. Dr. Nurullah Genç tarafından 1990 yılında kaleme alınan, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ithafen yazılmış, naat türünde bir manzum eserdir. Eser, 1990 yılında Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen "Naat-ı Şerif Yarışması”nda birincilik ödülüne layık görülmüştür. Bu eser, divan edebiyatı geleneğindeki naat türünü modern şiir formuyla harmanlaması bakımından Türk edebiyatının önemli naatlarından biri olarak kabul edilir. Yazılış Süreci ve İlh
TR
Ahmet Erdem İşgüdengil