
Şiirin Eşiğinde is a comprehensive study and essay collection authored by Mehmet Erdoğan. Published by Dergâh Yayınları in its Turkish Literature series, the work examines the ontological and epistemological dimensions of poetry and art. The work addresses the purpose of art, the bridge of logos between the divine will and humanity, and the position of the work of art as a search for meaning, approached with philosophical depth. The book, published in April 2004, consists of 202 pages. Content a
EN
Muhammed Samed Acar
EsSanat ve estetik algısı, erken yaşlarda estetik uyarılara maruz kalmakla başlar. Sanat, beslendiği gelenek yoluyla devamlılığını sağlar, ancak hayatiyetini zamanın ruhuyla özdeşleştiğinde kazanır. Anadolu coğrafyası, tarihsel süreç boyunca çok katmanlı medeniyet tasavvurlarına ev sahipliği yapmış olmasına karşın; son yüzyılda sanatsal ve entelektüel üretim bağlamında bir durağanlık evresine girmiştir. Bu noktada, benim Uzak Doğu’daki yaşamım sonrası gerçekleşen İstanbul merkezli farkındalık, şeh
TR
Günseli Kato

"Her Bakan Göremez" İnsanız hepimiz; her yeni gün, her yeni an yeni şeylere, yeni yerlere bakıyoruz ama ne kadarını görebiliyoruz? Gözlerimizin önünden akıp giden bu devasa görüntü selinde, kaç detay kalbimize dokunuyor ya da kaç hikaye zihnimizde bir iz bırakıyor? Günün Olağan Akışında İstanbul (Fotoğraf: Muhammet Emin Bakır) " image-element-format="right" image-height="853" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/03/23/84QjV2gQUvpNoTz6SkHdHJDLcNA6gz08.jpeg" image-width="1280"&
TR
Muhammet Emin BAKIR
AnAndrei Rublev, 15. yüzyıl Rus ikon ressamı Andrey Rublyov’un yaşamını ve çağını sinemasal bir fresk olarak yorumlayan uzun metrajlı dönem ve düşünce filmidir. Yapı, sanat, inanç, şiddet ve iktidar ilişkilerini kişisel yaratımın kırılganlığıyla birlikte ele alır. Hikâye, biyografik bir çizgi izlemesine karşın katı bir kronolojiye kapanmaz; tarihsel panoramayı ahlaki ve metafizik sorularla genişletir. Sinema dili, süslemekten çok gözlemleyen bir mesafe kurar ve dinsel-ritüel imgeler ile gündelik h
TR
Hamza Aktay

Ulusal Sinema Kavgası, Halit Refiğ tarafından yazılmış, İletişim serisinde yer alan bir eserdir. Kitap, ilk defa 1971 yılında yayımlanmıştır. Eser, Refiğ'in "ulusal sinema" hareketinin kuramsal altyapısını oluşturduğu temel metinlerinden biridir. Konusu Eserin konusu, Türk kültürünün kaynakları ve bu kültür içinde Türk sinemasının meseleleridir. Refiğ, eserde Türk sinemasının kendi sinema anlayışını geliştirmesi gerektiğini savunur. Bu anlayış, Türk toplumunun tarihi, sosyal, kültürel ve ekonomi
TR
Muhammed Samed Acar

“Müzik ruhun gıdasıdır” demişler. Hangi müzik? Ya da soruyu şöyle soralım: Hani müzik? Bugün etrafımıza kulak verdiğimizde, gerçekten müzikten mi bahsediyoruz yoksa toplumu çürüterek etrafa yayılan bir ses kirliliğinden mi? Ruhumuzu beslemesi gereken şey, artık çoğu zaman kirletiyor. Sözde şarkılar sanattan uzak, ticari kaygılarla üretilmiş, kültürden kopuk, hatta çoğu zaman edep ve ahlak sınırlarını hiçe sayan metinlerden ibaret. Böyle bir ortamda “müzik ruhun gıdasıdır” sözü, ironik bir hal al
TR
Elif Laçin

Benim nazarımda sağ camianın en büyük eksiklerinden biri sanat yatırımı. Sol cenahla kıyasladığımda, her şeyin en az on beş adım gerisinden geldiğimizi görüyorum. Neden? İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) bir bienal düzenliyor, bütün İstanbul onu konuşuyor. Sağ cenahta bir program yapılıyor, ertesi gün yalnızca yandaş gazetelerde birkaç satır haber. Gerisi yok. Bunu görüp üzülmemek elde mi? “Gölge Varsa Işık da Var: 3. Uluslararası Yeditepe Bienali” yapıldığını öğrendiğimde şaşırdım. Üçüncüsüymü
TR
Bilal Çolak
SüSüprematizm, Kazimir Maleviç tarafından 20. yüzyılın başlarında ortaya konmuş, tümüyle soyutlamaya dayanan bir sanat akımıdır. “Supreme” kelimesinden türeyen bu isim, sanatın “en yüksek” ya da “en saf” halini arayışa işaret eder. Bu akım, sanatı nesnel temsillerden arındırarak duygu, sezgi ve saf formun ön plana çıkarıldığı, tamamen soyut bir ifade diline dönüştürmeyi amaçlamıştır. Maleviç’in temel amacı, sanatın “sıfır noktası”na ulaşarak, nesnelerden bağımsız bir görsel dil kurmak ve bu yolla
TR
Yahya B. Keskin

Köken Fransızca musique sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kelimenin aslı, kökenini Eski Yunanca mousikḗ (μουσική) sözcüğünden alır. Bu Yunanca ifade ise “ilham perisi” veya "sanat tanrıçası" anlamına gelen Moúsa (Μούσα) kelimesine getirilen -ik ekiyle oluşturulmuştur. Kullanım Alanları Sanat ve Estetik: Duygu ve düşüncelerin ses, melodi ve ritim aracılığıyla dışa vurulması. Eğitim: İşitsel algıyı ve bilişsel yetenekleri geliştirmeyi amaçlayan akademik disiplin. Terapi ve Sağlık: Ruhsal rehabilitas
TR
Recep Altungeyik

Ölüm ve Yaşam (Death and Life), Avusturyalı ressam Gustav Klimt tarafından 1910-1911 yılları arasında yapılmış, sanatçı tarafından 1916 yılında yeniden ele alınarak son hâline ulaştırılmış bir yağlı boya tablodur. Eser, insan yaşamının farklı evreleri ile ölümü aynı kompozisyon içinde ele alan alegorik bir anlatı sunmaktadır. Eser, Leopold Müzesi’nin kalıcı koleksiyonunda yer almakta ve müzenin Gustav Klimt’e ayrılan bölümlerinde sergilenmektedir. Müze, eseri Klimt’in sembolist anlatımının öneml
TR
Nisanur Emral