
Hikikomori is a psychopathological and social syndrome, initially identified in Japan, predominantly observed among adolescents and young adults, characterized by prolonged social withdrawal. The term originates from Japanese, meaning "to withdraw" or "to be confined." It is used both to describe the act of avoiding social contact and the individuals who experience this condition. This phenomenon is marked by adolescents and young adults confining themselves to a single room in their homes—typic
EN
Nursena Şahin

In contemporary society, loneliness has acquired new dimensions under the influence of modern lifestyles and digital transformation. Urbanization, the spread of individual living patterns, competition in the professional sphere, and the increase in social mobility have made experiences of loneliness more prominent. Despite the constant state of connectivity offered by social media and digital communication tools, the decline of genuine social interactions has led to the emergence of terms such a
EN
Ömer Said Aydın

Kimse KYK'da hasta olmaktan ve KYK'nın verdiği yalnızlıktan yeteri kadar bahsetmiyor bence o yüzden size naçizane deneyimlerimi anlatacağım. Kendimizi büyüdükçe ve daha çok özgürleştiğimizi hissettikçe ailemizden uzaklaşmak isteriz sanki onlardan uzaklaşmak bize kendi varlığımızı daha güçlü oluşturacakmışız gibi gelir. Ya da daha basit bir nedenle her istediğimi yapabilecekmişim gibi hissettirir. Peki asıl soru şu: Her istediğim gerçekleşmesi gereken bir şey midir? Çoğu zaman değildir ve ailemiz
TRBeyza Özcan

Zamanın yaşla birlikte hızlandığını herkes bilir; bilinmeyen, bu hızlanmanın sonsuza dek sürmediğidir. Çocukken yaz tatili bitmek bilmezdi. Üç ay, neredeyse bir ömür gibi görünürdü. Şimdi ise yıllar geçiyor ve geriye dönüp baktığınızda zamanın nereye gittiğini anlamakta zorlanıyorsunuz. Bir şey değişti; peki ne? Bu his coğrafyadan ve kültürden bağımsızdır: Japon büyükanneler de bunu anlatır, Norveçli dedeler de.14 ile 94 yaş arasında 499 kişiyle yapılan kapsamlı bir araştırma, bu hissin yalnızca
TR
Gökhan Güller

Kodokushi, Japonca bir terim olup, kişilerin sosyal bağlarının kopması nedeniyle evlerinde tek başlarına, yalnız ve kimsesiz şekilde hayatlarını kaybetmesini ifade eder. Bu ölüm biçiminde, bireylerin vefatı genellikle uzun süre boyunca kimse tarafından fark edilmemekte ve cesetler uzun süre sonra keşfedilmektedir. Kodokushi, genel olarak yalnız yaşayan kişilerin intihar gibi doğal olmayan veya açıklanamayan nedenlerle evlerinde hayatını kaybetmesi şeklinde de ele alınmaktadır. Köken ve Genel Çer
TR
Nursena Şahin

Bazı çocuklar erken büyür. Kimseye yük olmamayı öğrenirler. Ağlamamayı, istememeyi, idare etmeyi… Dışarıdan bakıldığında “ne kadar güçlü”, “ne kadar olgun” denir. Oysa bazen bu güç, duyulmayan bir ihtiyacın üzerini örten sessiz bir çığlıktır. Çünkü bir çocuğun kendi başına yetebiliyor gibi görünmesi, gerçekten yeterince desteklendiği anlamına gelmez. Bazen en çok yardıma ihtiyacı olanlar, hiç yardım istemeyenlerdir. Bazı çocuklar erken yaşta sorumluluk alır. Kendi işini kendi görür, yardım istem
TR
Zeynepnur Karagülle

Pickleball; tenis, badminton ve masa tenisi unsurlarını bünyesinde barındıran, hem kapalı hem de açık alanlarda oynanabilen bir raket sporudur.【1】 Delikli plastik bir top ve pürüzsüz yüzeyli raketler kullanılarak oynanır. Her yaştan bireyin katılımına uygun yapısı nedeniyle geniş bir oyuncu kitlesine hitap eden spor dalı, fiziksel aktivite gereksinimini karşılamanın yanı sıra oyuncuların psikososyal durumlarına, mutluluk seviyelerine ve stres yönetimine doğrudan etki eder. Hem tekler hem de çift
TRNurullah Haktan Çakmak

Her "Evet" Bir Ödünse, Ben Fedakarlıktan Sıkıldım! "Canım, şu toplantıya sen giriver", "Bu projeye kesen yardım, kimse yapamaz senden başka", "Aman bir poğaça yapıver, çok önemli misafirim var."... Sesler tanıdık geldi mi? Benim için yıllarca bir yaşam şekliydi. Her "Evet"im, aslında kendime söylediğim bir "Hayır"dı. Ta ki, tükenmişlik ve öfke sınırıma gelene kadar. İşte o zaman, belki de hayatımın en zor ama en özgürleştirici kelimesini söylemeyi öğrendim: Hayır. Değişim Hikayem · İlk Adım Kork
TR
Enes Fırat Toksöz

Süper anne sendromu, modern batı kültüründe ve iş yaşamında kadının hem profesyonel kariyerinde hem de ev içi sorumluluklarında kusursuz bir performans sergileme zorunluluğu hissetmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu kavram, bir işe sahip olan, ev ve aile sorumluluklarını yerine getiren, her zaman kontrolü elinde tutan ve tüm bu süreçlerde mükemmel görünen kadın imajını temsil etmektedir. Toplumsal Dayanaklar ve Etiyolojik Faktörler Süper anne sendromunun temelinde, toplumsal cinsiyet rolleri aracıl
TR
Nursena Şahin

Bunalmamak için takılmamalı, takılmamak için aldırmamalı. Mümkünse aldırılmamalı; aldırılırsa dahi takılmamalı. Bunalıma giden yol, aldırmakla başlıyor, sonrasında takılmak ile devam ediyor. Bizler bazı şeyleri hiç aldırmamalı, görmezden gelmeliyiz ki bunalıma neden olabilecek sorunların oluşumunu engellemiş olabilelim. Eğer sorunlar oluşmuşsa dahi, daha fazla ilerlemeden önünü almak için yine aldırmamalı ve takılmamalıyız. Böylelikle kurtulmak için de ilk adımı atmış oluruz. Öyleyse neleri aldı
TR
Hilmi Onur Kaya