
Before the universe was even a thought, there was no time, no space. No light had fallen upon darkness, nor had darkness cast a shadow upon emptiness. In that indescribable silence between existence and nonexistence, only Brahman existed—formless, timeless, and boundless… The absolute essence, source of all things, yet none of them.In profound stillness, a vibration arose from within Brahman—an aimless quest, an endless stir. This vibration echoed as a sound: Om. Neither word nor melody, it was
EN
Nefise Karabacak

Evren henüz bir düşünce bile değilken, ne zaman vardı ne mekan. Ne ışık düşmüştü karanlığa, ne karanlık bir gölge salınmıştı boşluğa. Varlıkla yokluk arasındaki o tarifsiz sessizlikte, sadece Brahman vardı; şekilsiz, zamansız ve sınırsız… Her şeyin kaynağı, ama hiçbir şeyin kendisi olmayan mutlak bir öz.Derin bir dinginlik içinde, Brahman’ın içinden bir titreşim yükseldi; sebebi olmayan bir arayış, sınırı olmayan bir kıpırtı. Bu titreşim bir sesle yankılandı: Om. Ne kelimeydi ne de melodi, varol
TR
Nefise Karabacak