
Dejavu , a French-origin term (French: déjà vu) meaning “already seen.” It is characterized by the individual’s feeling that a current experience has been lived before, although this feeling is not based on any actual past experience. Dejavu is a subjective recognition phenomenon that includes the sense of familiarity with the experience, the awareness that this familiarity is logically incorrect, and the inability to clearly recall a prior memory. According to V. M. Neppe’s 1983 definition, dej
EN
Nursena Güller

Zamanın yaşla birlikte hızlandığını herkes bilir; bilinmeyen, bu hızlanmanın sonsuza dek sürmediğidir. Çocukken yaz tatili bitmek bilmezdi. Üç ay, neredeyse bir ömür gibi görünürdü. Şimdi ise yıllar geçiyor ve geriye dönüp baktığınızda zamanın nereye gittiğini anlamakta zorlanıyorsunuz. Bir şey değişti; peki ne? Bu his coğrafyadan ve kültürden bağımsızdır: Japon büyükanneler de bunu anlatır, Norveçli dedeler de.14 ile 94 yaş arasında 499 kişiyle yapılan kapsamlı bir araştırma, bu hissin yalnızca
TR
Gökhan Güller

Kapı eşiği etkisi (İng. doorway effect), bireylerin bir odadan başka bir odaya geçerken zihinlerinde taşıdıkları bilgiyi veya bir görevi unutma eğilimini ifade eden bilişsel bir fenomendir. Bu etki, hafızanın çevresel bağlamla ilişkili olarak nasıl işlediğini ve mekânsal geçişlerin zihinsel işlem süreçlerine nasıl müdahale ettiğini gösteren deneysel bulgularla desteklenmektedir. Deneysel Bulgular ve Nöropsikolojik Açıklamalar Araştırmalar, bir kapıdan geçmenin, zihindeki kısa süreli bellekte yer
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu

Görünmeyen Beyin, Prof. Dr. İsmail Tayfun Uzbay tarafından kaleme alınmış, 2020 yılında Destek Yayınları tarafından yayımlanmış popüler bilim niteliğinde bir eserdir. Kitap, beynin işleyişi ve işlevleriyle ilgili güncel bilimsel soruları geniş bir okuyucu kitlesine anlaşılır bir dille sunmayı amaçlamaktadır. Yazar, Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Nöropsikofarmakoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü olarak nörobilim alanında akademik ve klinik de
TR
Hacer Büşra Aslan

Prof. Dr. Öget Öktem Tanör, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamladıktan sonra yurt dışında psikoloji ve nöropsikoloji alanlarında lisansüstü eğitim aldı. Klinik psikoloji ve nöropsikoloji disiplinlerine yönelerek bu alanlarda uzmanlaştı. Türkiye’de nöropsikoloji alanındaki akademik çalışmaların öncüsü olarak tanınır. Akademik yaşamı boyunca hem klinik uygulamalara hem de bilimsel literatüre önemli katkılar sunmuş, aynı zamanda insan hakları ve akademik özgürlük müca
TR
Dilara Yiğit

Stroop testi, ilk kez 1935 yılında John Ridley Stroop tarafından tanımlanan bir deneysel paradigmaya dayanır. Stroop, kelime okuma ve renk adlandırma süreçlerinin bilişsel etkileşimini inceleyerek, insanların otomatik ve kontrollü bilişsel işlemler arasındaki çatışmayı nasıl yönettiklerini ortaya koymuştur. Bu test, psikoloji ve nöropsikoloji alanlarında temel bir değerlendirme aracı olarak kabul edilmiştir. Testin ortaya çıkışından bu yana birçok uyarlaması yapılmış ve farklı kültürlerde geçerl
TR
Hacer Büşra Aslan

Dejavu , Fransızca kökenli (Fransızca: déjà vu) bir terim olup “zaten görülmüş” anlamına gelir. Bireyin mevcut bir deneyimi daha önce yaşamış olduğu hissine kapılmasıyla karakterizedir; ancak bu hissin gerçekte hiçbir geçmiş deneyime dayanmamaktadır. Dejavu, öznel bir tanıma sahip olup deneyimin tanıdık hissettirilmesi, bu tanıdıklığın mantıksal olarak yanlış olduğunu bilme ve geçmişi net olarak hatırlayamama unsurlarını içerir. 1983 yılında V. M. Neppe tarafından yapılan tanıma göre dejavu “bel
TR
Nursena Güller

Frontal lob sendromu, beynin frontal lob bölgesinde meydana gelen yapısal veya işlevsel hasarın neden olduğu nörolojik bir durumdur. Sendrom motivsyon kaybı, dürtüsel davranışlar, sosyal uyumsuzluk, bilişsel esneklik kaybı ve duygusak bozulmalarla karakterizedir. Prefrontal korteks, motor ve premotor alanları kapsayan ve bireyin bilişsel, duygusal ve motor işlevlerinin düzenlenmesinde kritik bir rol oynayan frontal lobun işlevlerini yerine getirememesi sonucu çeşitli nöropsikiyatrik ve nörolojik
TR
Hacer Büşra Aslan