
Richard Dedekind (1831–1916), 19. yüzyıl matematiğinin kuramsal dönüşümünde merkezi bir figür olup, analizin aritmetikleşmesi ve modern cebirin yapısal temellerinin inşasında kurucu bir rol üstlenmiştir. Doğal sayıların aksiyomatik tanımı (Dedekind-Peano aksiyomları) ve küme kuramsal yöntemlerin sistematik kullanımıyla matematiği mantıksal bir sistem olarak gören yapısalcı ve mantıkçı metodolojinin öncülüğünü yapmış, bu sayede 20. yüzyıl soyut matematiğinin teorik iskeletini oluşturmuştur. Erken
TRGülbahar Yetiş
SıKöken Sözcük, etimolojik olarak Arapça ṣfr kökünden türetilen ve "hiçlik, boşluk, boş olan" anlamlarına gelen ṣifr (صِفْر) kelimesine dayanmaktadır. Bu isim, Arapçada "boşalmak, boş kalmak" manasını taşıyan ṣafira (صَفِرَ) fiilinin bir türevidir. Kavramın matematik tarihindeki gelişimi, Sanskritçede "boşluk" ve "hiç" anlamına gelen śūnya (शून्य) sözcüğünün Arapçaya yapılan çevirisiyle şekillenmiştir. Arapça üzerinden Avrupa dillerine de taşınan bu terim; İtalyancadaki zero (zefiro), Fransızcadak
TR
Cemile YAKAÇ

David Hilbert, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında yaşamış, geometrinin aksiyomatik temellerinden değişmezler teorisine kadar pek çok alanda çalışmalar yapmış bir Alman matematikçidir. 1900 yılında sunduğu 23 matematiksel problem ile modern matematik araştırmalarının yol haritasını belirlemiş ve Öklid geometrisini 21 aksiyomdan oluşan sağlam bir mantıksal çerçeveye oturtmuştur. Ayrıca, geliştirdiği "Hilbert Uzayı" kavramıyla modern fonksiyonel analiz ve kuantum mekaniği gibi fiziksel kuram
TRGülbahar Yetiş
PiPisagor, çok çok eski zamanlarda (M.Ö. 570 civarı) Sisam adasında doğmuş bir düşünür, matematikçi ve biraz da gizemli bir filozoftu. İnsanlar ona “sayıların babası” diyordu. Çünkü ona göre evrendeki her şeyin temelinde sayılar vardı ama ona göre bu sadece matematik değil, evrenin diliydi. Bir süre sonra Sisam’da huzur bulamayan Pisagor, Güney İtalya’daki Kroton’a taşındı ve orada kendi okulunu kurdu. Bu okul hem bir matematik kulübü, hem bir müzik atölyesi, hem de biraz gizemli bir kardeşlik top
TR
İbrahim Mert Akbaş
Sultan I. Mahmud devrinde daha on iki yaşında iken babasıyla birlikte Rusya ve Avusturya seferlerine (1737-1738) katıldığı bilinmektedir. Zilkade 1173 (Haziran 1760) tarihinde Hacı Ahmed Ağa’nın vekili sıfatıyla başmimarlık görevinde bulundu ve 1174 yılı ortasında (1761 yılı başları) bu göreve asaleten tayin edildi. Arşiv belgelerinde 12 Şâban 1175’te (8 Mart 1762) mimarbaşı olarak tekrar Ahmed Ağa görünmesinden Mehmed Tâhir Ağa’nın bu ilk görevinin kısa sürdüğü anlaşılmaktadır (BA, Cevdet-Saray
TRİslam Ansiklopedisi

Ali Kuşçu, XV. yüzyılda yaşamış ve Osmanlı’da astronomi öğretiminin kurucularından biri olarak kabul edilen seçkin bir bilgin, matematikçi ve gözlemcidir. Semerkant’ta doğduğu, babasının Uluğ Bey’in kuşçubaşısı (doğancıbaşısı) olduğu için “Kuşçu” lakabıyla tanındığı kabul edilir.Genç yaşta dönemin en gelişmiş bilim merkezlerinden biri olan Uluğ Bey Rasathanesi’nde eğitim almıştır. Burada Kadızâde-i Rûmî ve Cemşîd el-Kâşî gibi bilginlerden matematik, astronomi ve geometri dersleri görmüştür. Bu o
TR
Rahşan Kızıltepe
HiKöken Türkçeye; "dik üçgende dik açının karşısındaki kenar" manasını taşıyan Fransızca "hypoténuse" kelimesinden aktarılmıştır. Bu sözcük ise Eski Yunanca kökenli olan ve "alt gergi" anlamına gelen, aynı işlevdeki "ʰypoteínousa (ὑποτείνουσα)" ifadesinden alıntılanmıştır. Bahsi geçen Eski Yunanca kelime, "altına germek" anlamındaki "ʰypoteínō (ὑποτείνω)" fiiline +ousa ekinin getirilmesiyle türetilmiştir. Söz konusu bu fiil; Eski Yunancada "alt" şeklinde tanımlanan "ʰypó (ὑπό)" sözcüğü ile "germek
TR
ZUŞAN ÖNER

Ebû’l-Vefâ el-Bûzcânî, tam adıyla “Ebû’l-Vefâ Muhammed b. Muhammed b. Yahyâ b. İsmâil b. el-Abbâs el-Bûzcânî”dir. 10. yüzyılda yaşamış, İslam dünyasının yetiştirdiği en büyük matematikçi ve astronomlardan biridir. 940 yılında Horasan bölgesindeki Bûzcân kasabasında doğmuş, genç yaşta Bağdat’a giderek dönemin bilim merkezinde çalışmalarını sürdürmüştür. Onun adı, trigonometri ve geometri alanında yaptığı devrim niteliğindeki keşiflerle anılır. “Ebû’l-Vefâ” lakabı, onun ilimdeki yetkinliğini ve cö
TR
Mustafa Cem İnci
HeKöken Kelime, Arapça hnds kökünden türetilen ve "geometri" anlamına gelen handasa(t) (هندسة) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Arapça formun kökeni ise Orta Farsçadaki "ölçü, ölçme" manasındaki handāçag kelimesine dayanmaktadır. Orta Farsça bu sözcük, "ölçmek" eylemini karşılayan handāχtan (veya handāç-) fiiline "+a" ekinin getirilmesiyle oluşturulmuştur. Tarihsel süreçte kelimenin kökeni, bir şeyin miktarını belirleme ve biçimlendirme eylemiyle doğrudan ilişkilidir. Kullanım Alanları Bilimsel Kul
TR
Cemile YAKAÇ

Matematik, insanlık tarihinin en eski ve en önemli bilim dallarından biridir. Günümüzde teknoloji, mühendislik, astronomi, ekonomi ve günlük yaşamın birçok alanında kullanılan matematik; aslında binlerce yıllık bir bilgi birikiminin sonucunda ortaya çıkmıştır. İnsanlar ilk dönemlerden itibaren zamanı ölçmek, ticaret yapmak, vergileri hesaplamak, tarım arazilerini belirlemek ve gökyüzünü incelemek için matematikten yararlanmıştır. Matematik kelimesi, Yunanca “öğrenme” anlamına gelen mathema sözcü
TR
Batuhan Hallaç